TİP’in 56. yılında ‘Güncel Görev Demokrasi’ buluşması

TİP’in 56. yılında ‘Güncel Görev Demokrasi’ buluşması

Türkiye İşçi Partisi'nin kuruluşunun 56. yılında İzmir'de 'Güncel Görev Demokrasi' paneli gerçekleşti.

Türkiye İşçi Partisi’nin kuruluşunun 56. yılı dolayısıyla, “Güncel Görev Demokrasi” başlığıyla gerçekleştirilen buluşmaya, CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Sosyal Psikolog Melek Göregenli, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, HKTP Genel Başkanı Erkan Baş, EMEP MYK üyesi Levent Tüzel katıldı. 

Fuar Göl Gazinosunda yapılan etkinliği düzenleyen TİP dostları adına konuşma yapan Mustafa Küçük, “Güncel Görev”in demokrasiyi kazanmak bunun temel gereklerinden birinin ise demokrasi mücadelesine en geniş yığınları katabilmek olduğunu belirtti. 
Küçük, “Referandum sonucunda ne olursa olsun ertesi gün daha da büyüyecek görevlerimize daha da sertleşecek mücadelemize birbirimizi anlayarak, güvenerek dayanışarak gitme yolunda bir adım atabilmeyi amaçladık ve mücadele bileşenlerinin ciddi bir bölümüyle biraraya geldik” diye konuştu. 

İlk sözü alan Sosyal Psikolog Melek Göregenli, referandum sürecinde “Hayır” tavrında toplanmanın, kendisini solcu olarak tanımlayan insanların bir gelecek tasavvuruna yeniden inanmaları anlamına geldiğine işaret etti.

Göregenli, konuşmasında Behice Boran ve Muzaffer Şerif’ten hareketle, sosyal bilimlerin ve sosyal bilimcilerin politik sorumluluğuna dikkati çekti.

Melek Göregenli, referandum sürecindeki sosyal psikolojik dinamiklerini de anlattı.

‘TÜRKİYE’NİN İLERİCİ GÜÇLERİ HAYIR BLOK’UNDA TOPLANDI’

HTKP Genel Başkanı Erkan Baş, AKP’nin emek ve halk düşmanı politikalarıyla karşı karşıya olunduğu bir süreçten geçildiğini ifade ederek, “Sadece tek adam değil patronların yeni rejim inşası kurulmak isteniyor. Türkiye’nin ilerici güçleri ‘hayır’cı blokta toplandı. Bu iki aylık süreçte iyi yol kat ettik. Hayır’ın çıkma olasılığı yükseldi. Bu karanlık tabloda bu atmosferi yakaladıysak iyi bir yerdeyiz” dedi. Farklı ‘hayır’ların zenginlik olarak görülmesi gerektiğini belirten Baş, “Hayır’ı iyi örgütlemeliyiz. Bu örgütlenmeyi tek partide değil ortak bir yerde birleştirmeliyiz. Benim ‘hayır’ım senin ‘hayır’ından daha anlamlı demeyerek tüm ülke için hayırlı olmasını sağlamalıyız” şeklinde konuştu.

‘İŞÇİ HAKLARI İÇİN HAYIR DEMELİYİZ’

EMEP MYK üyesi Levent Tüzel de, görevden alınmış bütün akademisyenleri saygı ile anarak, onların yalnız olmadığını ifade etti. ‘Hayır’cılar olarak bir arada olduklarını vurgulayan Tüzel, “Referandum sonrasına dair hazırlıklarımız olmalı. Bu açıdan kafası karışık kesimlere yönelmeyiz. Sınıf ayrımı çok vahim bir şekilde karşımızda. Yasalar önünde kimse eşit olmadı şimdiye kadar. Şimdi tek adam rejiminde başarırlarsa devletin ve yönetiminde yer alan partililerin egemen olduğu bunun dışındaki herkesin eşitsiz düzeni olacak. Onun gibi düşünmeyenleri bu ülkeye kötülük yapar gibi göstermeleri insanları ayrıştırmaya götüren bir düzenleme” dedi. Başta işçiler olmak üzere son yıllarda kiralık işçilik, grev yasakları, örgütlenme alanında yasaklar, kıdem tazminatının kaldırılması, OHAL döneminde meydanlara çıkan Erdoğan’ın işçi haklarına ıvır zıvır diye bakmasının kabul edilebilir olmadığını belirten Tüzel, “İşçi ve sendikal haklara yönelik saldırıların eğer hayır çıkmazsa daha da artacağını anlatmalıyız. Bu çalışmayı bütün ülkede daha geniş kılacaksak öneriler önemlidir. Tüm dostlarımızın bulundukları yerlerde hayır birlikleri ve koordinasyonlarını oluşturmak için çalışması ve organizasyon yapması gereklidir” ifadelerini kullandı.

‘İSLAMCI BİR REJİM KURULMAK İSTENİYOR’

ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş da, TİP’in tarihini anlatarak başladığı konuşmasında, emperyalist kapitalist güçlerin krizlerini savaşlarla aşmaya çalıştığını, bugün de aynı şekilde Ortadoğu’da bir savaşın var olduğunu söyledi. Rejim değişikliğinin yeni başlayan bir süreç olmadığını ifade eden Taş, “Uzun zamandır İslamcı rejim değişikliği yapılıyordu. Anayasa ile İslamcı bir rejim kurulmaya çalışılıyor. Siyasal İslamcı rejimle hesaplaşmamış lazım. Bu hesaplaşmayı yapamazsak ikinci aşamaya geçemeyiz. Referandum bu açıdan çok iyi bir fırsattır. Karşımızda evet hükümeti var ve OHAL döneminde referanduma gidiyoruz. Evet hükümetine ve OHAL’e rağmen biz bu referandumu kazanacağız” dedi. 

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan da, AKP’nin karanlık rejimine karşı dur denilmesi gerektiğini vurgulayarak, ‘hayır’cı olduklarını ifade etti. Kürtlerin vahşice katledildiğini ve yerlerinin yurtlarının yıkıldığını dile getiren Doğan sözlerine şöyle devam etti: “Bu halk sizce evet mi diyecek. Tabi hayır diyecek. Demokratik cumhuriyeti savunan bir arada demokratik mücadeleyi savunan bir partiye bölücü diyor, bu kirli bir siyasettir. Hayırları yükseltelim”.

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, önemli bir dönemeçten geçildiğine dikkat çekerek, “12 Eylül darbesi bilinçli şekilde yapıldı. Kenan Evren elinde kur-an ile ılımlı İslam devlet kurması buraya kadar geldi. Karşımızda gerçekten neoliberal, faşist, ırkçı, gerici bir parti var. Bununla mücadele kolay olmayacak. Bunları mağlup edecek yeni kendimize özgü yöntemler bulmalıyız. 16 Nisan çok kritik bir aşamadır ve o zamana iyi hazırlanmamız gerekiyor. Önümüzde tarihi bir süreç var ve bunu başarabileceğimize yürekten inanıyorum. ‘AKP’ye oy verdim ama böyle bir sistemi kabul etmeyeceğim’ diyen onlarca seçmen var.  Bizlerin de gitmediğimiz, ulaşamadığımız insanlara ulaşmamız gerekli. Bu 63 günlük süreç bizim için önemlidir. Ülkenin geleceği için mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.(İzmir/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Şubat 2017 22:14
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.