Yasak değil, güvence gerek…

Yasak değil, güvence gerek…

Orta ikiden hemen sonra işe girdim ve başladım çalışmaya. Sanki yalnızca çalışmak zorunda olan ve hiçbir hakkı olmayan birisiydim. Bu nedenler eşimin oldukça iyi niyetli ve sevecen olması beni çok sevindirmişti. Peş peşe iki kızım oldu. Biz doğum kontrollerinin güvenliğinden çok endişe ediyorduk. Modern yöntemlere hiç

Orta ikiden hemen sonra işe girdim ve başladım çalışmaya. Sanki yalnızca çalışmak zorunda olan ve hiçbir hakkı olmayan birisiydim. Bu nedenler eşimin oldukça iyi niyetli ve sevecen olması beni çok sevindirmişti. Peş peşe iki kızım oldu. Biz doğum kontrollerinin güvenliğinden çok endişe ediyorduk. Modern yöntemlere hiç güvenmiyorduk. İğne, hap ve spiral tüylenme, kilo, kanser yapıyor diye oldukça kuvvetli önyargılarımız vardı. Eşim kendi korunmaya karar verdi. Ama ben ha bire gebe kalıyordum. Gebeliklerimin altıncı haftasında tasımı tarağımı toplayıp, en yakın komşularımla kadın doğumcuya gidip kürtaj oluyordum.
Artık çok sık kürtaj olmaya başlamıştım. Her gebelikte ayrı ayrı kliniğe gidiyordum. Bir ara Unkapanı’na da gittim. Mahallenin bütün kadınları oradaydı. Ucuzdu, sorgusuz sualsiz kürtaj olup eve geliyorduk. En sonunda teyzemin kızı bana kızdı, “orada yaptırma” diye.  “Hastalık bulaşacak. Madem eşin seni hamile bırakıyor parasını da adam gibi versin. Bilinen, temiz bir yere git.” dedi. Ben de onun sözünü tutup evime yakın, tanınmış ve pahalı bir hastaneye gitmeye başladım. Yukarıda dedim ya “Bir solukta tam 16 cümle kurabilirim”, diye… 19 yıllık evliliğim boyunca tam 16 kez kürtaj oldum. Eğer güvenli ve sıhhi bir yerde kürtaj olmasaydım çoktan yaşamımı yitirmiştim. Hiç bir koşul altında ben o 16 bebeği doğurmazdım. Yasak bile olsa mutlaka çaresine bakardım. Bu da benim ölümüme sebep olurdu. Kürtajı yasaklayacaklarına modern yöntemler hakkında hakiki bir danışmanlık vermeliler. Her kadın sağlık merkezlerinde bu yöntemlerinden istediğine parasız ulaşabilmeli. Ve en önemlisi de kürtaj hakkı saklı kalmalı. Yoksa kadın ölümleri haddinden fazla artacaktır. Bu da analara ve doğmuş bebelere en büyük kötülüktür. Doğmamışlardan önce doğmuşlara değer versin büyüklerimiz, diyorum. - İstanbul


KÜRTAJ VE DOĞUM ORANLARI

Hamileliğin sona erdirilmesiyle ilgili düzenlemelerin doğum sayısı üzerinde  bir etkisi olmadığı belirlendi; en azından doğum kontrol araçlarına kolay ulaşılabilir olduğu Batılı sanayi ülkelerinde. Doğum oranlarının kürtaj yasaları değil, bunun dışındaki faktörlere bağlı olduğu aşikar.

Romanya’da 1966’da doğum oranlarını yükseltmek amacıyla kesin kürtaj yasağının katı bir şekilde kontrol edilmesi bile Romanya’da doğum oranlarının uzun vadeli artmasını sağlamamıştır.

Polonya 1993’te liberal kürtaj yasasını büyük oranda sınırladı. Doğum oranları bu tarihten sonra artmamış, aksine belirgin bir biçimde düşmüştür. Polonyalı kadınlar kürtaj yaptırmak için yeniden illegal yollara başvuruyor.

Dünya çapındaki hızlı nüfus artışı karşısında kuzey yarımkürede doğum oranlarının arttırılması talebi, daha çok absürd bir talep izlenimi uyandırmakta ve ırkçı bir tat bırakmakta.


EĞRİSİ - DOĞRUSU

“Doğum kontrol hapı tüylenme, kilo, kanser, kısırlık yapar.”

Kontrol hapı kısırlığa ve tüylenmeye neden olmaz. Hapın her gün aynı saatte alınma mecburiyeti yok. Doğum yapmayan kadın da spiral takabilir.

Günümüzde kullanılan düşük dozlu (yani 35 mikrogram ve daha düşük miktarlarda östrojen içeren) doğum kontrol hapların anlamlı bir iştah artışına ve buna bağlı olarak gıda alımının artması sonucu kilo artışına neden olmaları beklenmez.

Kontrol haplarının tüylenme yaptığına ilişkin inanışın aksine, tüylenme tedavisinde doğum kontrol hapları birinci basamak tedavi olarak uzun zamandan beri kullanılıyor.

Hapların kalıcı hormon bozukluğu yaptıklarına dair hiçbir bilimsel veri yoktur ve bu teorik olarak da mümkün değildir. Dikkat edilmesi gereken nokta, kadının doğum kontrol hapını kullanma süresidir. Örnek olarak 30 yaşında hap kullanmaya başlamış bir kadın kullanıma 5 yıl sonra son verdiğinde gebe kalabilirliği azalmış olur. Bu azalmanın nedeni 5 yıl boyunca hap kullanımı değil, gebe kalabilirlikte yaşa bağlı olarak görülen azalma eğilimidir.

Rahimağzı kanseri üzerinde hapların bir etkisi yoktur. Doğum kontrol hapları rahim ve yumurtalık kanserlerine karşı tedavi yöntemi olarak uygulanmaktadır Ayrıca hap kullanan kadınlar yıllık jinekolojik muayenelerini daha az aksattıkları için olası bir kanser oluşumu hemen fark edilerek erken müdahale yapabilme şansı artar.

www.evrensel.net