Tecavüzcüye ‘samimi itiraf’ tahliyesi!

Tecavüzcüye ‘samimi itiraf’ tahliyesi!

Tekirdağ’da 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Ç.S., Ağustos 2010’da kaçırılarak tecavüze uğradı. Gözaltına alınarak tutuklanan zanlı Ramazan D., bir ay sonra, “Evlenme teklifimi kabul etmedi, tecavüz ettim” ifadesini samimi bulan savcı tarafından serbest bırakıldı.Kadın örgütlerinin verilerine gö

Mütha Çetin / Çağdaş Kaplan

Tekirdağ’da 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Ç.S., Ağustos 2010’da kaçırılarak tecavüze uğradı. Gözaltına alınarak tutuklanan zanlı Ramazan D., bir ay sonra, “Evlenme teklifimi kabul etmedi, tecavüz ettim” ifadesini samimi bulan savcı tarafından serbest bırakıldı.

Kadın örgütlerinin verilerine göre, her 10 dakikada bir kadının cinsel saldırıya maruz kaldığı Türkiye’de tecavüzcülerin cezasız kalması mağdurları daha çok mağdur ederken, saldırganları ise koruyor. Tecavüzcülerin, evlenerek cezadan kurtulmasının yasalardan çıkarılmasına karşın, suçu işleyenler bitarafa davalara bakan hâkimler için de söz konusu anlayışın hâlâ devam ettiği görülüyor. Suçluların cezasız bırakılmasına ve yargının zihniyetinin değişmemesi örneklerinden sadece biri de, Tekirdağ’ın bir ilçesinde yaşayan 18 yaşındaki üniversitesi öğrencisi Ç.S. oldu. Mağdur kadının isteği üzerine ilçe ve yer ismi belirtmeyeceğimiz bir tecavüz zanlısını adım adım aklayan yargı skandalı şöyle gelişti: Ç.S., 9 Ağustos 2010’da ilçe merkezinde bir tamirciye bıraktığı bilgisayarını almak için arkadaşı G.D. ile birlikte G.D.’nin ağabeyi Ramazan D.’nin arabasına bindi.

İSTANBUL’A KAÇIRDI, TECAVÜZ ETTİ

Bilgisayarı tamirden aldıktan sonra aracın otobana girmesiyle birlikte Ç.S. ‘’nereye gidiyoruz’’ diye sordu ve “Seni kaçırıyorum. İstanbul’a gidiyoruz” cevabı aldı. Başlangıçta şaka yaptığını sanan genç kadının telefonuna da Ramazan D. tarafından el konuldu. Ramazan D. zorla alıkoyduğu Ç.S.’yi İstanbul’un Arnavutköy İlçesi’nde ablasının yaşadığı eve getirdi ve bir süre sonra ayrı bir odaya götürerek tecavüz etti. Ramazan D. bir süre sonra babasını çağırdı. İki kişi ile birlikte eve gelen Ramazan D.’nin babası C.D., genç kadına “Siz evlenin biz senin okumana engel olmayacağız” teklifinde bulundu.

Ç.S. tecavüzcü ve onun ailesinin elinden, “Beni eve götür, aileme haber vereyim, seninle evleneceğim” diyerek kurtuldu. S.Ç.’nin sözleri üzerine ertesi gün Ramazan D. babası ve yanlarında bulunan 3 akrabasıyla birlikte Ç.S.’yi evine bıraktı. Kaçarak eve giren Ç.S. ailesine yaşadıklarını anlattı ve İlçe Jandarma Karakolu’na giderek tecavüzcü Ramazan D. kız kardeşi G.D., babası C.D. ve ablası N.V.’den şikâyetçi oldu. Şikâyet üzerine 11 Ağustos’ta Ramazan D. ve ailesi gözaltına alındı.

‘SUÇA ORTAK OLAN AİLE SERBEST KALDI’

Genç kadın ise muayene için Çorlu Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan muayene sonucunda “Tecavüze uğradığı, bekâretinin bozulduğu ve vücudunda darp izlerinin bulunduğu tespit edilmiştir” raporu verildi. Jandarma sorgusunun ardından suça ortak olan aile bireyleri serbest bırakılırken. Ramazan D. adliyeye sevk edildi.

EVLENME TEKLİFİNİ KABUL ETMEDİĞİ İÇİN TECAVÜZ ETMİŞ!

