Devlet - şirket - vakıf üniversitesi üçgeni

Devlet - şirket - vakıf üniversitesi üçgeni

Süreç nasıl başladı? Ne tür sıkıntılarınız vardı?Sinem Ekinci – Bahçeşehir Üniversitesi: Eylem internet üzerinden başladı. Buradan devam ettirdik. Bize her sene % 10-12 bin  arası öğrenim ücretlerine zam yapılıyor. Bu zamda enflasyon oranında olduğu söyleniyor. Ama bu enflasyon oranı işçilerin, memurların

Elif Ergin

Sinem Ekinci – Bahçeşehir Üniversitesi: Eylem internet üzerinden başladı. Buradan devam ettirdik. Bize her sene % 10-12 bin  arası öğrenim ücretlerine zam yapılıyor. Bu zamda enflasyon oranında olduğu söyleniyor. Ama bu enflasyon oranı işçilerin, memurların maaşına yansımayıp sadece belli bir alana yansıyınca da artık kaldıramaz bir hale geldik. Okumuzda 4 yıllık bir lisans bölümünün öğrenim ücreti, dil eğitimi olduğu için tüm bölümler 5 yıl aslında, 5 yıl önce bu ücret 17 bin liraydı. Şu anda bu miktar26 bin 700 lira. 27 milyara yaklaştı. Her yıl işte 2 bin 3 bin lira zam yapa yapa aslında bir öğrenci mezun olana dek 10 bin liralık bir zamla karşılaşıyor. Bu durumun altını çizmek istedik ve böyle bir eylem planı gerçekleştirdik.
Öğrenciler sosyal medya aracılığıyla bir araya geldiler. Hatta şöyle de ilginç bir şey oldu; Işık, bu eylemi başlatan arkadaş şu an ortada yok. Biz onun kim olduğunu bilmiyoruz. Sosyal medyada rumuz kullanmış; Bahçeşehirliyiz biz diye. O kişiye ulaşamadık. Ama başlatılan bu tepkiyi devam ettirdik.
Eylemde neler yaşandı, öğrencilerin zamlara karşı tepkisi nasıldı?
Açelya Akgül- Bahçeşehir Üniversitesi: Açıkçası ben pek kulak verdiklerini düşünmüyorum. Vermiş olsalardı, bugün hem bizler hem ailelerimiz zamlarla boğuşuyor olmazdık. İlk eylem sürecine şahit değildim, arkadaşlarımın arasında değildim; daha sonra katıldım ama arkadaşlarımdan aldığım bilgilere göre ilk eylemdeki öğrencilerden 5-6 kişi belirleniyor ve bu arkadaşlar yetkili biriyle görüşmeye çıkıyor. Ve bu görüşmenin sonucunda, zamların geri alınmayacağını, bunların sebepleri olduğu söyleniyor. Bu sebepler de yurt dışından getirilecek olan profesörlere verilecek olan konaklama servis, servis de denize sıfır bir okul olduğumuz için yatlardan bahsediyoruz. Okulun coğrafi konumundan dolayı öğretim üyeleri okula çekiliyor, şoven bir tutumla. Daha doğrusu eğitim aldırtmayı da böyle öğrenciledden para alarak sağlıyorlar. Öğretmenlere Üsküdar Beşiktaş arasında yat ile servis imkanı sağlanacağı söyleniyor. Bunun maddi imkanı da öğrencilerden sağlanıyor. Okumuzda birçok burslu öğrenci var, biz de burslu öğrenciyiz ve bu durumdan etkileniyoruz. Eğitim anlamında benim yararıma dokunmayan bir şeyin ücretini neden ben karşılayayım? Biz burada müşteri olarak görülüyoruz, öğretim üyeleri okula gelsin diye de biz para ödüyoruz. Yönetimin böyle bir mantık geliştirmesi biz öğrencilere ters geldiği için biraz da bu eylemi yapmaya karar verdik.
Sinem Ekinci – Bahçeşehir Üniversitesi: Bizim birkaç sene önce zorla elde ettiğimiz hazırlık kampüsünden beşiktaş kampüsüne arada bir olan ring servisimiz var sadece. Çevre semtlerden gelen arkadaşlarımız için servis hizmetimiz yok. İlk eylem gerçekleşti ve bunun sonucunda bir öğrenci grubu okulun genel sekreteri, okulun sahibi olan ‘iş adamı’ ile bir görüşme gerçekleştirdi. O görüşmede şöyle bir açıklama yapılıyor. Karşısına çıkan o  5-6 öğrenciye bakın ben sizden aldığım paraları şuralarda harcayacağım; otopark yaptıracağım, otoparkın üstüne spor salonu yaptıracağım diye açıklama yapması çok üzücü. Açık açık konuşacak cesareti bulması da çok üzücü.
İstanbulda yapılan araştırmaya göre, Koç, Bilgi ve Bahçeşehir Üniversileri’nde  okuyan öğrencilerin %40’ı burslu öğrencilermiş. Peki üniversite içinde nasıl bir ortam var?
