Cemil Kavukçu Bursa Kitap Fuarı’nın onur konuğu

Cemil Kavukçu Bursa Kitap Fuarı’nın onur konuğu

Bu yıl 15. kez düzenlenen Bursa Kitap Fuarı’nın onur konuğu Cemil Kavukçu olacak.

300 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşecek Bursa Kitap Fuarı, söyleşi, panel ve çocuk etkinliklerinden oluşan 80 kültür etkinliğine ev sahipliği yapacak. Fuar dokuz gün sürecek. Bu süre boyunca imza günleri ve etkinliklerde yüzlerce yazarın okurlarıyla buluşacağı Bursa Kitap Fuarı 18-26 Mart 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek.

'SAİT FAİK’İN ETKİSİYLE ÖYKÜ DÜNYASINA GİRDİM'

1951’de İnegöl’de doğan Cemil Kavukçu İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeofizik Mühendisliği bölümünü 1976’da bitirdi. Öyküleri, 1980 yılından bu yana çeşitli dergilerde yayınlandı. Patika adlı yapıtıyla 1987 yılında Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü ve 1996 yılında Uzak Noktalara Doğru adlı öykü kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı’nı, 2009 yılında Angelacoma’nın Duvarları adlı otobiyografik anlatı kitabıyla Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

Uzak Noktalara Doğru, Yalnız Uyuyanlar İçin ve Bilinen Bir Sokakta Kaybolmak gibi pek çok kitabın yazarı olan Cemil Kavukçu, geçtiğimiz günlerde bir edebiyat etkinliğinin konuğu olmuştu. İlk öyküsünün 30 yaşında yayınlandığını söyleyen Kavukçu yazmaya nasıl başladığını şu sözlerle anlattı: “Yazar olma niyetim yoktu. Bir şeyler yazmaya da ihtiyaç duymadım. Ama okumayı çok seviyordum. Daha çok roman okurdum, öyküyü sevmezdim. Öyküyü tanımıyordum. Öyküler benim için yazık olmuş romanlar gibiydi. O zamanlar roman yazmaya çalışırdım. Beni öyküyle buluşturan Sait Faik’in Bir Bahçe öyküsü oldu. O etkiyle öykü dünyasına girdim. Neleri kaybettiğimi farkettim.” sözleriyle yazmaya nasıl başladığını anlattı.

‘ÖYKÜNÜN PEŞİNDEN GİDERSEM KAÇAR’

Yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı, yaşamak istediklerimi ve yaşamaktan korktuklarımı anlatıyorum”diyen Kavukçu, “Yazmam için elimdeki yaşanmışlıklardan kaynaklanan malzemelerin yanı sıra okuyarak edindiğim bir birikim var. O birikimin bana sağladığı olanaklarla gördüklerimi, yaşadıklarımı öykü dünyasına aktarmaya çalıştım. Bilge Karasu’nun şu sözünü çok seviyorum, ‘Ben öykünün tanımını, kuramını değil kendisini arıyorum o da öykülerimi yazdıkça varabileceğim bir yer.’ Ben de yazdıkça öyküyü kavramaya ve öğrenmeye çalıştım. Hâlâ bir yere geldiğimi söyleyemem çünkü bu sonu olmayan bir yolculuk. Ömrüm yettiğince öğrenmeye ve yazmaya çalışacağım.

Son kitabı Maviye Boyanmış Sular adıyla Can Yayınları tarafından yayınlandı. Kavukçu “denize çağıran” öyküleri için şöyle demişti; “Bir deniz günlüğü tutmadım.Gemide çalıştığım yıllarda da bir ikisi dışında denizle ilgili öykü yazmadım.Anlatıldıklarında ilginç gelebilecek bazı olayları öyküleştirmeyi hiç düşünmedim. O ortamdan uzaklaştıktan sonra bende bıraktığı izlerin bazıları öykü kapılarımı çaldı. Bu hep böyle olur; belki de bir özlemdir. Yazın kış koşullarındaki öyküler, soğuk kış günlerinde ise bunaltıcı sıcaklar çağırır beni.” (KÜLTÜR SERVİSİ)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.