Rota

Rota

GENÇLİK VE REFERANDUM


Anayasa değişikliği için yapılacak referanduma sayılı günler kaldı. Her ne kadar bu yazı yazıldığı saatlerde hala belli bir tarih olmasa da tahminen Nisan ayının başında ya da ortasında en geç yapılacağı söyleniyor. Peki bu anayasa değişikliği biz gençleri nasıl etkileyecek, bu köşedeki satırların yettiği ölçüde biraz tartışalım istiyoruz.
SEÇİLME YAŞI 18 OLACAK, AMA …
“Gençlik yeni anayasa istiyor” sloganıyla Akp gençlik kolları neredeyse 2 yılı aşkın süredir bir kampanya sürdürmekteydi. Gençliğe dair en iyi politikalarının AKP hükümeti döneminde gerçekleştiğini, ancak daha büyük daha güçlü olmanın yolunun daha güçlü ve “genç” bir anayasa olduğunu ileri sürüyorlar. Bu son söyleme bakacak olursak, aslında itiraz edilecek bir nokta yoktur. Hatta yeni anayasa değişikliğiyle birlikte seçilme yaşının 25’ten 18’e düşürülmesiyle ilgili bir madde söz konusu. Bu maddede de itiraz edilecek bir nokta yok. Daha çok gencin temsil edildiği bir, gençliğin taleplerinin dile getirildiği bir meclise kim itiraz edebilir. 
Olumlu şeyleri sıralayıp sonra “ama…” diye devam eden cümleleri kullanmayı pek sevmem ama burada olumlu gibi görülen ifadelerin ardındaki gerçeği söylemenin, gençliğin en geniş kitlesinin dergisi olabilme iddiasındaki Genç Hayat dergimizin görevi olduğunu düşünüyorum. Şöyle bir soru ortaya atarak başlayalım: 15 yıldır iktidar partisi olan ve dolayısıyla mecliste en çok sandalyeye sahip olan AKP döneminde meclis için seçilme yaşı 25, ama meclisin yaş ortalaması kaç? Cevap verelim: 50. 30 yaşın altında da sadece 9 vekil var. Gençliğin temsil oranı yalnızca %1,6. Rakamlar ortada, bu tablo içinde seçilme yaşının 18’e düşürülmesiyle, gençliğin temsiliyetinin artacağı düşüncesi pek de inandırıcı olmuyor. Kaldı ki, yürütme ile ilgili tüm yetkilerin “Partili Cumhurbaşkanına” verildiği, yasama ile ilgili AYM üyelerinden 15’inin 12’sini doğrudan yine “Partili Cumhurbaşkanı” tarafından atandığı, bu “Partili Cumhurbaşkanı’nın” denetlenmesinin neredeyse imkansızlaştığı ve bu noktada meclisin yok hükmünde olduğu bir sistemde “gençleşme” iddiasının pek bir anlamı kalmıyor.
GENÇ İŞSİZLİK ORANLARI REKOR KIRIYOR…AMA REFERANDUM!
Süper yetkili, ama çok az sorumlu, partisinin başkanı, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle istediği konuyla ilgili istediği fermanı verebilecek bir “lider” tüm sorunları çözecek reçete olarak önümüze sunuluyor. TÜİK geçtiğimiz ay açıkladığı raporda Ekim 2016 verilerine göre işsizlik oranını %11,8 olarak açıkladı. Geçen yıla göre 500 bin artarak 3 milyon 647 bin kişiye ulaşan bir rakamdan söz ediyoruz. Genç işsizlik ise (15-24 yaş arası) rekor kırarak geçen yıla göre 1,9 puanlık artışla %21,2 ye dayandı. Gençlerle yapılan anketlerin çoğunda geleceğe dair umutsuzluğun giderek arttığına dair veriler söz konusu. Dolar, Euro almış başını gitmiş; ekonomik kriz daha derinden hissedilmeye başlamışken, işsizliğin özellikle de genç işsizliğin giderek büyümesi memleketin geldiği hali ortaya koyuyor. Bu koşullarda da var olan tüm sorunların çözümü, referandumun sonucunda çıkacak bir “Evet’e” bağlanıyor. Ne kadar inandırıcı bir çözüm, yanıtı siz verin. Memleketin bu hale gelmesinin sorumluları 15 senedir her seçim döneminde, oy isterken memleket daha iyiye gidecek diyenler değil midir, bunu da göz önünde bulundurarak yanıt verelim. 
HAYIR DEYİNCE NE OLACAK?
Bizim yanıtımız net… Bu noktada yapılacak olan referandumda gençliği bugünü ve geleceği için “Hayır” demeye çağırıyoruz. Hayır deyince ne mi olacak? “Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa terör biter” diyerek açık açık bizi tehdit eden, Suriye politikası başta olmak üzere memleketi gittikçe derinleşen bir bataklığa sürükleyenler, gençliğimizi zehir edenlere karşı güçlü bir karşı koyuş olacak. Gençliğin taleplerini dile getirmek için alanlarımızı bugünden daha geniş bir alana taşıyabilmemizin koşulları ortaya çıkacak. Demokrasi mücadelesi sürdürenler daha özgüvenli bir şekilde hareket edebilecek. Bunları söylerken bir “kahin” rolü oynamadığımızı söyleyelim. Bu rolden çıkabilmek ve daha aydınlık günlerin ortaya çıkması için var gücümüzle, gençliğin bütün kesimlerini “Hayır’ı” birlikte örgütlemeye çağırarak yazımızı sonlandıralım.  

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.