Bizi bu hale kim getirdi?

Bizi bu hale kim getirdi?

Esenyurt 'tan Dilan Demir Her geçen gün artan şiddet ortamına dair düşüncelerini yazdı.

Dilan DEMİR

Esenyurt / İSTANBUL

Her geçen gün artan bu şiddet ortamında bir kadın olarak yaşamak gittikçe zorlaşıyor. Fabrikada, işyerinde, evde, sokakta, parkta, toplu taşıma araçlarında, yaşama dair her alanda sindirilmeye çalışılıyor, hor görülüyor, psikolojik ve fiziksel şiddete, baskıya maruz kalıyoruz. Her fırsatta bize kadın olmanın ‘itaatkarlık’ gerektirdiği dayatılıyor, sesimiz kısılmaya çalışılıyor. Akıl süzgeci olmayan birçok gerici zihniyetli erkek din ve devlet adamlarının kadınlar üzerinde uyguladığı baskı ve köleleştirme politikalarını fırsat bilerek, başta kendi eşi, kızı, kız kardeşi, annesi vs. olmak üzere sokakta gördüğü herhangi bir kadının bile üzerinde egemenlik kurmaya çalışıyor, yaşam alanlarımızı baskı ve şiddetle daraltmaya çalışıyorlar.

Ülkede erkek egemenlik zirveye tırmanıyorken, kadına yönelik şiddet her geçen gün artıyorken, devletin izlediği kadın politikasını da göz önünde bulundurursak bunlar daha iyi günlerimiz gibi görünüyor. Bugün ‘devlet büyüklerinin’ bize, kendi şahsi fikirleriymiş gibi dayatmaya çalıştıkları yakın gelecekte ülkede zorunlu hale getirilecek ve şu an gördüğümüz baskı ve şiddetin kat kat fazlasına maruz kalacağız. Kadınlar İslamiyet’in şartlarına, İslamiyet’i kafasına göre şekillendiren din ve devlet adamlarının ağızlarından çıkacak her söze harfiyen uymak zorunda bırakılacak.

Maalesef erkek olarak dünyaya gelenlerin şanslı sayılabileceği bir ülke haline geldik.

Peki, bizi hale kimler getirdi?

Bizi bu hale “kadının sokakta kahkaha atarak gülmesi iffetsizliktir” diyenler getirdi, “Çalışan kadın yarım annedir” diyenler, “Benim başörtülü bacılarım…” diye söze başlayanlar getirdi. Bizi bu hale gerici zihniyetiyle erkekliğini bir üstünlük olarak görenler, şort giydiği için kadın tekmeleyenler, boşanmak istedi diye karısını öldürenler, bir kadın gördüğünde aç gözlerini üzerine dikenler, bu sapıklara ceza vermeyerek bu tarz saldırıların, tecavüzlerin önünü kesmeyen buna daha çok zemin hazırlayan yasalar getirdi.

Eğer bu gidişata dur diyemez ve laikliğin, özgürlüğün, başkanlık sistemi için “Hayır”ın sesini yükseltemezsek bundan yine en zararlı çıkacak olan biz kadınlar ve çocuklarımız olacak. Hızla bataklığa, karanlığa, gericiliğe sürüklenen ülkemiz ve geleceğimiz için, kadınlara ve çocuklara uygulanan her türlü baskı ve şiddeti bertaraf etmek için başkanlık sistemine ‘hayır’ demeli, mücadelenin ön saflarında yer almalıyız. Eşit, özgür ve adaletli bir Türkiye için, demokrasi için, barış için, laiklik için, insanca yaşamak ve insanca çalışmak için HAYIR!

www.evrensel.net
ETİKETLER mektupekmek ve gül