‘Evet’ ile ‘Hayır’, ‘işler kötü’de birleşti

‘Evet’ ile ‘Hayır’, ‘işler kötü’de birleşti

Bursa'da tarihi Kapalı Çarşı esnafına referanduma dair görüşlerini ve çarşının ekonomisini sorduk.

Uğur ÖKDEMİR
Bursa

Ulu Cami’nin yanı başındaki tarihi Kapalı Çarşı, yüzyıllardır Bursa’nın en hareketli yeri. Her gün on binlerce kişinin uğrak yeri olan çarşıya, referandumla ilgili Bursa’nın ne düşündüğünü anlamak için gidiyoruz. Kafaların karışık olduğu çarşıda, ‘evet’ diyecek olan esnafın da ‘hayır’ diyecek esnafın da ortak derdi işlerin iyi olmaması. ‘Hayır’ diyecek esnaf işlerin kötü gitmesinin sorumlusunun hükümet olduğunu söylüyor. ‘Evet’ diyecek olan ise Erdoğan ve AKP’lilerle aynı fikirde: ‘Türkiye üzerinde oyun oynanıyor...’ Rengini belli etmeyenin bahanesi ise; ‘Esnafın siyasetle işi olmaz...’ 

AKP’Lİ AMA HAYIR DİYECEK 

“Abi yıllardır esnafım ama hiç bu kadar kötü bir dönem görmedim.” Bu sözleri daha önce AKP’ye oy veren telefoncu söylüyor. Referandumda ‘hayır’ diyeceğini belirtirken, gerekçelerini ise şöyle sıralıyor: “Bu kadar ölü dönem görmedim. Siftah yapmadan kapadığım günler oluyor neredeyse. İstikrar için verdik oyu ama her geçen gün kötüye gitti. Eskiden buralar sabah 10.00’da hareketlenirdi şimdi öğleden sonra anca hareketleniyor. Bu hareketlilik de ‘kuru kalabalık’ derler ya aynen öyle. Sadece bakıp geçiyorlar. Bütün esnaf için geçerli bu. Tam ‘Müşteri geldi’ diye seviniyorsun bakıyor bakıyor gidiyor. Referandum da ‘hayır’ oyu kullanacağım. Bunda en büyük etken işlerin olmaması benim için. İyi gitsin her şey diye oy verdik ama tam tersi oldu. Her şey birbirine karıştı kim ne yapıyor anlamıyoruz ama olan biz esnafa oluyor.”

ESKİDEN 5 ALAN ŞİMDİ 2 ALIYOR

Havlu çeşitleri satan esnaf ilk olarak bu kadar yetkinin bir kişiye verilmemesi gerektiğini söylüyor. Hemen ardından işlerin kötü gittiğini anlatıyor: “İşler son aylarda çok düştü. Önceden gelen müşteri beş havlu alırken şimdi bir iki tane alıp çıkıyor. İnsanlarda para yok nasıl alsın ki. Asgari ücret ortada, yapılan diğer zamlar da ortada; nasıl alsın? Ülkeyi çok iyi yerlere getireceğiz dediler, şehit sayısı her gün artıyor. Ekonomi kötüye gidiyor, insanlar bir birine düşmanlaşıyor. Bunlar son zamanlarda iyicene arttı biz eskiden böyle değildik.” Neden ‘hayır’ diyeceğini de “Ben her şeyi yapacağım ama kimse benden hesap sormayacak. Bunu istiyorlar, böyle bir şeyi ben kabul etmediğim için ‘hayır’ oyu kullanacağım. Bütün yetkiler bir kişi de toplanırsa istediğini yapacak ülke felakete sürüklense kimse hesap sormayacak. Çocuklarımızın geleceği karartılacak bunun sorumlusu olanlardan hesap soramayacağız var mı böyle bir şey?” sözleriyle özetliyor.

