Asgari ücretin üzerinde yükselen krallık: Vestel

Asgari ücretin üzerinde yükselen krallık: Vestel

Hummalı çalışma Vestel’i Türkiye’nin en büyük 11. firması yaparken, işçinin payına asgari ücret düşüyor.

Mustafa HAYTA
Manisa

Manisa denince akla ilk gelen isimlerden biri Zorlu Holding’e bağlı Vestel. Vestel City adı verilen devasa üretim merkezinde 4 bini beyaz yakalı 14 bin civarı kişi çalışıyor. Yan sanayide çalışanlarla birlikte 70 bine yakın işçi gece gündüz Vestel için çalışıyor. Bu hummalı çalışma sonucu Vestel, 5 milyar 249 milyon 344 bin 885 liralık net satışla Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları içinde 11. sırada yer alırken işçinin payına ise asgari ücret düşüyor.

Eski bir işçiyle konuşuyoruz. Fabrikada çalışan işçilerin yarıya yakının kadın olduğunu, 10 bin işçiden bin civarı hariç herkesin asgari ücret aldığını söyledi. Belirlenen ücretlerin her yıl asgari ücretin altında kaldığını anlatan işçi, ücret artışlarının da asgari ücretle sınırlı kaldığını dile getirdi. Bunun üzerine bir de çalışma koşullarının ağırlığı binince fabrikadaki işçi sirkülasyonu da hiç dinmiyor. Bir işçi “Adam 100 lira fazlasını buldu mu gidiyor” diye anlatıyor bu durumu. Öyle ki Vestel artık Manisa merkezden işçi bulamadığı için servislerini İzmir ve Balıkesir’in sınır ilçelerine kadar göndermeye başlamış.

SİRKÜLASYONA KARŞI PRİM SİSTEMİ

Patron bu soruna çözümü ikramiyede bulmuş. Ancak ikramiyeyi almak o kadar kolay değil. Üç ayda bir verilen 3’te 1 oranında, altı ayda bir de üçte iki ücret tutarında verilen primi alabilmek için puanlama sistemini geçmek gerekiyor. İki kez rapor almak 10 puan, üç kez işe gelmemek 15 puan kesinti anlamına geliyor. Disiplin cezası alınmaması, belirlenen üretim miktarını yakalamış olmak da cabası. 100’den kesilerek giden puan 80 puanın altına indiğinde prim de kesiliyor. İşçilerin en fazla para kazanabildiği dönem yaz ayları. Mesailer 08.00-20.00’a çıkıyor ve fazla mesaiyle birlikte işçilerin eline 2000-2300 lira arası para geçiyor. “Keyfi işten atma oluyor mu?” sorusuna işçiler istisnasız “Hayır” yanıtını veriyor işçiler. Ama 6 ay sözleşmeli işe alınması, 6 ay sonra bu işçilerin kadroya alınmayarak kapı dışarı edilmesine işten atma gözüyle bakılmıyor.

BİR GÖZLERİ BURSA’DA

Fabrikada sendikal bir örgütlülük yok. 2000 yılında Türk Metal’in örgütlenme denemesi yaklaşık 400 kişinin kapı önüne konmasıyla son bulmuş. Sendikalara güven olmasa da sendikanın olduğu yerlerde ücret değilse bile hiç değil kömür yardımı gibi sosyal hakların daha iyi olduğunu biliyorlar. Şu an yıllık kömür yardımı olarak 100-120 lira ödendiğini anlatan bir işçi, bu rakamın sendikalı işyerlerinde 1000 liraya kadar çıktığını belirtti. Ancak eskiden yaşanan olumsuz deneyim, “Zorlu izin vermez” korkusu, güvensizlik, sendikaların ilgisizliği, işçilerin örgütlenme bilincinden yoksun olması ve işçileri sendikal örgütlenmeden uzak tutmuş.
Ancak sendika tartışması ne kadar uzaksa  metal direnişinin merkezi olan Bursa bir o kadar yakın işçilere. “Direndiler 3 bin lira aldılar” diyor bir işçi. Bir başkası ise “Bir gözümüz orada” diyor. Yaşanan direnişin ayrıntıları bilinmese de, Vestel işçilerinin nezdinde Bursalı metal işçilerini itibarı sendikaların itibarının üzerinde.

YÖNETİCİLER HAYIR DİYEMEZ

Bu aralar işçiler referandumu da konuşuyor. Eski bir işçi iddialı: “Biz içerinin nabzını tutuyoruz. Yüzde 60 Hayır var.” Ama işçilerle konuştukça tablo tersine dönüyor. Fabrikada ağırlıklı Evet destekçisi var. Evet diyenlerin çoğunluğu iktidarın “istikrar” söylemine destek veriyor. Olası bir kriz ve iş bulamama hali en büyük korku. Evet oyunun fazlalığında fabrika yönetiminin de rolü var. Bütün işçiler “patronlar AKP’li” diyor. Patronlar siyasete bulaşmasa da aşağı indikçe iş değişiyor. Müdürlerin altında çalışıp da “Hayır” diyecek kimsenin bulunamayacağını anlatıyor işçiler. Bir başka işçi ise dışarıdan bakınca karşılaşılan bu tablonun yanıltıcı olabileceğine dikkat çekti: “Örneğin bakıyorsun adam yaşam tarzıyla Hayırcı gibi. Ama konuşuyorsun Evet diyor. Bunun yanında 5 vakit namaz kılan biri ya da başörtülü genç kızlar Hayır diyor. AKP’lilerin çoğunluğu Anayasa değişikliğinin ne getireceğini bilmiyor. Ama yine de Erdoğan’a destek diye Evet diyor. Bilinçliler de var aralarında. Adam anayasayı okumuş ne getireceğini biliyor, bildiği halde Evet diyor.”

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Şubat 2017 13:29
www.evrensel.net