10 Ekim duruşmasında Abdülmubtalip Demir dinlendi

10 Ekim duruşmasında Abdülmubtalip Demir dinlendi

10 Ekim Katliamı davasının ikinci duruşması, sanık Abdülmubtalip Demir’in dinlenmesinin ardından yarına ertelendi.

10 Ekim Ankara Katliamı’nın ikinci duruşmasının öğleden sonraki oturumunda Sanık Talha Güneş’in ardından bir diğer tutuklu sanık Abdülmubtalip Demir salona getirildi.

Abdülmubtalip Demir, ifadesine besmeleyle başladı. “Sanık olmamın tek sebebi, müslüman olmam ve Yunus Durmaz'ın eniştesi olmam” diyen demir “Kaynımın evinde parmak izimin çıkmasında ne var?” sözleriyle kendini savundu.

Hükümet yetkililerinin Fethullah Gülen’le ilişkilerini hatırlatan sanık Demir, “Birbirimize misafirliğe gitmemizde ne var? Beni bunlarla suçluyorsanız, devlet darbe girişiminden önce 'Hocamız, sizi çok özledik' diyordu, Bunlardan hangisine dava açtınız?” dedi.

MÜŞTEKİ AVUKATLARINA, KÜRT SİYASETÇİLERİNE VE HALKINA KÜFÜR ETTİ

Tutuklu sanık Abdülmubtalip Demir ifadesi sırasında müşteki avukatlarına ve Kürt halkına küfür etti. Bunun üzerine duruşmayı takip eden aileler, buna tepki gösterdi. Demir gelen tepkilere, 'İşte teröristler belli' diye yanıt verdi.

‘İSLAM DIŞINDAKİ HER ŞEYİ REDDEDİYORUM’

Abdülmubtalip Demir, ifadesini daha önce hazırlanan bir kağıttan okudu. Demir, tepkilere rağmen siyasi savunma yapmakta ısrar etti. “İslam dışındaki her şeyi reddettiğim için islam düşmanları tarafından hazırlanan bu iddianameyi reddediyorum” diyen Demir, örgüt üyesi olduğu suçlamalarını reddederek “Deniliyor ki iddianamede, ben örgüt üyesiyim ama para almıyormuşum. Kim yapar ki böyle bir şeyi, madem çalışmıyorum tek işim örgüt neden para almayım?” savunmasında bulundu.

‘FOTOĞRAFTAKİ KİŞİ BENSEM ELİMDEKİ RAMAZAN KOLİSİDİR’

Mahkeme Başkanı sanık Demir'e patlayı malzemelerinin taşınması ile ilgili sorular sordu. Alyaz Sitesi’ndeki depolara götürülen malzemeler ve ilgili görüntü kayıtları sorulan Demir, siteye yalnız gittiğini, fotoğraftaki kişiyle tesadüfen bir araya geldiğini söyledi. Sanık Abdülmubtalip Demir “Başka yerlerde de aynı kişilerle tesadüfleşmişsiniz?” diye soran hakime, “Nasıl yapıştırmışlarsa birbirimizi böyle, savcıya sormalı onu...” yanıtını verdi. Sanık Demir, kolilerle ilgili “Bu fotoğrafta, ben olduğum iddia edilen kişi bensem, elimdeki koli de ramazan kolisidir kesin” dedi.

SANIK DEMİR MÜŞTEKİ AİLELERİ TEHDİT ETTİ

Sanık Abdülmubtalip Demir mahkeme heyetine müşteki aileleri hedef alarak “Şunları susturun, yoksa ben susturacağım” dedi. Bunun üzerine aileler sanıpa tepki gösterdi. Aileler, tahrik edildikleri gerekçesiyle sanığa ve sözlerini kesen hakime tepki gösterdi.

Kolilerle ilgili savunmasına devam eden Demir, ev taşıdıklarını, taşıdığı kolilerde kitap olduğunu iddia etti. Yunus Durmaz’ın kendisine kapalı bir koliyle kitap verdiğini, polisin eve geldiğinde kolileri açtığını, koliden ne çıktığını bilmediğini söyledi. (Not: Kolilerden silah ve bomba yapımında kullanılan malzemeler çıktı.)

Tutuklu sanıklardan Talha Güneş'i tanıdığını söyleyen Demir, “ Talha Güneş’in evi, bizim dükkanımızla aynı sokakta. O yüzden ailesini tanıyorum. Kendisi de arada çalışırdı bizde. Bu nedenle o akşam kaldığımız yerde birlikteydik” dedi.