Ezgi Artan- Bahçeşehir Üniversitesi: %40 burslu oranı var, ama burs miktarlarına da bakmak lazım. % 100 burslu kontenjanı çok kısıtlı bir sayı. Bence okulun büyük bir çoğunluğu burssuz öğrencilerden oluşuyor. Bunu zaten arkadaş çevrenizde de ayıt edebiliyorsunuz. Burslu ve burssuz öğrenciler ayırt ediyor kendini. Halk arasında düşünülen özel üniversitede okuyorsun, demek ki cebinde para var algısı çok yanlış bence. Ben de yarı bursluyum. Hiçbirimiz inanılmaz varlıklı ailelerden gelmiyoruz. İyi bir eğitim almak istiyoruz.  
Açelya: Ben hazırlık öğrencisi olduğum için o tayfa ile tanıştım. Gerçekten o uç noktaları yaşayan insanları gördüğüm zaman ilk etapta benim burada ne işim var diye düşündüm. Gerçekten böyle insanlar var mı, bir dizi karakteri gibiler diye düşündüm. Şok olduğum zamanlar oldu, böyle insanlar olamaz diye. Ama tabii genellemek de yanlış, okulun tümü böyle diyemeyiz.
Türkiye’de 172 üniversite var ve bunların 67 si vakıf üniversitesi. Yeni Yök yasasında da şöyle bir üçlü sistemden bahsediliyor: devlet, şirket, vakıf üniversitesi. Üniversitelerin toplumdaki yerini düşündüğümüzde bilim üretmek, insanları yetiştirmek olduğunu söylüyoruz, ama vakıf üniversitelerine baktığımızda şirket ihtiyacına göre eleman yetiştirmek gibi bir algı var. Son dönemde devlet üniversiteleri için de böyle şeyler söylenmeye başladı.
Devlet ve vakıf üniversitelerini karşılaştırdığımızda ne söylersiniz?
Sinem : Bu konuda özel üniversitelere de devlet üniversitelerine de  giden öğrencilerin amacı maaşlı bir iş sahibi olmak. Azınlık bir grup bilim yapacağım, akademisyen olacağım gibi ideallere sahip. Üniversiteye gelenlerin büyük bir çoğunluğu okula gelirken, mezun olduğumda ne iş yapacağım diye düşünüyor. Pek fark olduğunu da sanmıyorum.
Açelya : Özel üniversitelerinin ücreti çok fazla. Ama devlet üniversitelerinin de olması gerektiği gibi olmadığını düşünüyorum. Artık harçlar almış başını gidiyor. Bazı bölümlerde 1,5-2 bin liraya yakın harç ödüyor öğrenciler. Zaten eğitim artık devlette de özelde de şirketleşmiş durumda. Şirketleşmiş bir eğitim tarzının olduğu okullara gelen öğretim üyelerini de anlayamıyorum.
Öğrencilerin ve öğretim üyelerinin bakış açılarını değerlendirdik, peki öğrencilerin toplumsal sorunlara bakış açıları nasıl?
Ezgi : Maddi durumu iyi olan, refahını sağlamış kesim toplumsal duyarlılıktan uzak. Kendi rahatı yerinde olan insanlar başkalarını pek düşünmüyor. Kantin fiyatları ile ilgili bir protesto olduğunda çok kişi duyarsız kalmıştı, şimdi de bir kesim gerçekleştirdiğimiz protestolar için ne gerek var diye düşünüyor. Büyük kesim burssuz ve ailesi tarafından hiç olmazsa bir diploması olsun diye gönderilmiş öğrenciler. Açıkçası diplomayı satın alıyorlar gibi bir durum oluyor. Kimisi babasının şirketinin başına geçecek. Ama etrafta gezmesin ‘haytalık’ yapmasın diye okula yollanmış öğrenciler.
Açelya : Oradan bilgili şekilde çıkmayan öğrenciler de var. Zaten babamın parası var, şirketi var, ben gidip orada çalışacağım deyip, okula zaman geçirmek için gelen, sen arkadaşlarla ‘takılmaya’ geliyorum algısında olanlar var. .
Görünen o ki okul yönetimi zamları geri çekmeyi düşünmüyor, bundan sonra Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileri nasıl bir yol izleyecek?
Ezgi: Birçok öğrenci tepkisini sürdürecektir. Önümüzdeki yıl bir zam daha olacak büyük ihtimal, öğrenciler ilk seferinde sesimizi çıkarmadık böyle oldu deyip, tepkilerini ortaya koyacaklardır.  
Sinem : Okulların tanıtım haftaları olduğu zaman biz de masa açıp, Bahçşehir Üniversitesi’nin ‘gerçek’ lerini tanıtacağız. Kayıt yaptırırsanız başınıza bunlar gelecek diyerek yaşadıklarımızı anlatacağız. Bu da bize müşteri gözüyle bakanlar için tırnak içinde müşteri kaçırmak olacak.
Açelya : Yapacağımız başka bir şey ise diğer vakıf üniversiteleriyle iletişime geçip, toplu bir şekilde taleplerimizi dile getirmek. Yapılan ve yapılacak olan zamlara tepkisiz kalmadığımızı göstereceğiz. Önümüzdeki iki hafta içinde eylemlerimiz devam edecek.   

 

www.evrensel.net