Genciz ve güçlüyüz, onlar bundan korkuyorlar

Genciz ve güçlüyüz, onlar bundan korkuyorlar

İktidar, toplumsal muhalefetin her çeşidini baskı altına almaya çalışıyor. Uyguladığı sindirme ve yıldırma politikalarından biz öğrenciler de kendi payımıza düşeni aldık. Düşündüğümüz için sorguladığımız için, etnik ve siyasal kimliklerimiz nedeniyle hedef tahtasına oturtturuluyoruz. Somut gerekç

Gizem Doğan

İktidar, toplumsal muhalefetin her çeşidini baskı altına almaya çalışıyor. Uyguladığı sindirme ve yıldırma politikalarından biz öğrenciler de kendi payımıza düşeni aldık. Düşündüğümüz için sorguladığımız için, etnik ve siyasal kimliklerimiz nedeniyle hedef tahtasına oturtturuluyoruz. Somut gerekçe, deliller gösterilmeksizin, asılsız iddialarla uzun yargılama süreçlerinde ‘hizaya sokulmak’ isteniyoruz. Giderek artan disiplin soruşturmaları, uzaklaştırmalar, gözaltılar bunların bir sonucudur.  Eylemlere katılmak, halay çekmek, puşi takmak, saç kestirmek, bir siyasi partiye üye olmak, parasız eğitim ve YÖK’e hayır demek… İşte bunların hepsi bizler için birer ‘suç delili’.

Bugün yaklaşık 700 arkadaşımız bu sebeplerle cezaevinde. Son günlerde de hükümet TÖK öğrencilerini hedef tahtası seçti. Yaklaşık 90 TÖK üyesi gözaltına alındı. Birçoğu tutuklandı. ‘Sağlıkta özelleştirmeye hayır’ diyerek katıldıkları ‘çok ses tek yürek’ eylemleri gözaltına alınmaları için gerekçe gösterildi. Biz de TÖK üyesi arkadaşlarla tutuklu öğrenciler ve gözaltına alınan arkadaşları hakkında konuştuk. PARASIZ SAĞLIK DEDİĞİMİZ İÇİN

Ayşe Işık -TTB Eskişehir TÖK Eski MYK Üyesi : Sabahın bir vaktinde 90 arkadaşımızı asılsız gerekçelerle gözaltına alıyorlar. TTB’nin düzenlediği ‘çok ses tek yürek’ mitingine katılmak, TÖK MYK üyesi olmak gibi gerekçeler öne sürüyorlar. Ama biz biliyoruz bu arkadaşlarımız ‘parasız sağlık’ için sağlıkta dönüşüm ölüm getirir diyerek mücadele ettiler. Biz onların mücadelesine daha da ses vererek devam ettireceğiz ve onların bu süreçte yanlarında olacağız. Bu göz altılarının zamanlaması da sınav haftasına denk geldi. Eskişehir’den alınan arkadaşımız sınıfta kaldı gözaltı yüzünden. Bundan sonrada Ankara’yla daha çok iletişime geçip, mahkeme tarihi belli olduğunda yanlarında olacağız ve arkadaşlarımızı alıp Eskişehir’e geleceğiz. Mücadelemize kaldığımız yerden daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz.

DOĞRULARI ANLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Candost  Demiröz -TTB Eskişehir TÖK Üyesi: Osmangazi Üniversitesi’nde tıp fakültesinin bir amfisinde 190 kişi ders görüyoruz. Ama TÖK’te  örgütlü olan 5- 6 kişiyiz. Bu 1980 sonrası üstümüzdeki baskılardan, yıldırma politikalarındandır. Şimdiki sistemde bu baskıları daha da sertleştirerek bütün kurumlara saldırıyor. Bu gözaltılara ve tutuklamalara bütün öğrencilerin tepki göstermesi gerekiyor. Biz örgütlü bireyler olarak bunu mücadelesini veriyoruz. Biz üstümüzdeki bu baskılara karşı yılmayacağız ve insanlara ışık tutmaya; onları gerçekleri ve doğruları anlatmaya devam edeceğiz.

