‘Köklü çözümler istiyoruz’

‘Köklü çözümler istiyoruz’

“Hapisteki Gazetecilere Özgürlük” şiarıyla başlatılan ‘tanıklık günleri’ 13. gününe girdi. Hafta içi her gün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde yapılan eylemde bugün, Özgür Gündem Gazetesi Editörü Ayşe Oyman, Özgür Gündem Gazetesi Yazarı Ceng

Ruken Tuncel / Abdurrahman Döner

Açılış konuşmasını yapan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Ercan İpekçi, iktidarın tutuklu gazeteciler için somut tek bir adım atmadığını aksine durumu zora sokan açıklamalarda bulunduğunu söyledi.

“Bizler özgürlüklerin genişletilmesini istiyoruz” diyen İpekçi, “Göz boyayan geçici çözümler değil, köklü çözümler istiyoruz. Terörle Mücadele Kanunu tamamen kaldırılsın. Basın ve ifade özgürlüğü kavramının içeriği genişletilsin”dedi.

İpekçi, 29 Haziran saat 19.00’da tutuklu gazeteciler için yapılacak büyük yürüyüşe de çağrıda bulundu.

GERÇEKLERİ YAZDIKLARI İÇİN HEDEF SEÇİLDİLER

Ayşe Oyman’a tanıklık eden Özgür Gündem gazetesi editörlerinden Hatice Bozkurt, Oyman’ın özgür basın çalışanı olarak başladığı meslek hayatında ötekilerin ve yok sayılanların sesi olduğunu söyledi.
Roboskî Katliamı’nı, Pozantı Cezaevini, hak ihlallerini, faili meçhulleri özgür basın çalışanlarının duyurduğunu belirten Bozkurt, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gerçekler karanlıkta kalmayacak, bilinciyle harekete ettik ve haberlerimizi de bu doğrultu da yazdık. Bu yüzden arkadaşlarımız hedef seçildi. Gerçekleri gün ışığına çıkardıkları için sistemin gözünde suçlular. Ama özgür basın dün de susmadı bugün de susmayacak.”

Cengiz Kapmaz’a tanıklık eden abisi Erdal Kapmaz, “Kardeşim hiçbir zaman  şiddeti hiç diline almadı. Onun kalemi hep barıştan yanaydı. O dün de gazeteciydi, bugün de gazeteci” şeklinde konuştu.  

KALEMİMİZ HEP YAZACAK

Pervin Yerlikaya’ya tanıklık eden yakını Adem Babir, iddianamedeki delillerin iş amaçlı yapılan faaliyetler olduğunu belirterek “İş için bankayla yapılan telefon görüşmeleri dahi iddianamede suç unsuru olarak gösteriliyor. Şişirme, uydurma delillerle ne yapmak istedikleri ortadır. Bunları yapmasalar bu kadar insanı başka türlü rehin alamazlardı” dedi.

Şahabbettin Demir’e tanıklık eden arkadaşı Feryat Demir de şunları söyledi: “76 şehidi olan bir basın geleneği tutuklamalarla susturulamaz. Kürtleri yıllardır yok sayan zihniyet onların acılarına tanıklık eden gazetecileri tutuklamalarla susturmaya çalışıyor. Bizler onca şehit verdik susmadık, tutuklamalarla da susmayacağız. Kalemimiz hep yazacak.” (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net