Meclis feshedilebilir!

Meclis feshedilebilir!

Evrensel, Anayasa değişiklik paketinin ne getirdiğini 2 günlük yazı dizisiyle sunuyor. Hukukçu Kamil Tekin Sürek tek tek maddeleri anlattı.

Av. Kamil TEKİN SÜREK

Anayasa değişikliği ile Meclis feshedilebilir. Cumhurbaşkanı ‘gerekli koşullarda’ OHAL ilan edebilir. Ayrıca, bütçeyi Meclis değil cumhurbaşkanı belirleyecek. Yargı ise kontrol altına alınıyor!

CUMHURBAŞKANINA DA YARDIMCISINA DA TAM KORUMA

MADDE 10- 2709 sayılı Kanunun 106 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “… MADDE 106- Cumhurbaşkanı, seçildikten sonra bir veya daha fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilir... Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında görevleriyle ilgili suç işledikleri iddiasıyla, TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. TBMM üye tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir...”

Bu maddede Cumhurbaşkanı yardımcılığı ve bakanlarla ilgili düzenlemeler var. Cumhurbaşkanlığı makamı herhangi bir nedenle boşaldığında yerine yardımcısı geçiyor ve 45 gün sonra seçim yapılıyor. Seçilmemiş Cumhurbaşkanı yardımcısı 45 gün boyunca Cumhurbaşkanının aşırı yetkilerini kullanabiliyor. TBMM seçimlerine bir seneden az kalmışsa, Cumhurbaşkanı ile birlikte TBMM seçimi de yapılıyor. TBMM’deki çoğunluk partisi ile cumhurbaşkanının aynı partiden olmama ihtimaline fazla tahammül edemiyor. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar da Cumhurbaşkanı ile aynı koşullarda yargılanabiliyor. Yani, Cumhurbaşkanı gibi korunuyorlar. Hatta, görevleri bittikten sonra da. 

MECLİSİ FESHETME YETKİSİ VERİLİYOR

MADDE 11- 2709 sayılı Kanunun 116 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “… MADDE 116- TBMM üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde TBMM genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır. 

Bu madde ile TBMM Cumhurbaşkanı seçimini yenileyebilir diyor ama bu kararı alabilmesi için 360 milletvekilinin oyuna ihtiyaç var. Bu rakama ancak iktidar ile bazı muhalefet partilerinin anlaşması ile varılabilir. Cumhurbaşkanının başkanı olduğu iktidar partisi istemezse bu durumda Cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilenemiyor.  Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı seçimi yenilenirse TBMM seçimi de zorunlu olarak yenileceğinden milletvekillerinin kendi milletvekilliğini sona erdirecek bir yenilemeye oy vermesi beklenemez. İktidar partisinin iradesi aleyhine cumhurbaşkanı seçimlerinin yenilenmesine oy veren milletvekilleri de parti başkanı cumhurbaşkanı tarafından bir daha milletvekili listelerine konmaz. Bu nedenle, cumhurbaşkanı istediği zaman TBMM fesh edip seçime giderken, TBMM istediği zaman cumhurbaşkanlığı seçimine gidemiyor. Yine bir eşitsislik, dengesizlik ve cumhurbaşkanı lehine, TBMM aleyhine bir durum var. 

OHAL YETKİSİ VERİLİYOR

MADDE 12- 2709 sayılı Kanunun 119 uncu maddesi … aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ... “… MADDE 119- Cumhurbaşkanı; … yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir. Olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, … Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. 

Bu madde ile Cumhurbaşkanına olağanüstü hal ilan etme yetkisi veriliyor. Süre 3 aydan 6 aya çıkarılmış, uzatmalar 3 aydan 4 aya çıkarılmış. Olağanüstü halde Cumhurbaşkanı KHK’ler çıkarabiliyor. Yani, KHK çıkarma yetkisini genişletiyor. Eğer bu anayasa değişikliği referandumda kabul edilirse bundan sonra sık sık OHAL ile yönetileceğimizi tahmin etmek zor olmayacak. OHAL ilan etmek için ise provokasyonlar neticesinde gerekçe bulmak hiç de zor değil. Attırırsın üç tane bomba OHAL ilan edersin.