SESSİZ KALMAYACAĞIZ

Fidel Yavuzyılmaz -TTB Eskişehir TÖK Üyesi : Hükümetin öğrenciler üzerinde baskı ve sindirme politikası hep vardı. Şimdi hedef tıp öğrencileri. Egemen güçler bizi baskı altına alarak sağlık alanına darbe vurmak istiyor. Sağlık reformu adı altında paralı sağlığa geçiliyor. Biz tıp öğrencileri olarak bedensel sağlığın yanı sıra toplumsal ve siyasal sağlığa da önem veriyoruz. Toplumsal sağlık için mücadele ediyoruz. Okuldaki arkadaşlarımız yaptığımız basın açıklamalarına, söylediklerimize destek olduklarını, doğru bulduklarını söyleseler bile hocalarımız; rektörün, üniversitenin ve YÖK’ün baskılarından çekindikleri için gelemiyorlar. Ama arkadaşlarımızın bir sabah vakti asılız iddialarla gözaltına alınmasına tıp öğrencileri sessiz kalmayacak. Bu baskılara, tutuklamalara karşı daha da sesimizi yükselterek arkadaşlarımızın yanında olacağızü

ANADİLDE SAĞLIK VE BARIŞ İSTEMEK SUÇ OLDU

Aslı Güner-TTB Eskişehir TÖK Üyesi : İddianameler henüz belli olmadığından dolayı arkadaşlarımızın ne ile suçlandıklarını bilemiyoruz ve bu konuda bir açıklamada yapılmıyor. Gizli tanıklar, gizli soruşturmalar... Herhalde bizde "kanıksadık" artık bu durumu. "KCK" operasyonu adı altında 90 arkadaşımız gözaltına alındı, bir çoğu tutuklandı. Bundan önce de 600’ü aşkın öğrenci arkadaşımız komik denecek iddialarla tutuklanmış; akıl almaz cezalara çarptırılmıştı. Fakat biz biliyoruz ki bunlar baskı ve yıldırma politikasıdır. Bizler genciz ve çok güçlüyüz. Aslında onlar korkuyor bundan. Sağlık alanında da istedikleri gibi at koşturabilmek adına yapıyorlar bunu. Tutuklama gerekçesi olarak da gösterilen 2011’de TTB'nin düzenlediği "çok ses, tek yürek" eyleminde de olduğu gibi sağlıkta yıkım projelerine karşı çıkıyoruz. Nitelikli tıp eğitimi diyoruz. Anadilde sağlık hizmeti diyoruz. Şiddetin her türlüsüne karşı çıkıyoruz. Ve en önemlisi barış istiyoruz. İşte budur tutuklanmalardaki esas sebepler. Bundan sonra süreç nasıl ilerleyecek bilemiyoruz ve gözaltındaki arkadaşlarımızın akıbetini bilemiyoruz. Fakat bir basın açıklamamız vardı refleks olarak ortaya koyduğumuz. Bundan sonra da bu tutuklamalara karşı tepkilerimiz devam edecektir.


NE OLMUŞTU? Tıp öğrencileri ve doktorlara yönelik geçtiğimiz günlerde 7 ilde eşzamanlı olarak düzenlenen operasyon sonucunda gözaltına alınan 46 tıp öğrencisi ve doktordan 13 kişi tutuklanırken, 33 kişi serbest bırakılmıştı. Ankara merkezli "KCK" adı altında 7 ilde yapılan operasyonda gözaltına alınan 46 tıp öğrencisi ve doktorun işlemleri sabahın erken saatlerine kadar sürmüştü. Savcılık sorgusunun ardından tutuklanma istemiyle Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği'ne sevk edilen 33 öğrencinin hakimlik işlemleri tamamlanmış; hakimlik işlemlerinin ardından 20 öğrenci serbest bırakılırken, Tuncay Gökçen, Ahmet Demirer, Birhat Şimşek, Mehmet Aydın, Mehmet Budak, Mustafa Akın, Özgür Mert Bakan, Fatih Sultan Altın, Recep Kar, Zülküf Akelma, Perişan Akan, Mustafa Karakut, Ahmet Karer ise, "örgüt üyesi olmak" iddiası ile tutuklanmıştı.

www.evrensel.net