Varlık Fonu özeti: Ulvi sunum acı sonuç

Varlık Fonu özeti: Ulvi sunum acı sonuç

Pek çok kamu kurumunun Varlık Fonu'na devredilmesini Bülent Falakaoğlu yazdı.

Bülent FALAKAOĞLU

Kamunun (hepimizin sayılır) neredeyse neyi var neyi yok hepsi Varlık Fonu’na devredildi. Ziraat Bankasından BOTAŞ’a, PTT’den THY’deki kamu hisselerine... Özelleştirmesi gündemde olan Eti Maden’den Çaykur’a...

Hepsi ama hepsi Fona aktarıldı.

Nedir bu Varlık Fonu?

Tanımının ne olduğu dünyadaki örneklerinin ne olduğunun pek bir önemi yok aslında. Çünkü ülkemizde iktidar, Fonun niçin kurulduğunu ve ne işe yaracağını iki maddede basitçe  özetliyor.

Bir. Otoyol, havalimanı, nükleer santral gibi büyük altyapı ve enerji projelerini finanse edebilmek için 200 milyar dolarlık bir havuz oluşturmak.

İki. Piyasalardaki dalgalanmayı ve spekülasyonları kıracak bir tampon oluşturmak.

Hükümet, Fonun ne işe yaracağına dair de şunları söylüyor: Fon Türkiye’nin tasarruflarına katkı yapacak. Kamusal altyapı yatırımları için bütçe dışında kaynak oluşturarak bütçeye katkıda bulanacak. Bu model menkul kıymetleştirilerek (Fon hisseleri satılarak) sürekli gelir getirecek.

Oldukça ulvi gözüküyor. Tasarrufu ve dolayısıyla kaynak sıkıntısı olan Türkiye’de yatırımlar için kaynak oluşturacak. Küresel finanssal saldırılara (Finanssal terörizme) karşı da kalkan olacak.

Bunlara bakıp, ‘Daha ne olsun büyük nimet’ dememek elde değil!

AÇIKLANANIN ÖTESİNDE...

Hükümetin ulvi açıklamalarından biraz uzaklaşıp işin derinine inince iş değişiyor.

Derinleşmeye ‘Bu fonun kaynağı ne olacak?’ sorusundan başlayalım.

Varlık Fonu’nun geliri genellikle bütçe fazlalarından oluşur.

Petrolü, değerli madenleri, gelir fazlası, ihracat geliri olmayan Türkiye’de Varlık Fonu’nun kaynağı ne olacak? Varlık fonları olan ülkeler, bizim gibi yüz milyarlarca dolar borcu, cari açığı olan ekonomiler değil, nakit fazlası olan ülkeler.

Türkiye'de varlık mı var ki fon olsun?

Hükümetin cevabı şöyle: Bırakın ezber konuşmayı, diğer ülkelerde öyle olabilir. Biz bağımsızlığımız için bu fonu kuracağız!

Kuracaksınız tamam da kaynağınız ne olacak?

Kaynak hazır: Özelleştirme geliri, İşsizlik Sigortası Fonu vs.

Ülke emekçilerinin birikimleri kamu kuruluşları, milyonlarca işsizin faydalanamadığı İşsizlik Sigortası Fonu, kaynak mıdır yoksa yağma mı?

Ülkenin geleceği için varsın el konulsun, varsın yağmalansın!

Böyle düşünülebilir. Ama sorun tam da bu noktada. Ülkenin geleceği acaba aydınlatılıyor mu yoksa ipotek altına mı alınıyor?

BİR PARALEL BÜTÇE!

Kamu kurumlarının gelirleri zaten devletin. Bu gelirleri Fona aktarmak bütçenin kaynağını azaltıp Fona kaynak yaratmak demek.
İyi de bu işlem, devletin bir cebinden alıp diğerine koyması anlamına gelmiyor mu?

Hayır gelmiyor.

Şöyle ki...

Hükümet daha önce yaptığı düzenlemelerle... İstenen her tür kamu varlığının Fona devretmeyi garanti altına aldığı gibi Fonu, Sayıştay denetimi dışında bıraktı.

Neden?

Çünkü istediğin yatırıma keyfi kaynak aktarmak, istediğin kağıdı çıkarıp alıp satmak (finanssal işlemler) bütçe kısıtlamaları ve parlamentonun denetimi altında o kadar kolay değil de ondan.

