Öğrencileri ihraç edilen hocalarının yanında yer aldı

Öğrencileri ihraç edilen hocalarının yanında yer aldı

Marmara Üniversitesi öğrencileri Haydarpaşa Kampüsü’nde, hocalarının KHK ile görevden alınmasını protesto için açıklama yaptı..

Marmara Üniversitesi öğrencileri, Haydarpaşa Kampüsü’nde, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevden alınan akademisyenlere destek açıklaması yaptı. “Akademiler susturulamaz geri döneceğiz” yazılı pankartın açıldığı açıklamada, “Hocama Dokunma” dövizleri taşınarak, “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek” sloganları atıldı. Açıklamaya çok sayıda öğrencinin yanı sıra akademisyenler, TTB Başkanı Raşit Tükel ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da katıldı.

Bir grup öğrencinin okulun bahçesinde toplanmasının ardından dışarıdan gelen öğrencilere de okul bahçe kapısı açıldı. İlk olarak konuşan anayasa hukuk profesörü Dr. İbrahim Kaboğlu, “Bugün burada bu şekilde bulunmak istemezdik ama bugün bu görüntünün nedeni biz değiliz. Türkiye 15 Temmuz gecesi bir darbe girişimi yaşadı ve  çok şükür 15 Temmuz gecesi darbe girişimi bastırıldı. 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimin nedeni üniversiteler değildir, bilim değildir, anayasa da  değildir” dedi.

'CİDDİ BİR YANLIŞ YAPILMIŞTIR'

15 Temmuz darbe girişimin bastırılmış olması herkes için ferahlatıcı olmuş olduğunu ifade eden Kaboğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ben yılların anayasa hukuk profesörü olarak derslerimde birinci sınıf öğrencilerine dersler gereği darbe sözcüğü çıktığı zaman, ‘Özür  dilerim arkadaşlar diyordum biz darbelerle büyüdük sizin kuşaklar darbe sözcüğünü bile duymamalı.’ Benim görevim darbe sözcüğünü meşrulaştırmamaktır. Biz hepimiz darbeye karşıyız. 15 Temmuz’da darbeye karışmış olsalar da hukuktan yararlanmalılar. Onların hakkında savunduk savunmak zorundayız hukukçu olarak.” 

Kaboğlu son olarak,  OHAL'in konusu, nedeni ve amacı ile hiç bir ilgisi olmayan olaylar yaşanmaya başlandığını ifade ederek, “Burada anayasanın 120’inci maddesi çerçevesinde  ilan edilen OHAL, 121’inci maddesinden hareketle kullanılan KHK söz konusu. Şu anda  bizim bildiğimiz sadece 2 ocak 2017 tarihli Cumhurbaşkanı tarafından toplanan Bakanlar Kurulu var. Bu düzenleme tamamen hukuk dışıdır . Ciddi bir yanlış yapılmıştır. Bizim bütün etkinliklerinin saydam ve açıktır. Öğrencilerimize özgür düşünmeyi eleştirmeyi söyledik. Olaylara konulara çok yönlü bakmayı gösterdik” diye konuştu.

'GERİ DÖNECEĞİZ BİR YERE GİTMİYORUZ'

Kaboğlu’nun ardından söz alan Ceren Akçabay , “Bilimin özgürlüğünün yanında olmaya devam edeceğiz. Bir binanın üzerinde üniversite yazması onu akademi haline getirmiyor. Burası ellerinden hukuksuz bir şekilde alınırken sesini çıkarmayanlar şimdi odalarında gizleniyor. Biz onlara öğrencilerimiz emanet etmiyoruz. Geri döneceğiz bir yere gitmiyoruz” dedi.

“Biz ne ilkiz ne de  son olacağız” diyen Hülya Dinçer ise konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Kamudaki bütün  muhalifleri tasfiyeye yönelik  bir operasyonudur bu. Bizden önce binlerce eğitim emekçisi ihraç edildi. Hukuka aykırı olarak ihraç edildiğimiz bu okulun duvarının arkasına polis eşliğinde girilebildik. Ve okuldaki bir iki meslektaşlarımızdan başka sesini çıkaran olmadı. Utanç duyuyorum. Ama bizim öğrencilerimiz var. Geri döneceğiz.”

'ONLAR YAKINDA GERİ DÖNECEKLER ONLARI BEKLİYORUZ'

Marmara Üniversitesi Ana bilim dalı uzmanı Prof. Dr. Osman Doğru, "İhraç edilmedim ama 2 arkadaşım ihraç edildi. Esra ve Hülya, onlarla gurur duyuyorum, şeref duyuyorum. Onlarla birlikte diğer arkadaşlarımı bekliyorum bu kadar hukuksuz insafsız bir işlem görülmedi.Bu işlemler derhal geri alınmalı üniversiteler çökertilmemeli. Onlar çok yakında geri dönecekler. bekliyoruz" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise şöyle konuştu, "Bugün burada anayasaya aykırı bir şekilde hocalarımız ihraç edildi. Türkiye özgür bir ironidir. Biz vedalaşmayacağız, yeniden buluşacağız"

'BİLİNSİN Kİ GERİ DÖNECEĞİZ'

Üniversitesinde araştırma görevlisi iken ihraç edilen Can Yalçın Armutçuoğlu ise, “Bilgi ihraç edilebilir mi? İmkânsız! Akademi mekana sıkıştırılamaz. Akademi unvanlara indirilemez. Akademi tarihin ispatladığı bu güvercin kasaplarının eline kalmaz. Bilinsin ki biz işimizi mesleğimizi çok sevdik. Bir sıfata paraya sığdırmadık. Bilinsin ki geri döneceğiz” şeklinde konuştu.

'HOCALARIMIZIN YANINDAYIZ'

Öğrenciler adına konuşan Marmara Üniversitesi öğrencisi Mustafa Sarabezi, "Bu kara günde Marmara Üniversitesi öğrencilerini temsil ederken ümitle konuşacağım. Çünkü ben bu hocaların öğrencisiyim. 15 Temmuz sonrasında AKP iktidarının KHK'lar ülkeyi ne şekilde yönettiğini biliyorduk. Bu son KHK da bunun tamamlayıcısı. Kanunsuz hükmünde kararnameler amaçında ne olduğunu biliyoruz. OHAL’le birlikte ülkede neler yapıldığını biliyoruz. Üniversitelerde, sokaklarda ‘hayır’ var bu sesi kısmaya çalışıyorlar. Marmara Üniversitesi öğrencileri olarak hocalarımızın yanındayız" diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)


 

www.evrensel.net