Kahire’de devrimin istedikleri yönde gitmediğinin farkındalar

Kahire’de devrimin istedikleri yönde gitmediğinin farkındalar

Mısır’da bir “derin devlet” mi var? Giderek daha fazla insan, kapıcısı, esnafı, polis ailesi ve taksi şoförü, “İstikrar Şefik”i (Cumartesi günü eski patronunun ömür boyu hapse mahkum edilmiş olmasına tanık olan Hüsnü Mübarek’in son başbakanını…) desteklediğini ifade ederken ve Kahire sokaklar

Robert Fisk

Mısır’da bir “derin devlet” mi var? Giderek daha fazla insan, kapıcısı, esnafı, polis ailesi ve taksi şoförü, “İstikrar Şefik”i (Cumartesi günü eski patronunun ömür boyu hapse mahkum edilmiş olmasına tanık olan Hüsnü Mübarek’in son başbakanını…) desteklediğini ifade ederken ve Kahire sokaklarında yürürken kendi kendime bu soruyu soruyorum. Ahmet Şefik, istikrarı temsil ettiğini dile getiriyor. Sokaklarda bir güvenlik noktası – ve şimdi 25 Ocak devrimi gençliği onlara neler olduğunu soruyor. Yaptıkları afişlerden bazıları oldukça eğlenceli. Mübarek’in yüzü yerine Şefik’in yüzü – iktidar sahibi Mareşal Tantawi üzerinden - konmuş olanı sarsıcı. Gençler, görünüşte bazen onlarla konuşana kadar mizah anlayışı olan tek Mısırlı kesim sanki. Konuşmaya başladıklarında ise ihanetten söz ediyorlar.
Demokrasi yerine, güvenlik devleti adı altında Hüsnü Mübarek’in hayaleti mi yerleştiriliyor? 16-17 Haziran başkanlık seçimlerinin ikinci turu öncesinde, Tahrir Meydanında protestocuların sorduğu soru bu. Şefik, yarışa, rakibi Müslüman Kardeşlerden Muhammed Mursi’nin Kudüs’ü Mısır’ın başkenti yapma isteğinde olduğu söylemiyle başladı. Bununla, Mursi’nin Hamas bağlantısı ve İsrail’in bir İslam devleti korkusunu deşeliyor. Şefik, Mursi’nin Mekke’yi Mısır’ın başkenti yapmak istediğini söylemiş olsa bile bu kez de bu söylem Suudileri korkutacaktır. Şefik iktidarında Mısır başkenti yine Kahire olacaktır. Bunlar aslında biraz propaganda içerikli söylemler. Fakat nasıl oldu da birdenbire bütün Mısırlılar Mursi’yi tehlikeli biri olarak görmeye başladı? Yoksa hâlâ eski diktatörün sevimsiz rejimi işbaşında mı? Unutmamak gerekir ki onlar geçmişin sahte oy uzmanlarıydı. Orada burada, özellikle Yukarı Mısır’ın köylerinde ufak tefek müdahaleler yapıp Şefik’i iktidara getirilebilirler.
“Demokratik bir seçime sahip olduğumuzu mu düşünüyorsunuz?” diye soruyor bana Kahire’de Al-Watan gazetesinden bir hanımefendi. “Gercekten böyle mi sanıyorsunuz?” Elbette böyle düşünmediğimi biliyor. Sonra oldukça tanınmış bir Mısırlı gazeteciyle sohbet ediyorum. Ard arda sorular soruyor. “Bir ‘derin devlet’ yok mu yani? Güvenlik aygıtları tüm eski ajanlarını kullanarak seçimi bağlayamazlar mı? Ve evet, Mübarek’in aptalca anketlerini idare eden adamların, Mursi’nin çok tehlikeli biri olduğu sözünü koymaması için bir neden var mı? Ve sonra yaptıkları yanına kâr kalan polisler var... Örneğin, şu keskin nişancı. Kahire basınında fotoğrafı çıkan. Göstericileri gözünden vuran ama asla mahkeme önüne çıkarılmayan... Adam öldürmeye teşebbüsten hakkında dava açılan tek bir cani polis yok. Hatta güvenilir bir kaynaktan, polisin birinin, Mübarek rejimi döneminde, Kahireli bir yurttaşa vahşice davrandığı için hüküm giydiğini ve cezasını çektikten sonra görevine yeniden atanıp terfi ettirildiğini duydum. Ve bu polis hâlâ orada. Neden göstericilere kıyasıya dayak atan ve onları öldüren sivil giyimli suçlu “eşkiya”lardan bir teki bile gözaltına alınmıyor?
Sonra ortada açık olan bir durum var. Washington’un kimin iktidarda olmasını istediği durumu. Müslüman Kardeşleri mi istiyor? Elbette hayır. Demokrat biri olduğunu ileri suren Barak Obama kendi başkanlik seçimleri öncesinde Kahire’de Mursi’nin iktidara gelmesini istemiyor.
Bir de hâlâ onurlu bir devrimin peşinde olan Kahire’deki göstericileri düşünün. Mübarek rejiminin usul usul paçayı sıyırdığına inananları...Mübarek’in adamları hakkında açılan yeni bir dava var mi? Elbette yok. Fakat devrimler hep istediğimiz gibi gitmiyor. Geçmiş devrimleri anımsayalım: Fransa’da ve Rusya’daki. Devrimciler yabancı komplolarına karşı güvenlik talep ediyorlar. Sorulması gereken sorular var. Ve Mısırlılar, bazılarının onların hak ettiğini düşündüğü “güvenlik”ten çok, bu soruları sormak istiyorlar.

Çeviren: Hilal Ünlü

www.evrensel.net