Gerçek failler ceza  almazsa adalet  duygusu tatmin olamaz

Gerçek failler ceza almazsa adalet duygusu tatmin olamaz

Avukat Tugay Bek, 10 Ekim Ankara Katliamı davası ikinci duruşmasına dair izlenimlerini yazdı.

Ülkemizde yaşanmış en büyük terör eylemi olarak tarihe geçen 10 Ekim Ankara Katliamı davası ikinci duruşması 6-10 Şubat tarihleri arasında gerçekleşti. 

Yargılamada ilk gün, sanıklar Abdülmubtalip Demir ve Talha Güneş ile tutuksuz sanık Esin Altıntuğ’un (Durgun) sorgusu yapıldı. Sanıklar benzer dosyalardaki tüm cihatçı teröristlerin yaptığı gibi “İnsan ürünü olan mevcut adalet sistemine güvenmediklerini Allah’ın adaletine inandıklarını” söyleyerek söze başladılar. Çapraz sorgu esnasında ortak bir tavır sergileyen sanıklar; katledilmesi, ortadan kaldırılmasını istedikleri ile aynı sınıftan gördükleri, düşman belledikleri müşteki vekili avukatların hiçbir sorusuna cevap vermedi. Hükümet, ya da devletten ziyade öteki ve muhalif olanları terör eylemlerinin hedefine koyan IŞİD’in bu tutumu ile paralel olarak sanıklar, yargılama sırasında da mahkeme heyetinin ve cumhuriyet savcısının sorularına yanıt verirken, avukatlar karşısında susmayı tercih ettiler.

ÇARŞAFI ÇIKARMAK KURTARMADI

10 Ekim patlamasını organize eden, canlı bombaları Ankara’ya taşıyan ve sonrasında Gaziantep’te gerçekleşen polis operasyonunda kendini havaya uçuran (Ya da ortadan kaldırılan) Halil İbrahim Durgun’un eşi Esin Altıntuğ, mahkemeyi yanıltmak, IŞİD terör örgütü ile ilgisi olmadığı intibaı vermek için duruşmaya çarşafını, başörtüsünü çıkararak, makyajlı bir şekilde geldi. Katliamdan önceki eylem planından ve eşi Halil İbrahim Durgun’un faaliyetlerinden haberdar olduğu, örgüt faaliyetinin içinde olduğu ve sonrasında Suriye’ye kaçmaya çalıştığı yönünde aleyhine pek çok delil olan Esin Altıntuğ’u bu makyaj hilesi dahi tutuklanmaktan kurtaramadı. Dava dosyasındaki deliller itibari ile duruşmada tutuklanan Esin Altıntuğ ile benzer bir pozisyonu paylaşan, çağrılmasına rağmen duruşmaya gelmeyen bir diğer IŞİD militanı Hatice Akaltın hakkında mahkemenin çıkarttığı yakalama kararı henüz infaz edilemedi.

BARIŞ İDEALLERİ DURUŞMA SALONUNDA YANKILANDI

Yargılamanın ikinci gününden itibaren ise patlamada anne, baba, kardeş ve çocuklarını kaybedenlerin ve yaralananların beyanları alındı.  Patlamada yaşamını yitiren 101 kişinin barış idealleri, geride kalanlar tarafından son derece duygu yüklü konuşmalarla dile getirildi. Söz alan herkes kaybettiklerine olan özlemlerini ve en özel anılarını duruşmada ifade etmeye çalıştılar. Katliamdan 16 ay sonra söz alan acılı aileler, 10 Ekim’den sonra artık hiçbir şekilde eskisi gibi olamayacaklarını, kaybettikleriyle birlikte nasıl hayatlarından bir parçanın, hayallerinin, umutlarının kendilerinden sökülüp alındığını anlatmaya çalıştılar. Duruşmadaki tüm aileler kaybettikleri çocuklarına, eşlerine, kardeşlerine, yoldaşlarına karşı bir borçları olarak görüyorlardı bu ülkeye barışı ve özgürlüğü getirmeyi.  

ASIL SORUMLU DEVLET VE SİYASAL İKTİDARDIR

O gün alanda Katliam’a tanık olanlar,  daha önceki Ankara mitinglerinden farklı olarak,  polisin ortada görünmediğini, hiçbir güvenlik tedbiri alınmaksızın alana alındıklarını, bu durumdan kuşkulanmış olmalarına rağmen yine de sadece barış isteyenlere yönelik böylesi saldırıya ihtimal vermediklerini ifade ettiler. Yine Katliam’ın tanıkları ve mağdurları, canlı bomba saldırısı sonrası polislerin alana gaz bombası attığını, yaralılara yardım edenlere coplarla saldırdıklarını, cesetlerin üzerinden araçlarla geçildiğini, ambulansların alana girişinin engellenmesi nedeniyle pek çok yaralının yaşamını yitirdiğini ayrıca, cenazelerini defnederken, hastanede tedavi olurken devletin kötü muamelesi ve saldırısı ile karşı karşıya geldiklerini anlattılar. 

Katliam’dan yaralı kurtulan, yakınlarını kaybeden, can evinden vurulan müştekiler, sanık olarak önlerine atılan bir grup caninin bu katliamda ancak bir piyon olabileceğini, “400 vekili verin bu iş bitsin”, “Biz gidersek beyaz Toroslar gelir”, “Bombalar sonrası oyumuz arttı” diyen siyasal iktidarın katliamdan sorumlu  olduğuna vurgu yaptı. Rakael Dink’in, eşinin cenazesinde sarf ettiği ve hafızalara kazınan  bir bebekten katil doğuran sistemin ve sorumlularının  yargılanması talebi bu kez mahkeme salonunda ifade edildi. Görülmekte olan bu dava içinde patlamaya iştirak etmekle ve IŞİD terör örgütüne üye olmak suçlaması ile yargılanan sanıklara mümkün olan en üst sınırdan ceza verilecek olsa dahi katliam aydınlanmış, arkasındaki gerçek sorumlular failler cezalandırılmış ve adalet duygusu tatmin olmuş olmayacak. Bu yargılama sırasında elde edilecek bilgi ve belgelerin, Katliam’da sorumluluğu olan siyasetçi ve kamu görevlileri hakkında gelecekte yeni davalar açılabilmesi  daha çok da  ülkemizde siyasi dengelerin değişimine, barış ve özgürlük mücadelesinin katetiği yola bağlıdır.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.