ÇAPRAZ SORGUDA HİÇBİR SORUYA CEVAP VERMEDİ

Müşteki avukatları Abdülmubtalip Demir'i çapraz sorguya aldı. Sanık Demir avukatların hiçbir sorusuna yanıt vermedi. Demir sorulara “Cevap vermek istemiyorum” demekle yetindi.

Avukatların Demir’e yönelttiği sorular şunlar:

- Başına 600 bin lira ödül konulmuşken kaçmana 1 yıl boyunca kim yardım etti?
- Bu sürede kaldığın evleri sana kim ayarladı?
- Bu sırada, dışarıdakilerle ilişki kurmanız yasak mıydı?
- Suriye'ye gittiğini söyledin, seni bir STK götürmüştü, bu STK başka kimleri götürüyor Suriye'ye?
- Hangi STK'yi korumaya çalışıyorsun?
- Size Suriye geçişlerinde hangi devlet görevlileri yardım etti?
- Cevap vermeyerek kimleri korumaya çalışıyorsun?
- Cezaevinde kimlerle görüştün?
- Az önce 'Ben mi susturayım' derken; cezaevindeki örgüt ilişkilerine güvenerek mi tehditte bulunuyorsun?

Av. Hasan Hüseyin Evin de Sanık Demir'in çapraz sorgusunda şunları sordu:

- Talha'nın (Güneş) sizinle çalıştığını söylüyorsun, ama yakalandığın zaman işsiz olduğunu söylüyorsun. Buna inanalım mı?
- Trikoculuk yapıyorsun, doğru mu?
- Yakup Şahin'in 'Ancak izinli olanlar girebilir' dediği adrese seni de görmüş. 9 Ekim'de sen diğer sanıklarla orada kesişiyorsun. Daha sonra Halil İbrahim Durgun'un aracıyla canlı bombalar yola çıkıyor. Ertesi gün patlama oluyor ve siz bir kaç gün sonra alelacele orayı terk ediyorsunuz. Tesadüf mü?
- Siyasi parti üyeliğin var mı?
- Derneklerden eğitim aldın mı?
- Suriye'ye yasal yollardan mı gittin?
- Yunus Durmaz ne zaman öldü?
- Yunus Durmaz'ın ölümünden 3,5 ay sonra kolileri açmak aklına gelmedi mi?
- 10 Ekim Katliamı'ndan ne zaman haberdar oldun?
- Canlı bombaları Alyaz'da mı giydirdin?
- Yunus Alagöz'le tanıştın mı?
- Suriyeli bombacıyı tanıyor musun?
- Canlı bomba yeleklerini, mesleğin ve senin evinde bulunmuş olması itibariyle, sen diktin değil mi?

Müşteki Avukatı Özcan Karakoç da, Sanık Demir'e çapraz sorgu yaptı:

- Müslüman inancına göre Kuran olduğunu söylediğin koli yere konulmaz, yüksekte olmalı, biliyor muydun?
- Örgütsel tutum gereği söylediğin ‘Cevap vermek istemiyorum’ tutumunu ne kadar sürdürmeyi düşünüyorsun?

SANIK DEMİR’E HAKARET VE TEHDİTTEN SUÇ DUYURUSU, HATİCE AKALTIN’A YAKALAMA KARARI

Savcı, Sanık Abdülmubtalip Demir'in hakaret ve tehditleri için suç duyurusunda bulundu. Kendisine “Bu özgüvenin nereden geliyor?” sorusu yöneltilen Demir, “Çok üzerime geldiler, dayanamadım” yanıtını verdi. Sorulara alınan yanıtlar üzerine savcı, Abdülmubtalip Demir için hakaret ve tehditten suç duyurusunda bulundu.

Ardından söz alan müşteki avukatı Özcan Karakoç, Talha Güneş ve Abdülmubtalip Demir'in savunmalarını okuduğu kağıtlara el konulmasını talep etti. Kağıtlar mahkeme heyetine teslim edildi.

Av. Karakoç, günün ilk bölümünde tutuklanan Esin Altıntuğ'un tutukluluk talebi üzerine Hatice Akaltın'ı aradığını söyleyerek yakalama kararı istedi. Savcı da Hatice Akaltın için yakalama talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, talepleri değerlendirerek; Hatice Akaltın için savunmadan kaçma şüphesi bulunduğu için yakalama kararına çıkarılmasına karar verdi.

DURUŞMA YARIN SAAT 10.00’A ERTELENDİ

Mahkeme Başkanı ayrıca, aileleri ve avukatları tehdit eden hakaretlerde bulunan Sanık Abdülmubtalip Demir için suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Kararın ardından duruşma sona erdi. Duruşmaya yarın saat 10.00'da müşteki ifadeleriyle devam edilecek. (Ankara/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Şubat 2017 20:32
www.evrensel.net