20 Haziran 2012 17:21

Yeni cezaevleri çözüm değil

URFA E Tipi Kapalı Cezaevinde kötü koşulları protesto eden 13 tutuklu ve hükümlünün yanarak yaşamını yitirmesinin ardından Adalet Bakanının çözüm olarak “yeni cezaevi” yapımını göstermesine, insan hakları savunucularından sert tepki geldi.TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, çıkan yangın sonucu yaşaml

Yeni cezaevleri çözüm değil
Paylaş
Emine Altınkaya

URFA E Tipi Kapalı Cezaevinde kötü koşulları protesto eden 13 tutuklu ve hükümlünün yanarak yaşamını yitirmesinin ardından Adalet Bakanının çözüm olarak “yeni cezaevi” yapımını göstermesine, insan hakları savunucularından sert tepki geldi.

TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, çıkan yangın sonucu yaşamlarını yitiren mahpuslar için kahrolduklarını belirterek, “Bu kadar mı dondu bu toplum, göz göre göre veriler ortadayken, bu dram yaşanıyor. İnsanlar biraz nefes alabilmek için kendilerini yakıp, bizlerle dumanlaşarak haberleşme zorunluluğu hissediyor. Bu insanlığın bittiği yerdir” değerlendirmesini yaptı.

Meclis Genel Kurulu gündemine bağımsızlığı güvence altına alınmamış, Türkiye İnsan Hakları Kanun Tasarısı’nın iletildiğine dikkat çeken Bakkalcı, “Her şey oyun biçimine dönüştü. Bu kanun tasarısı bütünüyle iktidara bağlıdır. Adalet Bakanı konuya ilişkin araştırılacak diyor. Nasıl kendilerini araştıracaklar, bağımsız bir heyet oluşturularak, şeffaf bir araştırma yapılsın” dedi.

İNFAZ SİSTEMİNDEKİ SIKINTILARDAN KAYNAKLANIYOR

İHD Genel Sekreteri Emrah Şeyhanlıoğlu ise, merkezi heyetlerinin Urfa’ya gidip detaylı araştırma yapacaklarını belirterek, “Urfa şubemizden edindiğimiz bilgiye göre, vantilatör çıkartılması üzerine, yapılan protesto sonucu 13 kişi yaşamını yitirmiştir. Hürriyetleri alıkonulmuş insanların can güvenlikleri devlete aittir. Bu sorumsuzluktur” diye konuştu. Cezaevi idaresinin, Urfa gibi bir yerde haziran ayı içinde insanların normal yaşamlarına kısmen ulaşmak için kullandığı vantilatörlerini neden söktüğünün araştırılması gerektiğine dikkat çeken Şeyhanlıoğlu, şunları söyledi: “Yangın çıktığında ne zaman müdahale edildi, kapılar ne zaman açıldı. Daha önce cezaevi ring aracında da 5 mahpus yaşamını yitirmişti. Buna benzer olaylarda memurlar mahpuslar kaçabilecek diye, gerekli önlemleri almayı ihmal ediyorlar, kapılar geç açılıyor ve ihmaller yaşanıyor” dedi.

Yaşanan yangın sonucu 13 kişinin yaşamını yitirmesinin Türkiye Ceza İnfaz Sistemi’nde sıkıntıların olduğunu ortaya koyduğunu söyleyen Şeyhanlıoğlu, “2012 yılında insanlar cezaevlerinde yanarak can veriyorsa, ciddi anlamda bir sıkıntı vardır. Esas sorun cezaevi koşullarıdır. Biz İHD olarak sürekli bunu gündeme getirdik, açıklamalar ve raporlar yayınladık. Urfa’da ardından Adana ve Antep’te yaşananlar gösteriyor ki ceza infaz sisteminde sıkıntı var” diye konuştu. Şeyhanlıoğlu, soruşturmanın objektif yapılabilmesi için yetkililerin görevden alınması gerektiğine vurgu yaparak, “Sorumluların ihmalleri tespit edildiği takdirde, siyasi sorumlular derhal görevinden istifa etmelidir” diye belirtti.

İNFAZ REJİMİ DEĞİŞMELİ

Türkiye’de cezaevi sorunlarının kronikleştiğine vurgu yapan MAZLUMDER Genel Bakanı Ahmet Faruk Ünsal ise, “Özgürlüklerinden yoksun bırakılmış insanların aşırı kapasiteli cezaevlerinde yaşamaya zorlanması ile insanlara ilave haksızlık yapılıyor. İnfaz rejiminin tekrardan konuşulması gerekmektedir. Politik mahkumların durumlarını konuşmuyorum bile. İnfaz rejimi üzerinde bir iyileştirmeye gidilmese sorun daha da derinleşir” dedi. Sorunun açılacak olan yeni cezaevleriyle çözülemeyeceğine dikkat çeken Ünsal, “Açılacak yeni cezaevleri tek başına çözüm değildir” uyarısında bulundu.

SORUN ZİHNİYET SORUNU

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FİDH) Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Alataş ise, cezaevlerinde yaşanan sorunların yeni olmadığını, Türkiye’nin kanayan bir yarası olduğuna dikkat çekerek, “Sadece güvenlik boyutu ile ne kadar çok insanı cezaevine koyarız, mantığı ile hareket ediyorlar. Urfa’da 13 tutsağın yanarak yaşamını yitirmesi bardağı taşıran son noktaya geldi” dedi. Urfa Cezaevinin ardından, Antep, Adana, Osmaniye, Ceyhan, Karaman cezaevlerinde de benzer olayların yaşanmasına ise Alataş, “Bu kaçınılmaz bir şeydir. Türkiye’deki bütün cezaevlerinin koşulları aynıdır. Artık insanlar için çekilmez hale dönüşmüştür. İnsanlar bu yüzden yanarak ölmeyi göze aldılar” diye konuştu. Suç kavramının, uluslararası hukuka göre şekillenmesi gerektiğine dikkat çeken Alataş, “Daha insancıl hukuk uygulamak gerekiyor. Önüne geleni tutuklayarak, bunu bir siyasi araç olarak kullanarak hukuk uygulanmaz” diye belirtti. (Ankara/DİHA)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Acımız ortak, bu savaşı birlikte durduralım

SONRAKİ HABER

Köylülerin toprak mücadelesi sürüyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...