ASKERİ MAHKEMELERİN KALDIRILMASI OLUMLU ANCAK YETMEZ

MADDE 13- 2709 sayılı Kanunun 142 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemeler kurulamaz...”

‘Askeri mahkemelerin kaldırılması olumlu bir adım. Bu da anayasa paketinin bonusu. 18 yaş gibi. Fakat, zaten askeri mahkemelerin kaldırılması uzun zamandır talep edilen ve bir avuç asker dışında kimsenin savunamadığı bir durumdu. Tabii, demokratikleşme için askeri mahkemelerin kaldırılması yetmez, olağan mahkemelerin askeri mahkemeler gibi çalışmasının önlenmesi, olağan hakim ve savcıların askeri hakim ve savcı gibi davranmaması gerekiyor.     

YARGI BAĞIMSIZLIĞI ‘YÜKSEK’ İBARESİ KALKINCA GELMEZ

MADDE 14- 2709 sayılı Kanunun 159’uncu maddesinin başlığı ile birinci ve dokuzuncu fıkralarında yer alan “Yüksek” ibareleri madde metninden çıkarılmış; …“Hâkimler ve Savcılar Kurulu onüç üyeden oluşur; iki daire halinde çalışır. Kurulun Başkanı Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir...”

Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)’dan “Yüksek” ibaresinin çıkarılması demokratik bir adım gibi gösterilmeye çalışılıyor ama bu kurulun demokratikleşmesi adından sadece “Yüksek” ibaresini çıkarmakla olmaz. Hakim ve Savcılar Kurulu, Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu olarak ikiye ayrılmalıdır. Hakim ve Savcıların aynı kurul tarafından mesleğe kabul etme, terfi, tayin ve disiplin işlerinin görülmesi yargılamada “silahların eşitliği” ilkesine aykırıdır. Savcılar kanunun avukatları olarak ayrı örgütlenmeli, yargılamada sanığın avukatı ile eşit hak ve yetkilere sahip olmalıdır. Çalışma mekanları Adliyeler dışında olmalıdır. Duruşma salonlarında hakimin yanında yüksekte değil, sanık müdafiinin karşısında aynı hizada oturmalıdır. Savcı da avukat ile birlikte duruşma salonuna girmeli ve çıkmalıdır. HSYK’ya egemen olabilmek için AKP iktidarı 12 Eylül 2010 Referandumu ile kurulun sayısını arttırmıştı. Şimdi üye sayısını 22’den 13’ e indiriyorlar. Daire sayısını ise 3’den 2’ye indiriyorlar. Kurul’un başkanı her zaman olduğu gibi Adalet bakanı ve Adalet Bakını Müsteşarı da Kurul’un üyesi. Bu ikili geçmişte hakim ve savcılara sürekli talimatlarla yön vermişler ve bazı davalara müdahale etmişlerdi. Kurul’un üyelerini Cumhurbaşkanı ile Cumhurbaşkanı’nın başkanı olduğu iktidar partisinin çoğunluğu Meclis’te seçiyor. Hakimler Yüksek Kurulu ve Savcılar Yüksek Kurulu olarak ayrı ayrı oluşturulacak kurullara belli bir mesleki kıdeme sahip üyeleri hakim ve savcılar seçmelidir. Bu kurullarda Adalet Bakanı ve Müsteşar ya da yürütmenin başka bir temsilcisi olmamalıdır. Mevcut sistemde de geçmişte olduğu gibi HSK’ya yürütmenin müdahalesi kaçınılmaz olur ve yargının bağımsızlığından söz edilemez.

BÜTÇE YETKİSİ

MADDE 15- 2709 sayılı Kanunun 161 inci maddesi … aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“… MADDE 161- … Bütçe teklifi Bütçe Komisyonunda görüşülür. Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanan bütçeyi artık Cumhurbaşkanı hazırlayacak.

Bütçenin Meclis’te tartışılarak değiştirilmesi söz konusu değil. Bütçe kanunu süresinde onaylanıp yürürlüğe konamazsa geçici bütçe kanunu çıkarılıyor. Geçici bütçe kanunu da çıkarılamazsa yeni bütçe kanunu kabul edilinceye kadar bir önceki yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre arttırılarak uygulanıyor. Bütçe ile ilgili diğer kısımlar mevcut Anayasadaki hükümlerle aynı.