Bu nedenle hükümet tamamen kendi inisiyatifinde paralel bir bütçe oluşturuyor.

Amaç şu...

Hükümet üçüncü köprü, üçüncü havaalanı, oto yollar, tüneller gibi mega projelerde şirketlerin borcuna kefil oldu. Üstelik verdiği başka garantileri de hazineden finanse ediyor, sürekli zarar yazıyor. Projelere kredi veren bankalar zora giriyor.

Kredi derecelendirme kuruluşları, “Devletin gizli borcu çok büyüdü” deyip ülke ekonomisine sürekli kırık not veriyor.

Üstelik yeni projeler gündemde nükleer santral, Kanal İstanbul, Çanakkale Boğazı’na köprü vs. kaynak lazım.

Böylesi bir durumda çiftlik gibi kullanılacak bir Fon elzem oluyor elbet de.

Lütuf gibi sunulan Yap-İşlet-Devret modelli projeleri yapan müteahhitlerin mali sıkıntısı çözülecek.

Yeni projeler Fondan halledilecek peki hayırlı mı olacak?

ÖNCEKİLERE BAK VE ANLA...

Bazı sonuçları hatırlamakta fayda var.

Üçüncü köprü işe yaramadı.. İstanbul’un trafiğine çare olmadı..

Osmangazi Köprüsü tam fiyasko.. Devlet yapımcı firmaya araç başına 35 dolardan 40 bin araç garanti etti.

Pahalı yolu kimse kullanmıyor parayı hep birlikte halk ödüyor.

İstanbul’a üçüncü havaalanı astarı yüzünden pahalıya patlıyor. Gerekliliği tartışılıyor.

İzmir için o kadar yol yapıldı şimdi Çanakkale’ye köprü yapılıyor niye? Kim geçecek. Geçerse önceki yollar ne olacak. O yollardan geçen araç azalınca şirketlere ödenen fatura kabarmayacak mı?

Çevresel etkileri de cabası!

Çevreye ekonomiye zararlı projeler hayata geçiyor. Devlet borcu üstleniyor. Geleceğimizi ipotek altına alıyor.

Bir dönem yolla, köprüyle, AVM’yle, betonla, inşaatla ekonomi ayakta tutuldu lakin işin sonuna gelindi. Şimdi hükümet Fon üzerinden o modele  can vermek istiyor. 

Can verilen tüketim ekonomisi hepimizi kemiriyor.

Çevre de birikim de yağmalanıyor. 

TOKİ’yi düşünün. Denetimsiz bırakıldı, hesapsız kitapsız tek düze evler yaptı. Kamusal alanları ve binaları ranta çevirdi. Şimdi cumhurbaşkanı isyan ediyor: Olmadı rant var, yağma var!

GELECEĞE İPOTEK

Para getirebilecek her şey “Varlık Fonu” çuvalına dolduruldu, yakında satışa çıkarılacak. 

“Arz güvenliğini sağlamak”, “Dışa bağımlılığını azaltmak”, “Teknolojik dönüşümünü sağlamak” gibi “milli değerler” gerekçesiyle Bakanlar Kurulu kararıyla istenen yer;  kıyı, orman, yayla kısacası doğamız Fona verilebilecek.

Bu süreç Bodrum, Selçuk, Kemer ve Kuşadası gibi hazine arazilerinin Fona devriyle başladı bile.

Yakında el konulan şirketler de muhtemelen TMSF’den Fona aktarılacak...

Bu el koyma süreciyle yandaş sermaye palazlanacak. Çevremiz tahrip olacak, ülke kaynakları yağmalanacak. Hiç kimse yanlışın hesabını vermeyecek. 

Gelirinin bir kısmı Fona devredilecek olan Hazinenin ihtiyaç duyduğu kaynak için yeni vergiler salınacak vatandaşın cebine el atılacak. 
Emekçinin alın terine el konulacak. 

Yapılması gereken döviz bağımlılığını artıran, çevre düşmanı projelere ülke kaynaklarını yağmalatmak değil ülkenin birikimlerini ülke haklarının yararına değerlendirmektir.

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Şubat 2017 14:24
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.