01 Nisan 2017 05:02

Sağlık için ne zaman borçlandık?

SES Genel Sekreteri Birsen Seyhan yürürlüğe girmesinin üzerinden 5 yıl geçen Genel Sağlık Sigortası ile ilgili yazdı.

Paylaş

Birsen SEYHAN
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası
Genel Sekreteri

Genel Sağlık Sigortası (GSS) sisteminin can yakıcı maddelerinin yürürlüğe girmesinin üzerinden beş yıl geçti. Sağlığın paralı hale gelmesinin en önemli adımı GSS uygulamasıydı. Toplumsal ihtiyaçların değil kârın esas alındığı; halktan toplanan vergilerle değil sağlık primi, katkı ve katılım payları ile hizmet alanların bedelini ödemesi koşuluna bağlanmış bir sistem. Oysa sağlık, sosyal hizmet ve sosyal güvenlik gibi hizmetlere ulaşmak ve yararlanmak temel insan hakkıdır. Bu hizmetleri “bedel” ödeyene sunmak, hak olmaktan çıkarmak demektir.

Zorunlu GSS 1 Ocak 2012’de o günün ve bugünün iktidarı tarafından “Türkiye’de ikamet eden herkes sağlık güvencesine kavuşacak” diye sunulmuştu. Ancak görüldü ki, vatandaşın sisteme girebilmesi için gelir testinden geçmesi gerekiyordu. Bu testle halk yoksulluğunu ispat etmek zorunda bırakıldı. Aksi halde yüksek miktarlarda prim ödeme zorunluluğu getirildi. Her yıl büyük şirketler için milyarlarca liralık vergi affı getirilirken, yoksulların aldığı düzenli olmayan ve çok küçük miktardaki sosyal yardımlar bile gelir olarak kabul edildi. Gelir testi yaptırmayan kişilere ise en yüksekten prim borcu çıkarılmaya devam edildi.

KUYRUKLAR BİTMEDİ, BİR DE BORÇLANDIK

“Paran kadar sağlık” mantığıyla işleyen bu sistemle çok sayıda insan prim borçlusu durumuna düştü. Gelir testi yaptırmadığı için borcu birikenlerin sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Kanuna göre ancak borçların yeniden yapılandırılması halinde kamu sağlık hizmetlerinden yararlanılmaktadır. Bu yapılandırma işleminin defalarca tekrarlanması bir yandan sistemin bozukluğunu gösterirken asıl olarak da halkın işsizliğini ve yoksulluğunu açık etmektedir. Sonuçta sağlık hizmetlerinde kuyruklar bitmediği gibi katkı payı, sağlık hizmetine ulaşamama, hizmetin niceliği artarken niteliği düşmüş, eşitsizlikler daha da artmıştır.

Tablo ortadayken şimdi iktidar çıkmış “Ayda 53 liraya aile boyu sağlık” diye müjde veriyor! “Devrim gibi karar” deniyor! “Borcu olanların faizleri silinecek, borç azalacak” diyor! Sahi biz ne zaman hakkımız olan sağlık ve emeklilik için borçlandık, bir de faizini biriktirdik?

HASTAYA ZORLUK, ÖZEL HASTANELERE KOLAYLIK

“Sağlıkta Dönüşüm Programı” sağlık hizmeti verenler için de hizmeti alanlar için de tam bir yıkım programı olmuştur. Sağlığa ulaşmanın önünde bir engel de sağlık uygulama tebliğidir (SUT). Sürekli değişen tebliğ maddeleri ile başta kronik hastalar, protez kullananlar, yatağa bağımlı hastalar olmak üzere bir çok mağduriyet yaşanmaktadır. Sosyal güvenlik kurumu, maliyetler nedeniyle pek çok ilacı kapsam dışı bırakmıştır. SUT’lar ile getirilen kısıtlamalar nedeniyle çok sayıda hastanın zorunlu olarak kullanması gereken ilaç ve diğer sağlık ürünleri SGK bütçesinden ödenmemekte ve bu hastalar ölüme terk edilmektedir. Bazı ilaçlar da üretimi ve ithali durmuş olduğundan hiç bulunamamaktadır. 

Vatandaşlarının yaşadığı sorunlara bu denli duyarsız bir sosyal güvenlik kurumu konu işveren ve özel hastanelere geldiğinde son derece kayırmacı bir yol izlemekte, kesilmesi gereken cezaları kesmemekte, borçları kolaylıkla silmektedir. 

EŞEĞİ KAYBETTİRİP BULDURUYORLAR

Referanduma çok yaklaştığımız bugünlerde “SGK’den iyi haber” başlığı ile halkın mağduriyeti üzerinden ‘evet’ oyu devşirilmeye çalışılmaktadır. Sağlık Bakanlığı, SUT’de bazı değişiklik ve fiyat güncellemeleri yaparak 119 kalem malzemenin temininde ve hastalara ödemede kolaylık sağlanacağını açıklamaktadır. Oysa aynı malzemelerin SGK tarafından ödenmemesi uygulaması için SUT’de değişiklik yapan da yine bu iktidar ve bu iktidarın Sağlık Bakanlığıydı. Tam da “eşeğini kaybettirip, buldurma hikayesi”nde olduğu gibi.

Vergi ödüyoruz, zorunlu primimiz kesiliyor. Yetmiyor sürekli artan katkı katılım, muayene, ilaç katılım payı vb. 15-16 kalem cepten ödeme yapıyoruz. Ortez, protez takılınca parası bizden çıkıyor. Son tebliğle sağlanan kolaylık mıdır bu durumda? Halkı düşünüyorlarsa yapacakları tek şey var; sağlığın ücretsiz sunulması ve hiçbir ad altında para alınmaması. İktidara soruyoruz, var mısınız?

ÖNCEKİ HABER

İsveçli vekiller: Erdoğan’la çalışmak giderek zorlaşıyor

SONRAKİ HABER

Gözaltında bulunan Ayşegül Tözeren'in özgürlüğü için mumlar üflendi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa