Soygun var!

Soygun var!

PAÜ’ de yaz okulu soygunu başladı. Finallerin bitmesiyle beraber öğrencileri yeni bir düşünce sardı: yaz okulu harçları. Eskiden kredi başına ücretlendirilen dersler, artık ders saati başına ücretlendiriliyor. Yani 2 kredilik bir ders 3 saat görülüyorsa ücretlendirme 3 saat üzerinden yapılacak. Bu demek oluyor ki da

Özge Akkaya

Gülçin - PAÜ Honaz Meslek Yüksek Okulu İşletme 1.Sınıf    
Birçok okul yaz okulu uygulamasını kullanıyor. Ve bu dönemde harç paraları artıyor. Bu ilişkiyi nasıl görmek lazım? Ne tür sorunlar yaşıyorsun?
Annem çalışmıyor, babam tekstilde işçi. Bende okul harçlıklarımı çıkarabilmek ve aileme katkıda bulunabilmek için bir tekstil firmasında sigortasız, kayıt dışı çalışıyorum. İkinci öğretim olduğum için 8:30 dan 16:00 a kadar çalışıp 17:00’deki dersime yetişmeye çalışıyorum. Hocalarımızdan duyuyoruz ev, araba değiştireceklerini.
Hocalar bir ev-araba hayali kuruyor. Sen böyle hayaller kurabiliyor musun?
Keşke biz de yapabilsek. Hem okuyup hem çalıştığım halde gelecekteki 20 yıl içinde böyle planlar kuramıyorum hayatımda. Yaz okulundaki harçların yüksek olmasından dolayı alttan dersim olmasına rağmen yazın ders alamayacağım. 2 yıllık bir bölüm için saatlik 26 lira harç mı olurmuş? Aslında bu ücretler hocaları da yaz okulu konusunda teşvik ediyor. Zaten bence harç diye bir şeyin olmaması lazım. Eğitim, okul bize devletin sağlaması gereken bir hizmet değil mi? Tıpkı sağlıkta olması gereken gibi.


Gülcan Işık - PAÜ Bilgisayar Mühendisliği 1. Sınıf : Birçok öğrenci harç paralarını denkleştiremediği için okulu bırakıyor. Diğer taraftan bakarsak okullarınızdaki eğitim ne durumda?
Üniversitelerin ticarethane haline gelmesinde ki en büyük adımlardan birinin yaz okulu olduğunu düşünüyorum. Neredeyse birçok üniversitede bütünleme sınavları kaldırılıp yaz okulu uygulamasına geçildi. Bunun öğrencilerin mağduriyetinden faydalanmaktan başka bir şey olduğuna inanmıyorum. Harç paraları öğrencilerin en büyük sorunlarından birisidir. Hatta bu yüzden birçok arkadaşımın okulu bırakmalarına şahit oldum. “Baba beni okula gönder” gibi popülist kampanyalarla çocukların okula gönderilip üniversitede harçlar yüzünden okulu bırakmaları da ülkemizin acı gerçeklerinden biri. Ben mühendislik fakültesi öğrencisiyim. Teoride %100 İngilizce olan bir bölümde okuyorum ama bölüm dersleri dışındaki bütün dersleri Türkçe alıyorum. Normal öğretim olmama rağmen bu yüzden 2 katı harç parası yatırıyorum. Eğitimin İngilizce gösterilip, Türkçe verilmesi ve bunun için 2 katı harç alınması ne kadar haksız karar verin. Harç sorunu sadece benim değil bütün öğrencilerin genel sorunudur. Aile ve öğrencilerin sömürülmesidir. Kimse parası yok diye eğitim hakkından mahrum edilemez. Bu bizlerin öncelikli hakkıdır. Madem “eğitim şart” diyoruz gereği yapılsın o zaman.



HARÇLAR HAYATIMIZI ETKİLİYOR
Kıvanç Erikçi - PAÜ Makine Mühendisliği 4. Sınıf : Makine mühendisliği bölümünde derslerin ve hocaların zor olmasından dolayı yaz okuluna gelmek normal bir şey.  Şimdiden ön kayıtlara bakacak olursak derslere ellişer kişilik kayıt var.  Bu demek oluyor ki milyarlar! Zaten fazla olan harç paraları biz ikinci öğretimler için 2 kat fazla olmakta. Normal öğretimlerle aynı saatlerde, aynı sınıflarda, aynı şartlarda, hatta yan yana oturup ders dinlerken bizler 2 kat harç ödüyoruz.  Normal dönemde bile mazur görülemeyecek bu durum yaz okulunda asla kabul edilemez. Harçların yüksekliği doğal olarak bizleri bir hayli sıkıntıya sokmaktadır. Gördüğümüz üzere dönemde alınan harçlar yetmiyor ki yaz okulunda bir kez daha bu soyguna tanık oluyoruz.


NE OLMUŞTU?
Geçtiğimiz yıl harçlara karşı ülkede binlerce öğrenci alanlara çıkmıştı. Bakanlar Kurulu, 26 Ağustos 2011’deki toplantısında alttan dersi olan üniversite öğrencilerinin fazladan harç ödemesini karar altına almıştı. Karardan habersiz öğrenciler kayıt için üniversiteye geldiklerinde yüksek rakamlı harçlarla karşılaştılar. Bin liradan yüksek harç rakamlarıyla karşılaşan üniversiteliler, “Öğrencileri soymak harcınız değil” sloganıyla sokağa çıktı. Bunun üzerine YÖK başkanı mağduriyet giderilecek açıklaması yapmak zorunda kaldı.
Eski YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan 28 Şubat sürecinde geliştirilen katsayı formülünün kaldırılacağını söylemişti.  Özcan yaptığı açıklamada amaçlarının fırsat eşitliği sağlayarak bir haksızlığı ortadan kaldırmak olduğunu belirtmişti..
Ancak gerek katsayı gerek de yüksek harç ücretleri öğrencileri sokağa dökmüş, sonunda YÖK geri adım atmıştı.

www.evrensel.net