Türkiye tutuklu gazeteci ayıbından kurtulmalı

Türkiye tutuklu gazeteci ayıbından kurtulmalı

Tutuklu 102 gazeteci için yapılan  ‘tanıklık günleri’ Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde devam ediyor. Sekizinci ‘tanıklık’ gününde Atılım Gazetesi Yazarı Bayram Namaz, Azadiya Welat Gazetesi Antep Temsilcisi Ferhat Çiftçi, DİHA Editörü Mazlum Özdemir, Vatan Gazetesi Muhabiri &C

Ruken Tuncel / Çağrı Sarı Kahveci

BİZ TANIĞIZ 102 GAZETECİ TUTUKLU

Açılış konuşmasını yapan Gazeteci Nedim Şener, hükümetin son günlerde sıklıkla dile getirdiği yargı güvensizliğine vurgu yaparak şöyle dedi; “Yargıya güven azalmış. Peki ne zamandan beri yargıya güven azalmış. MİT Müsteşarını ifadeye çağırdıklarından beri. Taksit taksit gazetecileri yalnızca mesleğini yaptıkları için özel yetkili mahkemeler eliyle zindanlara gönderirken yargıya güven azalmamıştı. Ama şimdi azalmış. ‘Hapishanede gazeteci yok, terör örgütü üyeliği ile suçlananlar var’ diyenler sayıyı önce 6, sonra 8, şimdi ise 33’e çıkardılar. Bizler tanıklık ediyoruz ki cezaevlerinde 102 gazeteci tutukludur.”

PAKETTE ÇÖZÜM YOK

Üçüncü yargı paketinin tutuklu gazeteciler sorununu çözmediğini ifade eden Şener, paketin basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması açısından da yetersiz olduğunu vurguladı. Şener tasarının, mevcut yasaları koruduğunu, sadece eklenen geçici bir maddeyle şartlı af getirdiğini söyledi. TMK ve TCK’da basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan hükümlerin  bir an evvel değiştirilmesi gerektiğini aktaran Şener, “Türkiye’nin tutuklu gazeteciler ayıbından bir an önce kurtulabilmesi için gerekli yasalar çıkartılmalıdır” dedi.

MSN SOHBETİYLE ÖRGÜT ÜYESİ YAPILDI

Şener konuşmasının ardından Ferhat Çiftçi’ye tanıklık yapan çalışma arkadaşı Ali Kalik “Hükümet yetkilileri dünya gezilerinde Azadiya Welat’ı gösterip Türkiye’de Kürtçe yayın yapan gazete dahi olduğunu dile getiriyorlar. Ama burada gazetecilik yapan arkadaşlarımızı sırf Kürtçe yayın yapan bir gazete çalıştıkları için, Kürtçe haber yaptıkları, Kürt oldukları için örgüt propagandası suçundan tutukluyorlar” diye konuştu. Mazlum Özdemir’e tanıklık eden çalışma arkadaşı Zekeriye Gözüpek, iddianameye vurgu yaparak “Bir muhabir arkadaş Mazlum’a basın kartının tarihinin geçtiğini ve değiştirilmesini istediğini söylüyor. MSN üzerinden yapılan bu sohbete göre Mazlum örgüt üyesi” şeklinde konuştu.

KÜRT VE SOSYALİST BASIN SÜREKLİ HEDEF

Bayram Namaz’a tanıklık eden Atılım Gazetesi Editörü Sıtkı Güngör, Kürt ve sosyalist basının sürekli hedef haline getirildiğini belirterek şöyle konuştu: “Ben, Bayram Namaz’a tanığım. Doğruları yazan, işçi sınıfının ve Kürt halkının sosyalizm ve özgürlük mücadelelerini sahiplenen bir gazetecidir.”

OdaTV davasından tutuklu bulunan Müyesser Yıldız Uğur’un oğlu İlim Uğur da annesine tanıklık yaptı. Annesinin gazeteciliğine çocukluk anılarıyla tanıklık eden İlim Uğur, dün görüşüne gittiği annesinin gönderdiği mesajdan bir bölüm okudu. Müyesser Uğur, mesajında, şu sözlere yer verdi: “AKP bizleri yargılama adına, yüz yılın hesabını görüyor. Gençleri, herkesi korkutarak sindirmeyi amaçlıyor. Başbakanın yargıya güvenmediği bir ülkede, kimse adalet beklemesin.”

Müyesser Uğur’a tanıklık eden Gazeteci Ayşenur Aslan ise “Adalet sarayları önünde saray gazeteciliği yapıyoruz gerçekten. İlerde kimler nasıl hatırlanır bilmeyiz ama mesleklerini yaptığı için yargılanan gazeteciler bunu gurur madalyası olarak taşıyacaklar. Bizler onlara mesleğimiz adına çok şey borçluyuz. Cezaevlerindeki bütün gazetecileri kucaklıyorum” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net