Savcılık ifadesinde işlediği suçu kabul eden zanlı, “Annesi benimle evlenmesini istiyordu. Kaçırdım ama onunda gönlü var gibiydi. Bana ‘sen kazmasın seninle işim olmaz’ dediği için sinirlendim ve tecavüz ettim. Evlenmek istiyordum” şeklinde ifade verdi. İlçe Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarılan zanlı. “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan tutuklanarak cezaevinde gönderildi. Bu sırada dosyaya ise suçun niteliği ağır cezalık olduğu için görevsizlik kararı veren mahkeme, dosyayı Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

‘TECAVÜZ ETTİ, İTİRAF ETTİ BİR AY SONRA SERBEST KALDI’

Yaklaşık 7 aydır hâlâ iddianamesi dahi hazır olmayan soruşturma süreci ise mağdur olan S.Ç. için adeta ikinci bir işkenceye dönüştü. Zincirleme skandala imza atan yargı tecavüzcü için bir yardımda daha bulunarak, avukatlarının başvurduğu tahliye talebini kabul etti ve Ramazan D. bir ay sonra serbest bırakıldı. Tecavüzcünün serbest bırakıldığını ise aylardır, yargılamanın başlaması için mücadele yürüten S.Ç.’nin teyzesi T.A. tesadüfen öğrendi. İki il arasında gidip gelen dosyanın akıbetini öğrenmek için savcıya giden teyze T.A.’ya, “Evlenmek için yapmış, suçunu itiraf etti, samimiydi, salıverdik” yanıtı verildi. Yaşadıkları karşısında şok olan teyze T.A., “Savcı bana ‘serbest bırakıldı’ dedi. Nasıl olur da böyle bir suçu işleyen ve suçunu kabul eden birini serbest bırakırsınız diye sordum. Gayet rahat bir şekilde ‘zaten o suçunu kabul ettiği için bıraktık. Suçunu kabul etmeseydi bırakmazdık’ cevabı verdi. Bu nasıl iş ben hala anlamadım. Suçunu kabul eden biri nasıl olur da bu kadar kısa sürede bırakılır” diye anlattı.

ADLİ TIP’TAN İLGİNÇ SORULAR

“O çocuğun psikolojisini kimse düşünmüyor. Üniversiteyi kazandı, gitti. İzini kaybettirmeye çalışıyor. Kimseye güvenemiyor. Yargıya bile” diyerek S.Ç.’nin yaşadığı durumu anlatan T.A.’nın dikkat çektiği bir başka nokta ise Adli Tıp Kurumu’nun tavrı. T.A., “Güya Adli Tıp Kurumu’na tedavi için psikologa gönderdiler. Psikolog, tecavüz travmasını yaşayan kıza, ‘bekâretin bozulduğunda ne hissetin’ diye soruyor. Yeğenim bana ‘teyze ben tecavüze uğrarken ne hissedebilirim, insana böyle manyakça bir soru soruyorlar. Ben bundan sonra psikologa gitmem’ dedi” şeklinde konuştu.

6 ADLİYE DOLAŞTI HALA DAVA AÇILMADI

İtiraf ve raporlara rağmen mahkeme mahkeme dolaşan dosya Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi’nden olay yeri İstanbul olduğu için Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’ne gönderdi. Buradan saldırının gerçekleştiği en yakın yer olan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na, Arnavutköy Cumhuriyet Savcılığı’na ardından ise yeniden soruşturmanın ilk başladığı yer olan İlçe Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İki şehir arasında aylarca dosyayı arayan Ç.S.’nin avukatı Emine Erel ise dosyasının tam 6 adliye dolaştırıldığını ve hala dava açılmadığına dikkat çekti.

‘DEVLETİN BU TÜR SUÇLARDAKİ ZİHNİYETİ BU’

Gelinen noktada şüphelinin serbest bırakıldığını ve hala dava açılmadığını kaydeden Erel, bu durumun ise yargıçların ve savcıların bu tür suçlara nasıl baktığının bir göstergesi olduğunu söyledi. Hakimin söz konusu suçta “evlenme vaadi” olması sebebiyle şüpheliyi serbest bırakmasının ise ayrıca bir skandal olduğunu belirten Erel, “Bu aslında devletin bu tür suçlardaki zihniyetinin bir göstergesi. Aslında bu bakış açısında ki problemdir. Erkek egemen zihniyetin toplumdaki egemenliğini çok ağır bir şekilde ortaya koymuş olmasından kaynaklı bir durum” diye konuştu. Erel, müvekkilinin kimsenin bilmediği bir şehirde tek başına yaşam mücadelesi vererek, okuluna devam ettiğini de sözlerine ekledi. (Tekirdağ/DİHA)

www.evrensel.net