Lemanca bir muhalefet dili geliştirdik

Lemanca bir muhalefet dili geliştirdik

Tuncay Akgün 25. yaşını kutlayan Leman’ı Evrensel'e anlattı.

Vedat AYDEMİR
İstanbul

Türkiye’nin en önemli karikatür dergilerinden Leman 25 yaşında. Mizahın kültürümüz kadar yakın siyasi tarihimize de tanıklık eden Leman, büyük medyanın sansürünü kırıp hayatı bütün yönleriyle sayfalarına taşıdı. Bireyi, aileyi, toplumu, günlük yaşamların sıradan anlarını çizgileriyle yorumlayan karikatüristler aynı zamanda faili meçhullerin, köy boşaltmaların, yargısız infazların, sistematik işkencenin yoğun olduğu yıllarda bu konuları da çizgileriyle yansıttı. Derginin 25 yılını gazetemize değerlendiren Leman kurucularından ve çizdiği “Bezgin Bekir” karakteri ile tanınan karikatürist Tuncay Akgün, “Türkiye’nin bütün kırılmalarına, alt üst oluşlarına tanıklık ettiğimiz gibi hepsini yazıp çizdik. Sayfalarımızla  büyük medyaya kafa tuttuk. Lemanca bir muhalefet dili geliştirdiğimize inanıyorum” dedi.

‘KİMSENİN BİR ÇAYINI İÇMEYECEKSİN EVLAT’

Türkiye’nin en köklü karikatür dergilerinden biri olan Leman 25. yılını kutluyor. Ülkenin en iyi çizerlerinin de okulu olan Leman bu 25 yıla çok şey sığdırdı elbet ama bize geçen 25 yılı biraz özetler misiniz?
Rüzgar gibi geçti. Espri bir yana 25 yılı birkaç cümlede özetlemek zor ama bence altı çizilmesi gereken şeylerden biri kimseye eyvallahımız olmadı. Ne kişiler, ne kurumlar, ne de iktidarlar ve iktidar aygıtları. Ustam Oğuz Aral’ın bana bir öğüdü var; “Kimsenin bir çayını içmeyeceksin evlat” demişti. Aklımdan hiç çıkarmadım.Hep radikal bir çizgimiz oldu. Bunu sadece iktidarlara ve politikacılara karşı düşünmeyin. Bizim asıl iddiamız hayatı her şeyiyle ama her şeyiyle yazıp çizmek. Toplumu ve bireyi baskılayan her şeyi, tabuları, konservatif baskıyı, okulda, ailede, sokakta, hayatın her alanında kırıp özgürleşmenin önünü açmaya çalıştık. 90’lı yılların başından beri Türkiye’nin bütün kırılmalarına, alt üst oluşlarına tanıklık ettiğimiz gibi hepsini yazıp çizdik, kapaklarını yaptık. Faili meçhullerin, köy boşaltmaların, yargısız infazların, sistematik işkencenin yoğun olduğu yıllardı.Büyük medyanın sansürünü kırıp bu konularla ilgili yaptığımız kapakları, karikatürlerimizi büyük kitlelere ulaştırdık. Aynı zamanda bütün kategorilerde açık ara en çok satan dergiydik. Tirajımız 100 binin üzerindeydi. Bu 15 yıldan fazla sürdü. Anti medya sayfalarımızla büyük medyaya kafa tuttuk. Lemanca bir muhalefet dili geliştirdiğimize inanıyorum. Sosyal medya ortada yokken haftada 1000 okur mektubu alırdık.

Türkiye’de karikatüristlerin, mizah yazarlarının başı iktidarla hep belada oldu. Leman da sık sık bu meseleden payını aldı. İçinde bulunduğumuz OHAL’in daha ilk günlerinde toplatılması bunun son örneği oldu. Yaşadığımız dönemin gerginliği sizlerin mesleğine bu bağlamda nasıl yansıyor?
Açıkçası bizim için berbat bir durum. Ben darbe yıllarında da bu işi yaptım (GırGır, Limon) ama şimdi OHAL koşullarındaki gibi bir baskı görmedim. Genel çerçeve açısından söylüyorum. Dergimiz toplatıldı ama daha korkuncu dergi binamızın önünde bizi tehdit eden insanlar toplandı ve elbette misafirliğe gelmemişlerdi. 10 binlerce insan hakkında twitter paylaşımlarından dolayı soruşturma olduğu söyleniyor. Onlarca gazeteci arkadaşımız içerde ve Musa Kart çizer dostumuz da. Her hafta troll denilen yandaş gazetelerde çalışan gazeteci yazarların işaret fişeğini çektiği yaratıklar tarafından linç ediliyoruz ve tehdit ediliyoruz. Ne söyleyebilirim bu iklimde yaşama sevinci ve neşeyi ayakta tutmayı başarmalıyız.

