İşçiler Anayasada taleplerini görmek istiyor

İşçiler Anayasada taleplerini görmek istiyor

Meclis Komisyonunda yeni Anayasa yazım süreci başladı. Ancak henüz gürültü çıkaracak maddelere gelinmedi. Bizler de Anayasa tartışmalarını işçilerle yapmak üzere İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde yer alan 34 siteden birisine; Aymakoop Sanayi Sitesine gidiyoruz. Yüz binlerce ayakkabı üreten işçiler, Anayasada kendi t

Rabia Tuncer / Can Denizci

14 yaşındaki Hasan Altınışık 8 yaşından beri mesleğin içinde. Başlangıçta yaz tatillerinde çalışan Altınışık lise birinci sınıfta okulu bırakmış. Altınışık “Ailem Mardin’de yaşıyor. Haftalık 250 lira ücret alıyorum. 9 kardeşiz. Aileme para göndermek zorundayım. Babam da Irak’ta inşaatta çalışıyor. Yani 9 kardeşe bakan benim” diyor. Bir bekar evinde 6 kişiyle birlikte kalan Altınışık yeni anayasada “Ücretler artırılmalı. İş güvenliği ve sigorta mutlaka olmalı diye düşünüyorum. Çalışma saatleri çok uzun. Devletin bu konulara el koyması lazım” diyor.

İNSANA DEĞER VERİLMİYOR

38 yaşındaki Bülent Birdal ise Türkiye’de insanlara değer verilmediğini düşünüyor. “Demokrasiden söz ediyorlar ama ben Türkiye’de paranın ve gücün demokrasisi olduğuna inanıyorum” diyen Birdal yeni yapılacak anayasada insanın insan gibi yaşamasının güvenceye alınmasını istiyor. Milli hasılanın adil dağıtılmadığını söyleyen Birdal, “Bugün 600 TL’ye bir insan nasıl geçinir? Başbakan 600 TL’yi alsın üç tane de çocuk alsın yanına ve bir ay geçinsin bakalım nasıl geçiniliyor? Ona göre de insanların yaşayacakları şartları hazırlasınlar” diyor. Kürt meselesinin siyasi rant aracı olarak kullanıldığını söyleyen Birdal “Burada birçok Kürt arkadaşımız var. Onlar kendilerini bizden ayırmıyor. Biz de onları kendimizden ayrı görmüyoruz” dedi.

Sadettin Ateş 42 yaşında. 15 yıldır ayakkabı işinde çalışıyor. Ateş’in yeni anayasadan hiç umudu yok. “Yeni anayasa da çıksa işçiler için bir şey değişmeyecek” diyen Ateş çalışma koşullarının çok kötü olduğunu belirtiyor. Çalışma koşullarının ilgili kurumlarca denetlenmediğini ifade eden Ateş “Maliye olsun hükümet olsun görevini yerine getirmiyor. Bugün Aykosan, Aymakoop, Atatürk Sanayi Sitelerinde bütün sanayi sitelerinde çalışan işçilerin yüzde 90’ı sigortasızdır. Kaçak işçi doludur. Kimse görevini yerine getirmiyor. Bir önlem almıyorlar. Arada ezilen biz oluyoruz. Yeni anayasada bu sigortasız kaçak çalışmaya dönük bir düzenleme gelmesi lazım ama biz bunun olacağına pek inanmıyoruz” diye konuştu. Ateş sözlerini şöyle sürdürüyor: “Aynı tas aynı hamam işçi için kesinlikle bir şey yok. İşçiyi düşünenler olsaydı anayasadan önce de önlem alırlardı. Anayasa çıkınca da göreceğiz. İşçiler için her şey aynı olacak.”

ALLAH BİR DİL VERMİŞSE

Selahattin Aşık 7 yıldır Aymakoop’ta çalışıyor. “Maalesef ne hayat kalmış ne de huzur. Bir sigara parası akşama ancak kalır” diyen Aşık “Yeni anayasada ilk önce insanlara bakmak lazım. İnsan huzurunu bozmaya gerek yoktur. Huzur vermek lazım” diyor. Aşık, “Kürt sorununda çok büyük haksızlık var. Bir insana Allah bir dil vermişse o dili inkar ettiğin zaman en büyük günahtır. Biz hepimiz kardeşiz. Burada bir tabaktan yemek yiyoruz, bir kaşığı kullanıyoruz. Aynı bardaktan su içiyoruz. Milletin içinde bir kuşku yok. Sadece devlette sorun var” diyor.

‘HAK VERİLMEZ’

Yeni emekli olan Zeynel Ergül ise 40 yıldır çalışıyor. Emekli olmasına rağmen çalışmak zorunda olduğunu söyleyen Ergül “Emekli aylıkları ortada. Normal şartlarda geçinemiyorsun. Ev kirası 500-600 TL. Elektrik, su istediği zaman zam yapar. İETT otobüsü dilediği zaman zam yapar. Ama işçi zammını alamaz. Bir toplu taşıma aracı 1.75 TL. En fazla 1 TL olması lazım” sözleri ile neden hâlâ çalışmak zorunda olduğunu anlatıyor bize. Ergül’ün de anayasadan pek bir beklentisi yok. Ergün şunları söylüyor: “Yeni yapılacak anayasada işçilere hiçbir hak vereceklerini sanmıyorum. Bütün anayasalar patronlara göre hazırlanır. Patronların çıkarlarına göre hazırlanır. Böyle yapamazlarsa zaten o hükümet başta duramaz. İşçiler artık monoton olmuşlar. Eski bilgileri yok, kültürleri yok, cahil bırakılmışlar. Haklı olduğumuz  halde haksız duruma düşürülüyoruz. Hava yollarında grevi yasaklarlar tabii çünkü anayasada işçiyi koruyan bir şey var mı? Devletin kendi memuru greve çıkıyor onu bile dövüyor. Sendikal haklar için mücadele etmek lazım.” (İstanbul/EVRENSEL)


YARGI BAĞIMSIZ OLMALI

Yargının bugünkü durumunun demokrasi ile alakasının olmadığını söyleyen Temel Birdal “eskiden biz DGM’lerin kapatılması için yürümüştük. Ama şimdi Özel Yetkili Mahkemeler var ki DGM’leri aratmıyor. Ben Özel Yetkili Mahkemelerin de yetkilerin sınırlandırılacağına inanmıyorum. Yani yeni anayasada yargı gerçekten bağımsız olmalıdır. Yani başbakanın, bakanlar kurulunun dışında olması gereken bir şeydir yargı. Çünkü bakanlarla, başbakanla yargı olmaz. Başbakanı bakanı yargılayamayacağımız bir yargı olmaz. Böyle bir demokrasi olmaz” dedi.     
Kendisinin de diğer işçiler gibi olduğunu söyleyen Birdal “ben sade bir vatandaşım. Komünizmde gelse yaşarım, faşizmde gelse şeriatta gelse ben yaşarım. Çünkü ben Türkiye’de sindirilmiş bir vatandaşım” diyerek işçilerin genel halini anlatmaya çalıştı.
 

www.evrensel.net