Türk-İş: Varlık fonu yeni özelleştirme olmasın

Türk-İş: Varlık fonu yeni özelleştirme olmasın

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, devlet şirketlerinin Varlık Fonu’na devredilmesini eleştirdi.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, birçok şirketin Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Varlık Fonu’na devredilmesiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada; “yeni özelleştirme” olmaması gerektiğini söyledi.

Atalay yazılı olarak yaptığı açıklamada, Türkiye Varlık Fonunun kurulmasıyla kalkınmanın lokomotifi olan reel sektör yatırımlarına, ekonomide sürdürülebilir büyüme oranlarının yakalanması ve ekonomik istikrarın sağlanmasının amaçlandığını ileri sürdü.

İşçiler açısından büyüme oranına gelecek on yıl içinde yıllık yüzde 1,5 oranında ilave artış sağlanması ve yapılacak yatırımlarla yaklaşık yüz binlerce kişilik ek istihdam vaatlerinin dikkat çekici olduğunu ifade eden Atalay, bu hedeflerin yatırımlar yoluyla istihdamın artması ve ekonomik büyüme sağlanarak refahın yaygınlaşması açısından önemli ve kabul edilebilir olduğunu savundu.

Ancak Türkiye’de gerçekleştirilen ekonomik büyümenin sağlıklı kaynaklara dayanmadığına dikkat çeken Atalay, yatırımların yetersiz ve sektörler itibariyle dağılımının da dengesiz olduğunu dile getirdi. Ekonomik büyümenin daha çok dış kaynaklarla, para ve maliye politikalarının etkisiyle iç talep canlandırılarak sağlanabildiğini belirten Atalay, ekonomik büyümesini istikrarlı sürdürmek durumunda olan Türkiye’de Varlık Fonu oluşturulmasının bu açıdan önemli olduğunu öne sürdü.

GELİR DAĞILIMI İYİLEŞTİRİLMELİ

Ülke ekonomisinde bir dönüşümün gerçekleştirilmesi ve yeniden büyüme sürecinin sağlanması için, öncelikle sanayileşme ve reel üretim artışlarına dayalı bir program çerçevesinde bu uygulamanın yapılması gerektiğini ifade eden Atalay, “Büyümesini hızlandırmayı ve kişi başına gelir seviyesini artırmayı kendisine hedef olarak belirleyen Türkiye, bunu gelir dağılımını iyileştirerek gerçekleştirmek durumunda olmalıdır. Bunun yolu, geçmiş dönemde de uygulandığı üzere, kamu iktisadi kuruluşların özelleştirilmesi ve yabancılara satılması olmamalıdır. Bakanlar Kurulu kararıyla; BOTAŞ, TPAO, ETİ Maden, ÇAYKUR, PTT, TÜRKSAT, Ziraat Bankası ile Halkbank ve Borsa İstanbul gibi kamu sermayeli şirketler, banka ve finans kuruluşları, özelleştirme programında bulunan bazı şirketler Türkiye Varlık Fonu’na devredilmiştir. Burada çalışanların statüsünün ne olacağı sözlü taahhütlerle değil yazılı olarak netleştirilmeli, istihdam güvencelerinin korunacağı belirtilmelidir. Bunun için gerekli düzenlemeler vakit kaybedilmeden yapılmalıdır” dedi.

DAR GELİRLİ KORUNMALI

Türkiye’de ulusal tasarruf oranının yükseltilmesi için çaba gösterilmesinin olumlu olduğunu, ancak bu yaklaşımın yeni bir özelleştirme uygulamasına dönüşmemesi gerektiğini belirten Atalay, ekonomik büyümenin ‘kim için ve nasıl’ olduğunun önemli olduğunu söyledi. Tasarrufun toplumun hangi kesimi tarafından yapılacağına dikkat çeken Atalay, milletin tasarruflarıyla oluşturulan ve sınırlı sayıda kalan kamu şirketlerinin elden çıkarılmasına yola açacak politikalardan özenle kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Ekonomik, sosyal, mali politika uygulamalarında, iktisaden dar ve sabit gelirli kesimlerin korunmasına öncelik verilmesini isteyen Atalay, “Türkiye Varlık Fonu uygulamasıyla ilgili olarak kamuoyunda oluşan tereddüt ve görüşler ile endişeler en kısa zamanda giderilmelidir” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.