Yaşamak ağrısı!

Yaşamak ağrısı!

Özer Akdemir, Aydın Pınardere köyünde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santralinde canına kıymak isteyen Fadime Camuz'u kaleme aldı.

Özer AKDEMİR
İzmir

“Arılar ölürse insan da ölür”
        Albert Einstein

Aydın Pınardere köyünden Fadime Camuz geçtiğimiz günlerde bir jeotermal enerji santrali (JES) ÇED toplantısında canına kıymak istedi. Fadime Camuz, geçim kaynakları olan arılarının JES’lerin saldığı gazlar yüzünden öldüğünü, başvurdukları her kapının yüzlerine kapandığını söylüyor. Onu intihara sürükleyen JES gerçeği, son yıllarda bütün Aydınlıların yaşamak ağrısı olmuş durumda!..

İTİRAF VAR İŞLEM YOK

Aydın’a birkaç kilometre uzaklıktaki Pınardere kö-yünde arıcılık yapan Ahmet Camuz ve Fadime Camuz, geçtiğimiz yıl mart ayında 450 kovan arının ölmesi sonrası büyük bir yıkım yaşamışlar. Tek geçim kaynakları olan arılarının ölmesinin nedeninin yakınlardaki JES işletmesi olduğunu düşünen Camuz ailesi aylar süren hak arayışlarından bir sonuç elde edememişler. İl Tarım Müdürünün odasında, Aydın Çevre ve Kültür Platformu Başkanı Mehmet Vergili’nin yanında İlçe Tarım Müdürünün ağzından “Arılarınız jeotermalden ölmüş ama birşey yapamayız” sözlerini duyan Ahmet Camuz, görevini yapmayan kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuş. Bir yandan da “Jeotermalden 450 kovan arımız öldü. Yetkililer kulak asmıyor. Yarın siz de ölebilirsiniz” yazılı pankartla JES mücadelesi verenlerin arasına karışıp, ÇED toplantılarında seslerini duyurmaya çalışmışlar.

İLAÇ İÇİP KENDİNİ YAKMAK İSTEDİ

Geçtiğimiz hafta Aydın Ortaklar’daki JES halkın katılımı toplantısında yine pankartlarını açan Camuz ailesinden Fadime Camuz’un son yaptığı eylem ise az daha onu canından edecekti. Toplantıda üzerine benzin döküp yakmak isteyen, çok sayıda da ilaç yutarak intihar girişiminde bulunan Fadime Camuz, Aydın ve Kuşadası’daki hastanelerde günlerce tedavi gördükten sonra taburcu edildi. Yaşadıkları sıkıntılar ve intihar girişimi ile ilgili görüştüğümüz Fadime Camuz kendisini yaşamdan kopma noktasına getiren süreci şöyle anlattı; “Kredi çekip arı aldık. Bankalara 150-200 bin lira borçlandık. Arılarımız da sıcak su yüzünden, jeotermalin, gazların kokusundan ölünce ne yapacağımızı bilemedik. Başvurduğumuz tüm yetkililer, il-ilçe tarım bizi hep oyaladı”.

ARI ÖLÜSÜNÜ İNCELEMEYE 6 AY SONRA GELDİLER!

Bimer’e yazdıkları dilekçenin ardından  geçtiğimiz ağustos ayında tarım ilçe müdürlüğünden bir yetkilinin geldiğini söyleyen Fadime Camuz, “Bizi kandırdılar, kağıt imzalattılar” dediği bu görüşmeyle ilgili şunları söyledi; “Arılarımız öldükten 6 ay sonra bakmaya geldiler. 6 aya arı mı kalır?! İki gün içerisinde börtü böcek yer arı ölüsünü. Bize, ‘buraya geldiğimize dair bir kağıt imzalamanız lazım’ dediler, biz de güvendik imzaladık. Meğer, geldik baktık arı ölüsü göremedik diye yazmışlar”.

ŞİRKET YETKİLİSİ DALGA GEÇTİ

İntihar girişiminden birkaç gün önce oğlunun düğününü yapan Fadime Camuz intihara kalkışmasını da o günlerdeki şirket yetkilisi ile yaptıkları görüşmeden sonra içine girdiği psikolojiye bağladı; “Şirket yetkilileri bizim düğüne geleceklerini söyledi, biz de davetiye gönderdik. Düğüne gelmediler, bizi şirkete çağırdılar. ‘Gelin sorununuzu çözeceğiz’ diye. Gittik. Orada bir yetkili ‘Size 5 bin lira vereceğiz, davanızı çektiğinize dair kağıt imzalayacaksınız’ dedi. Biz kabul etmeyince bizle dalga geçtiler, eğlendiler; ‘Anlaşılan siz lüks araba istiyorsunuz’ gibi şeyler söylediler. “olabilir” dedim ben de ama çok gücüme gitti.”
Bu olaydan sonra psikolojisinin iyice bozulduğunu, Ortaklar’daki toplantıya eşinden gizli bir şişe benzin ve haplarını alarak gittiğini söyleyen Fadime Camuz,  “Orada yaptım bu işi ben. Ekonomik durumlarımız çok zor, uçan kuşa borçluyuz. Bu jeotermal yüzünden bunalıma girdik. Bankaların günleri geldi hep. Atadan dededen kalan tüm mallarımıza el konuldu. Evimiz bile kira” dedi.

ÇÖZÜM OLMAZSA YİNE YAPACAĞIM...

“450 tane boş kovanımız duruyor. Varımız yoğumuz onlardı” diyen Camuz, “Bir çözüm olmazsa gidip jeotermalin kapısında kendimi asacağım, ya da yakacağım gene. Ne yaptıysak önümüzü çeliyorlar, bir şey yapamıyoruz” sözleriyle yaşadıkları çaresizliğin büyüklüğünü anlatıyor. 

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Şubat 2017 11:52
www.evrensel.net