MADDE 16 – Bu maddede değişiklik nedeniyle mevcut Anayasada fazla olan kelime ya da cümleler çıkarılmış. Örneğin: Bakanlar Kurulu, sıkıyönetim, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi gibi kelimeler. Bir de Cumhurbaşkanı’nın çok sayıda idari işlemi olacağı için ve bunlara karşı yargı yoluna başvurulabileceği için “Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler yargı denetimi dışındadır” hükmü Anayasadan çıkarılmış.  Bu fıkrada da mevcut Anayasanın bazı maddelerindeki kelimeler değiştiriliyor. Başbakan yerine Cumhurbaşkanı gibi. Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle değişikliği getirilerek, hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasını Meclis’in kanunla düzenlemesi yerine Cumhurbaşkanına insafına bırakılıyor. 

Bu madde ile gensoru, Meclis soruşturması, Cumhurbaşkanlığı sekreterliği, kaldırılıyor. Olağanüstü halin ilanı değiştiriliyor. Eski hükümler kaldırılıp yeni hükümler konuyor. Askeri yargı kaldırılıyor. Anayasa Mahkemesine iptal davası açabilme ile ilgili maddeler yeni düzenleme nedeniyle kaldırılıyor. Bütçenin hazırlanışı ve kabulü ile ilgili maddeler yeni düzenleme nedeniyle kaldırılıyor.

HSYK DENETİM ALTINA ALINIYOR

MADDE 17- 2709 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.“GEÇİCİ MADDE 21- Meclis ve Cumhurbaşkanı seçimi 3 Kasım 2019 tarihinde yapılacak. Meclis erken seçim kararı alırsa Cumhurbaşkanı seçimi de birlikte yapılacak...3 Kasım 2019 tarihinden sonra ise Cumhurbaşkanı yapması gereken düzenlemeleri kararnamelerle yapacak... Meclis’in seçeceği Kurul üyeleri için başvuru Meclis’e yapılacak. Mecliste AKP çoğunluğu olan bir karma komisyon başvurucular içinden her bir üye için üç aday belirleyecek ve adaylar Meclis Genel Kurulu’na sunulacak. Meclis de üç aday arasından bir tanesini seçecek.

Bu süreçte HSK aday olan hakimler kendilerini siyasilere beğendirmek için kulis yapacaklar. Siyasilere borçlanacaklar. Meclis ve Cumhurbaşkanı’nın seçmesi yerine Yargıtay, Danıştay, Barolar Birliği gibi yargı kurumlarından üyeleri meslektaşları tarafından seçilse, siyasilerle iyi ilişkileri olan değil, hukuk bilgisi ve deneyimi ile layık olan hakim ve avukatların Kurula seçilmesi daha mümkün olacaktır. AYM’de Askeri Mahkemeler kontenjanından gelen üyelerin her hangi bir sebeple görevleri sona erene kadar üyeliklerinin devam edeceği düzenlenmiş.Askeri Mahkemelerin kapatılması ve hakimlerinin hakları korunarak adli ve idari yargıda istihdam edilmesi düzenlenmiş.

EVET ÇIKARSA AKP OLAGANÜSTÜ KONGREYE GİDER

MADDE 18- Bu geçici madde ile hangi değişikliğin ne zaman uygulanacağı belirtilmiş. Son fıkra dikkat çekici Referandum sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir olağanüstü kongre ile resmen AKP Genel Başkanı olabilecek.

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Şubat 2017 09:33
www.evrensel.net

1 yorum yapılmış

  1. Muharrem Soyek 8 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 0  /  Beğenmedim 0

    Karşılıklı fesih yetkisi biraz eksik irdelenmiş. Hakkında soruşturma kararı alınmış CB meclisi feshedemez. CB meclisi feshettiği anda seçilme hakkından birini kaybeder. İkinci hakkında fesih yetkisini kullanırsa aday olamaz.
    Bütçe meclis onayına tabidir.
    CB cezai sorumluluğu görev bitiminden sonra da devam ediyor. Bu da CB'nının yargıdan çok da kolay kaçamayacağı anlamına gelir. (CB cezai sorumluluğunu düzenleyen madde 105: "Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır.")

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.