Sincanlı kadınların ‘evet’ gerekçeleri

Sincanlı kadınların ‘evet’ gerekçeleri

Sincan'da yaşayan kadınlar referandumu nasıl ele alıyor; neden 'evet' ya da neden 'hayır' diyor.

Hafize BULUT

Sizlere Sincan’da  kadınların referandumu nasıl ele aldığını, ne sebeple ‘evet’ veya ‘hayır’ demeyi düşündüklerini aktarmaya çalışacağım.

AKP’ye oy vermiş olan kadınların ‘evet’ demeyi düşünmelerinin ilk ve önemli sebebi “muhafazakar yaşam tarzının tehlikeye gireceğini” düşünmeleri. Bu düşünce kadınlara öğretiliyor çok uzun zamandır. Beyaz TV ve TRT kanallarında “İşte Diktatörlük” diye bir belgesel yayınlanıyor. Belgeselde öne çıkanlar ise Merve Kavakçı’nın Meclisten atılması, türbanlı kadınların yaka paça okullardan çıkarılması vb. görüntüler. Bunlar AKP’li kadınların korkulu rüyası. Bu belgeseli iktidara geldiğinden beri AKP’ye oy vermiş bir kadınla izlediğimde, “İşte bu günlere geri mi dönelim?” diye sordu.

‘Evet’in sebeplerinden biri de AKP’nin “güçlü Türkiye”, “millet iradesi” kavramlarını çok iyi kullanması. “Başkanlık sistemiyle artık Türkiye de çift başlılık olmayacak, düşmanlarımızla daha kararlı mücadele edeceğiz. Bundan sonra meclisi de Cumhurbaşkanını da halk seçecek. Yok öyle Meclise girip terör örgütlerini beslemek” diyen kadınların sayısı azımsanmayacak kadar fazla.

‘ZAMAN KAYBETMEYECEĞİZ’

6 yıldır Sincan’da yaşayan Ayşe, Sincan Organize’de bir fabrikada işçi olarak çalışıyor. Son seçimlerde MHP’ye oy vermiş, öncesinde hep AKP’ye. Başkanlık konusunda kafası hayli karışık. Fabrikada bazı arkadaşlarının “Başkanlık bir şeyi değiştirmeyecek, adam zaten başkan gibi. Bunu yasalaştıracak hepsi bu” diyorlarmış. Bazıları da kesinlikle ‘evet’çi. “Yeter artık, bu ülkenin FETÖ’den, PKK’dan, DAEŞ’ten çektikleri, başkanlık gelirse artık bunlarla mücadele etmek için Meclisin onayına gerek kalmayacak, zaman kaybı olmayacak” şeklinde konuştğunu aktarıyor.

Meryem 10 yılı aşkındır Sincan’da yaşıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmelettin İhsanoğlu’na, genel seçimlerde AKP’ye oy vermiş. Referandum konusunda onun da kafası karışık. AKP Kadın Kollarından komşularına gelenler olmuş. Maddeleri tek tek anlatmışlar. “Keşke ben de orada olsaydım. Valla kafamız karışıyor, anlamıyoruz doğru düzgün. Okuyup anlamak istiyorum. Ben ona göre oy vereceğim” diyor.  AKP’lilerin evine ziyaret ettiği komşusu, biz sohbet ederken, “Sen her söylenene kulak asma Meryem. ‘Evet’ de. Ülkemizin güçlenmesini istemeyenler var. Bak işte başımızdaki belaları görmüyor musun? PKK’ya bak! Erdoğan hepsini içeri tıkacak, ama elinde yetkisi yok” diyor. O böyle deyince Meryem de biraz ikna olur gibi oluyor.

‘AKP DE DÖRT DÖRTLÜK DEĞİL AMA...’

Bir de Tayyip Erdoğan’dan sonrasını düşünen kadınlar var. “Evet veririz ama yarın bir gün Erdoğan gidince ne olacak, ben onu düşünüyorum” diyorlar.

Bazılarında da ekonomik kaygılar ön planda. Bana “Sen gençsin hatırlamazsın, bu ülke neler gördü” diyorlar. Krizler, ekmek ve hastane kuyrukları... “Tamam, AKP de dört dörtlük değil ama, evimize ekmek götürüyoruz çok şükür. Koalisyonlar bankalar batırdı, hepsini hortumladılar. Şimdi böyle bir şey olamaz” diye düşünüyorlar.

Sincan’da kadınlarla biraz daha fazla konuşmak, tartışmak gerekiyor. Çünkü gerçekten tam olarak ne olduğunu bilmiyorlar, ama tartışmaya da açıklar.

 

FETÖ OPERASYONLARI MAĞDURLARI TEPKİLİ

15 Temmuz darbe girişiminin ardında yaşananlar, açığa almalar, OHAL süreci AKP’li kadınların kafasında da soru işaretleri bıraktı. Binlerce insan görevden alındı ve bunların içinde FETÖ ile alakasının olmadığını söyleyen kadınların çoğunluğu referandumda ‘hayır’ diyecek. Mesela annem ve arkadaşlarıyla sohbet ettiğimde “FETÖ bahanesiyle suçsuz insanları da işinden etti. Çok insanın canını yaktı. Ben asla ‘evet’ demem”  diyen kadınlar vardı. Hatta biri  “Erdoğan imparatorluğunu ilan edecek, ‘evet’ denir mi, sen de deme kızım” diye beni de ikna etmeye çalıştı.

 

 

www.evrensel.net