22 Şubat 2017 03:38

Onun adı: İNSAN

Mary Shelley’in romanından Nick Dear tarafından uyarlanan Frankenstein, Çolpan İlhan - Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından sahnelendi.

Paylaş

Eylem AYDOĞDU

Mükemmeli arıyorsun, daha iyisini ve daha iyisini... Ama yok! Ne yaparsın? “En mükemmeli ben yaratabilirim ancak” duygusuna kapılır mısın? Tanrı-insan, insan-Tanrı arasında kalır mısın?

Çolpan İlhan- Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından sahnelenen ve Mary Shelley’i romanından Nick Dear tarafından uyarlanan, dünya sinemasının kült filmleri arasında gösterilen Frankenstein, farklılıkları olan insanların toplum tarafından dışlanmasını ve onların topluma tutunma çabalarını ele alıyor.

Yılmaz Gruda, Kerem Alışık, Cansel Elçin, Deniz Uğur gibi usta oyuncuların başrollerini paylaştıkları oyunda, en çok dikkat çeken, tıka basa diyaloglardan ziyade az ve öz anlatımı önde tutarak soruna ışık tutmaya çalışılması oluyor. Frankenstein, oyunun dahisi Victor’un (Cansel Elçin) İngiltere’de tıp fakültesindeyken, hastalıkların her birine çareyi kendisinin bulacağına inanıp, en mükemmel olanı yaratma duygusuyla başlattığı “Mükemmel insan yaratma projesi ile oyun başlıyor. Victor’un yarattığı şeye hayat veren isim ise Kerem Alışık... Şanslı bir DNA’ya sahip olmasının yanısıra sanat dünyasında kendi başarısını çoktan ispatlamış bir oyuncu, ama yine de Frankenstein’deki rolü ile, şimdiye kadar izlettiği Kerem Alışık’ı bir kenara ittirip, gözleri yuvasından çıkartan bir oyunculukla  izleyiciyi buluşturuyor. 

FRANKENSTEİN YARATIĞIN DEĞİL, YARATICININ ADI

Görüntüsünden dolayı toplum tarafından dışlanan, kendini topluma benimsetmeye çalışan, korkan, ürken, çocuklar tarafından bile taşlanan, sadece kör bir yaşlı adamla (Yılmaz Gruda) iletişim kurabilen, yaratıcısı (Cansel Elçin) tarafından terk edilmiş ve bu terk edilişin hesabını soran, sorgulayan biri... Tanrı’sının (Cansel Elçin) günlüğünü okuyarak, onu bulup, terk etmesinin hesabını soruyor, yalnızlığına bir son vermek için bir eş istiyor yaratıcısından. Yaratıcı, yani Frankenstein ise yarattığı şeyin canlandığını, konuştuğunu, hatta bilgilendiğini görünce oldukça şaşırıyor ve yarattığına  eş yapmayı kabul ediyor. Tanrı’sallaşma duygusuyla ikinci kez ölülerin kemik ve organlarından bir eş yapıyor, lakin bu iki yarattığı şeyin insanlığa zarar vermesi olasılığını düşünüp, yalnızlıktan kurtulmak için sabırsızlaşan karakterinin gözü önünde eşini yok ediyor. Ve yaratık o andan sonra acımasızlıkla tanışıyor. Victor’dan (Cansel Elçin)öç almak için düğün gecesi eşi Elizabeth’e (Deniz Uğur) tecavüz edip, onu öldürüyor. Yaratık öldürme duygusundan sonra “İşte şimdi insan oldum!” diyerek, yasa ve yasak tanımayan birine dönüşüyor. O saatten sonra tek amacı yaratıcısı Victor’u peşinden koşturmak oluyor. Victor(Cansel Elçin) karısı Elizabeth’in intikamını almak  için yaratığının peşinden gidiyor. Yalnızlığı devam eden yaratığın içindeki sevilme arzusu hiç eksilmiyor ve yaratıcısının kendisini sevmesini istemeye devam ediyor. Victor, bu sevginin çözüm olasılığını görmezden gelip, “Ben insanım nefretten anlıyorum” diyerek, intikam duygusunu körüklüyor.

GÜRZUMAR, ÖZGÜN BİR FRANKENSTEİN SAHNEYE TAŞIMIŞ

Hem roman hem sinemada varolmuş bir eseri tiyatro sahnesine taşımak ve bunu da bir önceki hallerinden etkilenmeden seyirciyi o geriliminin içine çekebilmeyi başaran yönetmen Şakir Gürzumar, yönetmenin en önemli olduğu merci olan tiyatro sahnesinde oldukça başarılı bir iş çıkarıyor. Zamanında Kral Lear’ın konuşmasını desteklemek için hayal ettiğim rejiyi sahnede izlemek oldukça mutluluk vericiydi. Ne bir eksik, ne bir fazla, ne abartı, ne yalın tam olması gerektiği gibi bir yönetim... Çaresizliklerin gök gürültüsüyle biçimlendirilmesinden, zaman geçişleri, Londra’ya bizi alıp götüren görüntüler, her biri olması gerektiği zamanda varlıklarını hissettirip, izleyiciyi gerilimin mükemmelliğiyle buluşturuyor. Son olarak; müzik- efekt de yaptığı nokta atışları için Cenk Taşkan’ın da Frankenstein’a büyük katkısı olduğunu söylemek gerek.

ÖNCEKİ HABER

Cumhurbaşkanı gerçekten yargılanabilecek mi?

SONRAKİ HABER

Salihli’de domates hasadı başladı: Üretici de tüccar da memnun değil

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa