Uludağ Üniversitesi'nde DTCF'ye destek eylemi

Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri akademisyenlerin ihraç edilmesine karşı ve DTCF’ye destek için basın açıklaması yaptı.

Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri KHK ile ihraç edilen akademisyenlere sahip çıkmak ve DTCF Tiyatro bölümünün neredeyse kapatılmasına tepki göstermek için fakülte bahçesinde eylem yaptı.

‘SOLUĞUMUZ BİR SEL KADAR GÜÇLÜDÜR’

Yapılan açıklamada son çıkan KHK ile 330 akademisyenin ihraç edildiği hatırlatılarak;  “Yine o gecelerden bir gece, duyduk ki, 686 sayılı KHK ile yine bir hüküm verilmiş ve gereği de her zamanki gibi sorgusuz sualsiz yerine getirilmişti. Bu KHK ile 330 akademisyen daha üniversitelerinden hiç bir gerekçe gösterilmeksizin ihraç edildi ve bu ihraçlarla görevlerinden alınan akademisyenlerin sayısı 5000’e yaklaştı. Bu akademisyenlerin arasında ülkenin en köklü üniversitelerinde hayatlarını bilginin ve deneyimin aktarılmasına adayan 115 akademisyen, 115 barış isteyen akademisyen de vardı. Erki elinde tutanın kendi dışındaki tüm varoluşları varlığına bir tehdit olarak gördüğü ve suçun tanımını da bu doğrultuda yaptığı mevcut sistemde, bir noktadan sonra akademinin, Ankara Üniversitesi'nin ve DTCF Tiyatro’nun erkin varoluşuna bir tehdit olarak görülmemesi imkansızdı; her daim sorgulayan, eleştiren ve üreten bir akademinin parçası olarak şimdi bizim suskun kalmamızın da imkansız olduğu gibi” denildi. 

'AKADEMİ BİR DÜŞÜNCE BİÇİMİDİR MEKANA İHTİYAÇ DUYMAZ'

DTCF Tiyatro’nun, hiçbir zaman sadece akademik hiyerarşilerden ve dört duvardan ibaret, dünyaya kapalı bir “akademik yapı” olmadığı vurgulanan açıklamada şöyle denildi: “Burada herkes tiyatronun gereklerini yerine getirir; kolektif olarak öğrenir, öğretir ve üretir. Ve burada herkes bilir ki akademi bir düşünme biçimidir, belli bir mekana ihtiyaç duymaz, kendi mekanlarını üretir ve bu nedenle de toprakla, havayla, suyla, insanla yani, yani yaşama dair her ne varsa onunla iç içe ve onunla bir bütündür ki, aksi de mümkün değildir. Bugün bu ihraçları gerçekleştiren erk, DTCF Tiyatro‘dan Beliz Güçbilmez’i, Ceren Özcan’ı, Elif Çongur’u, Selda Öndül’ü, Süreyya Karacabey’i, Şamil Yılmaz’ı ve Tülin Sağlam’ı ihraç ederek, kendi kavrayışından uzak ve şüphesiz ki onun varoluşuna bir tehdit oluşturan bu varoluş biçimini yok edebileceğini sanmaktadır. Oysa ki bizim için her şey açıktır: Sözün kuvvetini, birlikte kurulan hayatın anlamını ve inandıklarımız uğruna mücadele etmeyi öğrendiğimiz mirasımızdan devraldığımız, Direnmenin Estetiği’dir. DTCF Tiyatro dokunduğu her şeye sirayet eden, elden ele taşınan ve çoğaltılan bir düşünme, üretme, eyleme biçimidir ve tam da bu nedenle tüketilemez. Ve işte biz taşıdığımız mirasın ağırlığı omuzlarımızda tam da buradayız ve HAYIR! GİTMİYORUZ! Bu mirasın doğduğu yeri, size TERK ETMİYORUZ! Taş duvarlara hayat veren, o mekanı DTCF Tiyatro yapan ruhu üflemeye devam edeceğiz. Ve biliyoruz, soluğumuz bir sel kadar güçlüdür. Ülkenin dört bir tarafından soluklarını soluğumuza katarak bu ruhu yükselten ve bu varoluş biçimini paylaşan tüm dostlara, akademiye, tiyatro bölümlerine ve oluşumlarına selam olsun!”

'SEVMEYİ VE BİR ARADA OLMAYI ÖĞRETEN HOCALARIMIZI İSTİYORUZ'

Türkiye'nin bütün tiyatro bölümlerindeki öğrenciler olarak; hiç bir kurum ve kuruluşa bağlı olmadan kendi hür iradeleri doğrultusunda ifade özgürlüklerini kullanarak; okullarından uzaklaştırılan ve kendilerini bilginin deneyimin aktarılmasına adayan tüm akademisyenlerin yanında olduklarını belirtmek için açıklama yaptıklarını açıklayan öğrenciler: “Barışın ve sevginin dilini kullanarak bizi eğiten akademisyenlerin okullarımızdan uzaklaştırılması; bilime ve sanata vurulmuş bir baltadır. Bizler derdimizi ve hikâyemizi sanat yoluyla anlatmayı seçmiş insanlar olarak; okul hayatımıza başladığımız ilk günden beri hiçbir şekilde insan ayrımı yapmadan, her şeyden önce sevmeyi ve bir arada olmayı öğreten tüm öğretmenlerimizi geri istiyoruz. Akademisyenlerimizin okullarından uzaklaştırıldığı bu dönemde en büyük hasarı alan okullardan biri olan Dil Tarihi Coğrafya Fakültesi tiyatro bölümünün yalnız olmadığını belirtmek isteriz” dedi. (Bursa/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 13 Şubat 2017 22:27
www.evrensel.net