Odatv’de TÜBİTAK’tan beklenen rapor gelmedi

Odatv’de TÜBİTAK’tan beklenen rapor gelmedi

Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu gazetecilerle, Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın yargılandığı odatv davasında 5 aydır beklenen TÜBİTAK raporu mahkemeye ulaşmadı.İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 12. duruşmasına  tutuklu gazeteciler Soner Yalçın, Barış Pehlivan, Barış Te

Ruken Tuncel

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 12. duruşmasına  tutuklu gazeteciler Soner Yalçın, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Müyesser Uğur ile Hanefi Avcı, Yalçın Küçük ve Ahmet Şık, Nedim Şener’in de aralarında bulunduğu tutuksuz sanıklar katıldı.

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, odatv bilgisayarlarına virüs yoluyla yüklendiği ileri sürülen dijital verilere ilişkin TÜBİTAK’tan istenen raporun hazırlanmadığını belirterek, “Bir kez yazı yazdık, 4-5 kez de telefon ettik. Elimizden geleni yaptık. Yetiştiremediklerini söylediler” dedi. Başkan Ekinci ilk söz hakkını Yalçın Küçük’e vererek, “Yalçın beyle başlayalım. Yalçın beyi özledik” dedi. Küçük de “İstenen raporun TÜBİTAK’tan gelmemesine memnun oldum.  Bilirkişi raporu gelmeden de bizimle ilgili iddiaların doğru olmadığına hükmedebilirsiniz. Biz kimiz? Kimi yargılıyorsunuz? Bunu görmeniz lazım” dedi. Kendisini tanıtmak istediğini ifade ederek, devam etti: “Kabadayı profesör... Bazılarına göre filozof, yazar... Kimine göre sağcı, kimine göre solcu. Cemil Meriç ‘çağımızın Namık Kemal’i’ diyor. Bir davanın gerekçeli kararında benim için ‘Şeytan’ diye yazdılar. Geçenlerde Bekir Coşkun, ‘mahallenin yiğidi’ dedi.  

YENİDEN DİRİLDİM

Küçük savunmasında Taraf Yazarı Yıldıray Oğur’un Balyoz ve Ergenekon davalarını  savunurken odatv davası için “rezil” dediğini dile getirerek, “Bizi rezil eden bir davadan dolayı yargılıyorsunuz... Bana yaklaşanlar iyi olmuyor. Zekeriya Öz’e ‘beni tutuklamaya sevk edeceksin, siz bu görevden alacaklar’ dedim. Alındı. Cihan Kansız, iddianameyi teslim etti. Bana dokundu gitti. Ben çok dürüstüm, bana kötülük yapan herkesin başına bunlar geldi. 100 yıl tutun beni umurumda değil. Görüyorsunuz, ne kadar tutarsanız beni o kadar gençleşiyorum. 100 yıl verebilirsiniz hiçbir şey olmaz. Yeniden dirildim” diye konuştu.

MİT MENSUBU GÖNDERDİLER

Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tahliyesiyle davanın bittiğini öne süren Küçük, Barış Pehlivan’a talimat vermekle suçlandığını belirtti. Küçük, Pehlivan’ın yüzünü nezarette gördüğünü belirterek, “Bir ay daha geç tutuklasalardı beni 3-4 milletvekili daha çıkartırdım. Biliyorlardı beni. Beni bu hükümet tutuklamadı, başkaları tutukladı. İstediğiniz kadar hapse atın, 40 kitap daha yazarım. Hiçbir yere gidemiyorum ya halkımın sevgisinden ya da polislerin takibinden.”

KCK soruşturmasının şüphelisi olan Abdullah Öcalan’ın eski avukatı İrfan Dündar’ın kendisini telefonla aradığını belirterek, şunları söyledi: “Başkanın selamı var. Hatırladın mı beni?’ dedi. ‘Beni arıyorsun Zekeriya Öz’le bağlantı kuruyorsun’ dedim. Görüşmedim. Yazık değil mi benim gibi adama MİT mensubu gönderiyorlar. Zaten KCK kapsamında tutuklanmadı. Basında yer aldı bu.”  

Duruşmaya  Avrupa Parlementosundan iki milletvekili, gazeteciler Orhan Bursalı, Mine Kırıkkanat, Şükran Soner, Ferai Tınç, Ayşenur Arslan, CHP milletvekili İlhan Cihaner de izleyici olarak katıldı.

Duruşma arasında da Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) ve Dışarıdaki Gazeteciler açıklama yaptı. Açıklamaya çok sayıda gazetecinin yanı sıra Uluslararası basın örgütleri temsilcieri ve CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur ile Denizli Milletvekili İlhan Cihaner de katıldı. Dışarıdaki Gazeteciler adına açıklamayı yapan Gazeteci Zafer Arapkirli, “Silahlı örgüt üyeliği” ile suçlanan gazetecilerin iddianamelerinin haberlerden, telefon konuşmalarından ve kitaplardan ibaret olduğunu söyledi.

TÜBİTAK, İŞİ YOKUŞA MI SÜRÜYOR?

TÜBİTAK raporunun aylardır gönderilmemesini de eleştiren Arapkirli konuşmasını şöyle sürdürdü : “Bilimin çatı örgütü mahkemenin defalarca istediği raporu bir türlü göndermiyor. Müdahil avukatların talebiyle Yıldız Teknik Üniversitesi, ODTÜ, Boğaziçi hatta ABD’li bilişim şirketi Dava Devastation bu raporları aylar öncesinden neticelendiriyor. Üstelik tümü de savunma lehinde yazılıyor. Buna rağmen mahkemenin bilirkişi atadığı TÜBİTAK’tan rapor bir türlü çıkmıyor. Hal böyle olunca biz de sormadan edemiyoruz. TÜBİTAK, işi yokuşa mı sürüyor?”

SON GAZETECİ ÇIKANA KADAR...

“Yaşananların faillerinin kim olduğu da bilinen bir komplo olduğu açık seçik kanıtlarıyla ortaya çıkmışken meslektaşlarımız esir tutulmaya devam ediyor” diyen Arapkirli “Her hukuksuzlukta olduğu gibi buna neden bulmakta da zorlanmıyor mahkeme heyeti. En önemli gerekçeleri ‘kaçma şüphesi’ ve ‘delil karatma’ diye açıklıyorlar” dedi.

Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklu yargılanan tüm gazetecilerin cezaevinden çıkması için mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Arapkirli “Dün olduğu gibi bugün de yarında son gazeteci cezaevinden çıkana kadar mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.
(İstanbul/EVRENSEL)


LERUTH: BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ

Avrupa Gazeteciler Federasyonu Başkan Yardımcı Philippe Leruth konuşmasında “Avrupalı gazeteciler olarak Türkiye’de ki gazetecilerin tamamı özgürlüğüne kavuşana kadar sizlerle birlikte mücadele edeceğiz” dedi.

TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi de Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EJF) Genel Kurulu’nun yaptığı yazılı açıklama da başbakanın gazetecilere yönelik kullandığı ‘Türkiye’deki tasmaları çıkardınız Uluslararası tasma taktınız’ sözlerini kınadığını söyledi.

www.evrensel.net