‘EVET’ DERSEK İŞLER DÜZELECEK

Restoranlara döner dağıtan bir esnafla konuşuyoruz. Referandumda ‘evet’ diyeceğini söylüyor. Gerekçesini de, “Biz Tayyipçiyiz. Bu referandumda evet diyeceğim. İstikrarlı ve güçlü bir Türkiye istiyorsak güçlü bir liderin peşinden gitmek gerek” sözleriyle açıklıyor. İşlerin iyi olmadığını söylüyor, ama düzeleceğinden umutlu: “Oynanan oyunları görüyorsunuz bize diz çöktürmek istiyorlar o yüzden ‘evet’ demeliyiz.” Hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın ‘hayır’ diyeceklere yönelttiği suçlamaları sıralıyor: “Terör örgütleri de ‘hayır’ diyor. Boşa bunlar demez. Ülkeyi daha da kötüye götürmek için ‘hayır’ diyorlar. Biz de buna izin vermemek için ‘evet’ diyoruz.” 

‘BAŞKANLIK SİSTEMİNDE HER ŞEY DÜZELECEK’

Nalbur dükkanına giriyoruz. Sahibi ‘evet’ diyecek. Diğer dükkanlarda olduğu gibi burada da işler kötü. Ama dükkanın sahibi başkanlık sisteminin gelmesi halinde her şeyin düzeleceğine inanıyor: “Başkanlık olduğunda her şey düzelecek, ekonomi de düzelecek göreceksiniz” diyor. Gerekçelerini sıralarken az önce ‘evet’ diyeceğini söyleyen esnafla benzer şeyleri söylüyor: “Yabancı ülkeler bizim büyümemizi çekemediği için uğraşıyorlar bizle. Dolar o yüzden bu kadar arttı. Türkiye’nin, Osmanlı’daki gibi olmasını istemiyorlar. O yüzden hep karıştırmak istiyorlar. Tayip Erdoğan bunları görüyor ve mücadele ediyor. Bizim de onun yanında saf tutmamız gerek. Bu ülke bizim, bunu göstermemiz gerek. Koalisyon dönemlerini yaşadık her kafadan bir ses çıkıyor işler yapılamıyordu. Sürekli bir seçim havası oluyordu. Şimdi bu ortadan kalkacak güçlü bir lider olacak. İşler daha hızlı yürüyecek bunun için ‘evet’ diyeceğim ben. Bu kadar baskı altındayken bile o kadar yol, köprü, tünel yapılıyor. Bu sorunlar çözüldüğünde daha da güçleneceğiz.” ‘Evet’ ya da ‘hayır’ konusunda yorum yapmayan esnaf ise ağız birliği yapmış çarşıda: “Biz burada herkese hizmet veriyoruz. O yüzden esnafın siyaset yapması doğru olmaz. Düşüncesi olmasın demiyorum ama açık siyaset yapması doğru değil.”

İŞLERİ GÖRÜP NASIL EVET DİYEYİM

Çarşıdan ayrılıp bir dürümcüye giriyoruz. Sahibi işlerin iyi gitmemesinden şikayetçi: “Baksana abi işlere; eskiden öğle saatlerinde oturamazdık. Şimdi bekle de biri gelsin. Zaten alkollü yerlerin erkenden kapatılması bizim işleri iyice vurdu. Eskiye göre işlerimiz yarı yarıya düştü. Bunları görüp nasıl evet oyu vereyim şimdi ben.” Eşinin de ‘hayır’ diyeceğini söyleyen esnaf anne ve babasının ‘evet’ diyeceğini anlatıyor. Onları ikna etmek için de uğraştığını söylüyor. “Yaşlılar geçmişten beri AKP’ye oy veriyorlar. Şimdi de vazgeçmeyiz diyerek ‘evet’ vereceğini söylüyorlar. Ama çalışmalarım sürüyor.” Anayasa değişikliğiyle ilgili maddeleri hepsini bilmediğini de ekliyor ama ‘hayır’ gerekçesi sadece maddeler değil: “Maddelerin çoğunu bilmiyorum ama yaşamımda gördüklerim yetiyor. Sonrası daha da kötü olmaması için ‘hayır’ demem gerektiğini düşünüyorum. Zaten sürekli oy verin istikrar sürsün dediler verdik daha da kötü oldu istikrarın i’si kalmadı.”

İnteraktif Sayfa: Anayasa değişikliği paketinin madde madde ayrıntılı değerlendirmesi...

www.evrensel.net