Bir yıl önce istifa etti KHK ile ihraç edildi

Bir yıl önce istifa etti KHK ile ihraç edildi

Barış bildirisine imza attıktan sonra gördüğü baskılar nedeniyle istifa eden Yrd. Doç. Eda Erdener, 686 sayılı KHK ile ihraç edildi.

Beyar ÖZALP
İstanbul

Geçtiğimiz hafta yayımlanan 686 KHK ile 330 akademisyen ihraç edildi. İhraç edilen akademisyenler arasında daha önce üniversitelerindeki görevlerinden istifa eden barış imzacısı akademisyenlerin de olması dikkat çekti. Barış bildirisine imza attıktan sonra görev yaptığı Bingöl Üniversitesinde mobbing ve baskılar karşısında  akademik çalışmalarını yürütemez duruma gelen ve geçtiğimiz yıl mart ayında istifa eden Yardımcı Doçent Eda Erdener de KHK ile ihraç edildi. Şu an risk altındaki akademisyenleri kurtarma fonuyla ABD’nin California eyaletinde akademik çalışmalarına devam eden Erdener, üniversitedeki görevinden istifa etme sürecini, KHK’leri ve son dönemde yaşananları gazetemize değerlendirdi.

‘BİR DAHA ÇALIŞAMAYALIM DİYE YAPILIYOR’

Bir yıl önce istifa etmesine rağmen KHK ile ihraç edilmesinin birkaç sebepten kaynaklanabileceğini düşünen Erdener barış akademisyenlerinin ilk olarak ‘Terör örgütü propagandası’ ile suçlandıklarını hatırlattı. Erdener, akademisyenlerin şimdi ise ‘FETÖ’ üyesi olmaktan’ ihraç edildiği söyledi. Ceza hukukunun en ilkel amacı olan kısas ve intikam olduğunu ifade eden Erdener, “Sicilinizi kirletmek suretiyle bir daha Türkiye’de olası akademik faaliyetlere katılımınızı ve pozisyon sahibi olmanızı engellemek istiyorlar. Böylece eğitim sisteminin yeniden inşasında, muhalif seslerin hiçbirine yer verilmemiş olacak” dedi.

‘ÖFKEYLE CEZALANDIRMA BEKLEMİYORDUM’

İmzacı olurken, üniversite ve savcılık seviyesinde soruşturmaları beklediğini söyleyen Erdener “Çünkü barış imzacısı olmakla amacımız, Türkiye’nin Kürt coğrafyasında askeri operasyonlar esnasında yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekmekti ve bu soruşturmaların yürütülüş biçimi ve verdiğimiz cevaplar, bu sese bir ses daha eklemek olacaktı. Bu soruşturmalar sonucunda hukukun üstünlüğüne güvendiğimden, kendimizi ifade edebilmiş olacak ve ülkenin aydınları olarak neden bu desteği verdiğimizin haklılığını kamuoyuna da göstermiş olacaktık” dedi.  Erdener, barış bildirisinin büyük çapta akademik hak ihlallerine mal olacağını ve bu denli bir cezalandırma arzusuyla karşılaşacaklarını öngöremediğini söyledi.

Bingöl Üniversitesi Psikoloji Bölümünde görev yaparken tek imzacı akademisyen ve akademik düzeydeki tek Eğitim Sen üyesi olduğunu söyleyen Erdener, barış bildirisine imza atmasının ardından  yerel medya tarafından resimleri yayımlanarak hedef gösterildiğini anlattı. Baskının sadece yerel medya tarafından yapılmadığını ifade eden Erdener, üniversitenin soruşturmalarla kendisine baskı kurmaya çalıştığını, bunun yanı sıra sosyal medya hesapları üzerinden aşağılayıcı ve tehdit mesajları aldığını söyledi.

‘AMAÇ MUHALİF VE ÇATLAK SESLERİ SUSTURMAK’

KHK’lerin amacının muhalif sesleri kısmak olduğunu söyleyen Erdener, “Henüz memur olmamış olanları dahi ihraç listesine koymuşlar. Bunun anlamı ellerinde halihazır bir muhalif liste var ve bu kadrolara yerleştirmek istedikleri başkaları var” dedi. Akademide yeni açılan kadrolarda şu anda tek seçim kriterinin disiplin cezası almamış olmak olduğunu belirten Erdener “Kalifiye olmayan insanlar gelecek ve bu kadroların yerine alınacak . Zamanında ‘FETÖ’ mensupları bu kadrolara nasıl yerleşti diye bizim onlara sormamız gerekirken, tüm muhalifleri temizlemek için bir ülkenin eğitim sistemi feda ediliyor” diye konuştu.

ÜÇÜNCÜ YOLU ARIYORUZ

Türkiye’de artan baskılara tepki gösteren Erdener “Bu şekilde fikir ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kuruluş ilkelerine ve demokratik toplumlara aykırıdır, bu tutum bir korku imparatorluğu yaratır ve diktatörlükten farkı yoktur. Hükümetler, yöneticiler ve onların eylemleri eleştirilebilir, eleştiride bulunmak vatan hainliği demek değildir” dedi.

'AMERİKALILAR OLANLARI ANLAMAYA ÇALIŞIYOR'

ABD’de, Türkiye’de risk altında olan akademisyenlere yaratılan burslarla çalışmalarına devam ettiğini söyleyen Erdener, ABD’de akademisyenlerin, Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti. California eyaletindeki akademik camianın çok duyarlı olduğunu söyleyen Erdener “Hayret ettiğim şey buradaki akademik camianın, Türkiye’deki KHK’leri ve akademik ihlalleri benden bile önce öğreniyor ve tarafıma bildiriyor oluşları” dedi.

Önceki gün akademisyenlerin çağrısıyla Ankara Üniversitesi Cebeci kampüsünde yapılmak istenen 'Büyük Buluşma'ya yönelik polis saldısırını da değerlendiren Erdener, "Cuma günü ihraçları protesto etmek amacıyla yaptıkları barışçıl gösteride bir araya gelen Ankara üniversitesi Mülkiye’den hocalarımız, ayaklar altında çiğnendi, yerlerde sürüklendi, öldüresiye dövüldüler. 1980 cuntasında bile emsaline rastlanmayan türde sahnelerle, ülkenin aydınlarına ve akademisine karşı yapılan bu saldırı kabul edilemez. Ülkenin akademisyenlerini ve dahi emektar profesörlerini, 20'li yaşlardaki eğitimlerinin ne olduğu belirsiz polislere dövdürtmek, fiziksel şiddetten öte, insanlık onurunu aşağılamaya yönelik bir eylemdir. Bu görüntüler, tüm halka korunmasız olduğu, her türlü muhalif sesin en ağır şiddetle cezalandırılacağı ve  hiçbir grubun bu şiddetten muaf olmayacağı mesajını vermektedir.  Korku kültürünü yaygınlaştırarak halka 'ülkenin profesörlerine bu yapılabiliyorsa, size neler yapılabileceğini varın siz düşünün' demektir" ifadeleriyle yaşananlara tepki dösterdi.

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Şubat 2017 13:54
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.