Erdoğan ‘güvenli bölge’nin inşaatına talip oldu

Erdoğan ‘güvenli bölge’nin inşaatına talip oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahreyn’de ‘4-5 bin kilometrelik alanı güvenli bölge haline getirmek istiyoruz. ABD destek versin biz inşaat yapalım” dedi. 

Körfez ülkelerine yaptığı ziyaret sırasında “ekonomik destek” talebinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bab’tan sonra Minbiç ve Rakka’ya yöneleceklerini savunarak, “4-5 bin kilometrelik alanı güvenli bölge haline getirmek istiyoruz. ABD destek versin biz inşaat yapalım” dedi. 

Körfez ülkelerine ziyareti kapsamında Bahreyn’de bulunan Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, aynı zamanda iç politikaya yönelik mesajlarda içeren açıklamalarda bulundu.

Bahreyn ile ilişkilerinin özel olduğunu vurgulayan Erdoğan, Bahreyn’de savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda destek vereceklerini söyledi. Bölgede yaşanan gelişmeleri de, “artık kuru sözlerle geçiştiremeyeceğimiz bir süreç” olarak nitelendirdi. “Ateş çemberiyle kuşatılan İslam coğrafyası ağır bir imtihandan geçiyor” diyen Erdoğan, “bir birine yabancılaştırılan Müslümanların kendi kendilerini tükettiğini” dile getirdi. 

4-5 BİN KİLOMETRELİK GÜVENLİ ALAN!

Suriye’deki gelişmelere ilişkin de özellikle Rojava ve Kürt oluşumunu bir kez daha gündeme getiren Erdoğan, Bab sonrası Mimbic’e yöneleceklerini bir kez daha yenileyerek, şöyle konuştu: “Suriye ile 911 km sınırımız var. En büyük sınırdaş ülke biziz. İlk tehdit bize. Bu tehditleri yaşadık. Ardından Irak, 350 km sınırımız var. Suriye'deki kriz Avrupa'nın derinliklerine kadar uzanan bir bölgede güvenlik tehditlerine yol açıyor. Buna artık bir son verilmesi gerektiği ortadadır. Önümüzdeki süreçte Suriye'de en önemli husus, ateşkesin güçlendirilerek yeniden başlatılması için gerekli zeminin oluşturulmasıdır. Ateşkesin tesisi için büyük fedakarlıklarda bulunduk. Türkiye tüm platformlarda başlattığı aktif çözüm arayışını sürdürecektir. Fırat Kalkanı ile terör örgütü DEAŞ'ı ve PYD'nin bir bölümünü sınırlarımızdan uzaklaştırdık. Şimdi, El Bab'ı da DEAŞ'tan temizlemek suretiyle, işimize devam edeceğiz. Ondan sonra doğuya yönelerek Münbiç ve Rakka'ya yürürsek, terörden arındırılmış bir bölge yaratarak o bölgeye Arap kardeşlerimiz ve Türkmenler yerleşme imkanı bulacaktır. Hedefimiz burada en az 4-5 bin kilometrekarelik bir alanı güvenli bölge haline getirmektir.”

KÖRFEZ SERMAYESİNDEN DESTEK TALEBİ

Esad’ı “bir milyon insan öldüren katil” olarak tanımlayan ve Körfez sermayesinden mülteciler için destek talep eden Erdoğan, “‘Suriye'de herkes 600 bin falan diyor, Suriye'de bugüne kadar katil Esed 1 milyona yakın insanı öldürmüştür. Uçaklarla, varil bombalarıyla, tanklarla öldürmüştür. Hala da acımasız bir şekilde öldürmeye devam etmektedir. Biz bunlara sabırla bakabilir miyiz? ‘Zulme rıza zulümdür’ diyoruz. Burada bir zulüm var, biz bu zulme sessiz kalamayız. Ya buna elimizle, ya dilimizle, bu da yetmiyorsa kalbimizden müdahale edeceğiz. Ne yazık ki görüyorum ki İslam dünyasında bu hassasiyet yok. Şu an 2 milyon 800 bin mülteci bizde. Çadırlarda, konteyner kentlerde yaşıyorlar 300 bin de Iraklı mülteci Türkiye'de. Çadırlarda, konteyner kentlerde, şehirlerde. Şu ana kadar yaptığımız harcama 25 milyar dolar STK'larla birlikte. Peki, bize AB'nin verdiği söz neydi? Temmuz başında bize 3 milyar Euro ödeyeceklerdi. Geldi mi? Hayır gelmedi. Bize gelen 725 milyon dolar. Şu anda Türkiye olarak biz tabii ki böyle devasa bir bütçeyi karşılamakta zorlanıyoruz” diye konuştu. 

GÜVENLİ BÖLGEYİ VERİN İNŞAAT YAPALIM!

“Az önce ifade ettiğim terörden arındırılmış bölge, uçuşa yasak olmalıdır. Bunu Obama'ya, sonra da Trump'a söyledim. Biz konut inşasında başarılı bir ülkeyiz, biz bu inşaları yaparız ama siz de mali anlamda destek olun dedik” sözleriyle bu konudaki taleplerini de sıralayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Hatta biz bahçeler içerisinde özgür mimari içerisinde konutları yapalım. Mültecileri, bize iltica etmiş olan Suriyeli kardeşlerimizi buralara gönderelim ve onların her şeyi olsun. Evi ve bahçesi olmak üzere bu alanları verelim, oraları eksinler biçsinler. İşte buradan sesleniyorum, diyorum ki, ‘Körfez'e de burada önemli bir iş düşüyor. Hep birlikte bu adımı atalım. Kardeşlerimizin mağduriyetini önleyelim. Orada şehirler kurmuş olmamız hem o kardeşlerimizin kendi topraklarından kopmasını engelleyecek, hem de kendi topraklarına dönmek isteyen kardeşlerimiz kendileri için yapılmış olan bu topraklara erişmiş olacak.”

ABD VE İSRAİL’E ELEŞTİRİ YOK

Erdoğan, ABD’nin Büyükelçiliğini taşımayı düşündüğü Kudüs meselesine de değindi, ancak eleştiri yapmaktan kaçındı. Erdoğan, “Bu tarihi adaletsizlik giderilmediği müddetçe Filistin meselesine adil ve kalıcı bir çözüm bulunması, İslam dünyasının yaşadığı sıkıntıların aşılması mümkün değil. Bu çözümün başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olduğunu unutmayalım. Bu konuyu Trump ile de konuştuk, daha da konuşacağız” diye konuştu. Erdoğan, İsrail ile ilişkilerini düzeltmelerinin de “İsrail’in özür dilemesine ve tazminat ödemesine” bağladı. 

‘ESAD KENDİSİNE GÜVENİYORDU’

Soruları da yanıtlayan Erdoğan, “Esed kendine çok güveniyordu. Kendisiyle iki kere görüştüm. Ramazan’da bir gece kendisini aradım, Beşar iş değil. Vatandaşının üzerine tanklarla gidiyorsun. Yarın Cuma, bu başlangıç olsun. Bu işi bitir. Sağa vurdu, sola vurdu engelleyemiyorum dedi. Bunlar terörist dedi. Ben sizi yakından takip ediyorum, yanlış yapıyorsunuz dedim. Ertesi gün 260 kişiyi öldü. Bu acımasız gidiş, cuma namazında olan insanları şehit etti. Ve bu süreç devam etti. Biz de ilişkilerimizi kestik. Şimdi amacımız diplomasi, siyasi çözüm. Astana bunun önemli adımlarından bir tanesi oldu” diye konuştu. (DİHABER)
 

www.evrensel.net