‘LEMAN KÜLTÜR BOŞALTILMAK İSTENİYOR’

Leman çizerleri kadar komedyenlerle olan ilişkileriyle de hep dikkat çekti. Cem Yılmaz’ın ve Ata Demirer’in ilk sahnesi olmak gibi. Ama pek bilinmeyen yönleri de var. 1997 yılında yapılan “Sürekli Aydınlık için 1 Dakika Karanlık”eyleminin şalteri Can Yücel tarafından Leman Kültür’de indirildi örneğin, bir zamanlar Leman dergi grubunda yazıları yayımlanan Orhan Pamuk’un da aynı gece orada olduğu söyleniyor. Bu birlikteliğin bugünlerde aydın ve sanatçılara verdiği duygu oldukça önemli...
Aynen. Leman’ın yalnızca komedyenler değil edebiyatçı yazar, şair, oyuncu kültür alanının önemli pek çok ismiyle de yoğun bir ilişkisi oldu. Dergiyi kurduğumuz Beyoğlu’ndaki binayı tuttuğumuzda sadece bir iki odasını doldurabiliyorduk. Giriş iki katını bizim estetiğimizi yansıtan ve kültürel aktiviteler gerçekleştirebileceğimiz bir mekan olarak tasarladık ve hayata geçirdik. Tuncel Ağabey (Tuncel Kurtiz) Türkiye’ye döndüğünde tanıştık ve muhabbetimiz çok hızlı derinleşti. O ben burada her hafta oyun yapmak istiyorum dedi. Türkiye’den çıkmış en kariyerli aktör, Peter Brook’la, dünyanın en büyük salonlarında 12 saatlik Mahabarata oynamış Tuncel Kurtiz söylüyordu bunu.Beyoğlu Leman Kafe’de ve bizde aradığı enerjiyi bulmuştu. Şeyh Bedreddin oyununu yaptı. Bütün dostlarını davet etti.Tarık Akan, Erol Günaydın unutulmaz günler geceler yaşadık. Can Yücel’i de Leman’da yazması için benle O tanıştırdı. Can Baba onu kaybettiğimiz güne kadar son yıllarında Leman’ın başyazarı şairi oldu. “Susurluk sürecinde” 1 dakika karanlık eylemi de Leman Kültür’ün şalteri Can Baba tarafından indirilerek bu mekanda başladı. O gece kayıp yakınları, bazı faili meçhul yakınları “1 dakika karanlık” eylemi bileşenlerinin temsilcileri, Orhan Pamuk, Nihat Genç gibi yazarlar Leman’daydı. Sonrasında çizerimiz Cem Yılmaz küçük bir salonda nasıl Türkiye’nin en önemli starı olduğunu gösterdi bu sahnede. Ata Demirer onu izledi. İranlı virtiöz Kayhan Kalhor bile çaldı Leman sahnesinde.Beyoğlu’nda derginin ofislerinin de bulunduğu binadaki Leman Kültür’ün böyle derin bir hafızası var. Bizim de yakın zamanlarda burayı müzeye dönüştürmek gibi bir hayalimiz. Ancak şu sıralar binayı boşaltmamız konusunda bir mahkeme kararı olduğu için (Hani on yıllık kiracıları çıkarma hakkı veren karar bina sahiplerine) bu hayalimiz de, buradaki hafızayı koruma kararlılığımız da tehlike altında.

Susurluk  sürecinde  “1 dakika  karanlık  eylemi” de  Can Yücel  tarafından  Leman  Kültür’ün  şalteri  indirilerek başladı. ‘25. YIL KUTLMALARINI BİR AÇILIŞ GİBİ DÜŞÜNEBİLİRSİNİZ’

Leman’ın 25. yılı özel bir gece ile kutlanacak. Bize biraz bu gece için hazırladıklarınızdan bahsedebilir misiniz?
Leman’ın 25.yılını bir dizi etkinlikle kutlama kararı aldık. Bunun için gece, 25.Yıl özel sayısı yapmak, arşivlerimizi tematik kitaplar haline getirmek, büyük bir sergi hazırlamak gibi. Gece için de bizimle dayanışma gösteren sanatçılarla iletişime geçtik. Bunu bir açılış gibi düşünebilirsiniz. Bu gibi organizasyonları yapmak oldukça zorlayıcı ama yine bize destek olan bir arkadaş gurubumuz var ve bir sürü zorluğu kolaylık haline getirdiler. Onlara da bir teşekkür ve selam yollayayım buradan.

TATLI TATLI HAYIR DİYORUZ

Son olarak derginin gündeminde yoğun olarak anayasa referandumu ve “Evet”- “Hayır” tartışmaları yer alıyor. Çizerlerin bu sürece dair gözlemleri sayılara yansıtırken, kaygılarınız, yeni anayasadan beklentileriniz neler oluyor?
Tatlı tatlı Hayır diyoruz.80 darbesinin anayasası oylamasında da mizah yapıyordum. Çok komik durumlar hatırlıyorum. Şimdi daha umutluyuz. Özgürce mizah yapmaya devam etmek istiyoruz. Özgürce dolaşmak, şarkı söylemek, kahkaha atmak gibi… Bu kadar basit.

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Şubat 2017 05:01
www.evrensel.net
ETİKETLER LemanTuncay Akgün