‘Telefonla ne sağlık hizmeti verilir, ne yoğunluk azalır’

‘Telefonla ne sağlık hizmeti verilir, ne yoğunluk azalır’

Sağlık Bakanı Recep Akdağ ‘Alo Aile Hekimi’ hattı kuracaklarını açıkladı. İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Samet Mengüç uygulamaya tepki gösterdi.

Eylem NAZLIER
İstanbul

İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Op. Dr. Samet Mengüç  “Alo Aile Hekimi” uygulamasına tepki gösterdi.  Mengüç,  “Telefonla ne sağlık hizmeti verilebilir ne yoğunluk azaltılır ne de toplumun psikolojisi düzelir” yorumunu yaptı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kış aylarında acillerde artan yoğunluğu azaltmak için “Alo Aile Hekimi” hattı kuracaklarını açıkladı. Bakan Akdağ, hastaların önce hekime telefonda danışacaklarını sonra gerekirse acile gideceklerini belirtti. Uygulamanın 2017’nin ilk 6 ayı içerisinde hayata geçirilmesinin planladığını söyleyen Akdağ, bu uygulamanın teşhis ve tedavi için kullanılmayacağını, hastaların yönlendirilmesi ve psikolojik olarak rahatlamalarının amaçlandığını ifade etti.

‘SAĞLIK HİZMETİ ALMAK CİDDİ BİR İŞTİR’

Ancak İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Op. Dr. Samet Mengüç, Akdağ’ın bu açıklamalarına katılmıyor. Evrensel’e konuşan Mengüç, “Hiçbir çalışma yürütmeden, etkinliği, niteliği, uygulanabilirliği araştırılmadan Bakan Recep Akdağ’ın böyle bir açıklama yapmasını hayretler içerisinde karşıladığımızı öncelikle belirtmek isterim” diye konuştu.  Sağlık Hizmeti vermenin ciddi bir iş olduğunu belirten Mengüç, “Sağlık hizmeti almakta ciddi bir iştir, ciddiyet ister, bilimsellik ister, nitelik ister, sorumluluk ve yetkinlik ister. Aile hekimliğinin öncelikli görevi önleyici ve koruyucu sağlık hizmeti sunmaktır. Ve bu hizmetini sunarken, birey ve toplum sağlığını önceleyen bilimsel nitelikli bir şekilde sunma görev ve sorumluluğunu taşımaktır” dedi.

Bakan Akdağ’ın uygulamanın vatandaşı psikolojik yönden rahatlatacağı açıklaması için, “Bu amaç peşinen vatandaşta artan bir psikolojik rahatsızlığın itirafıdır” yorumunu yapan Mengüç, burada asıl sorunun vatandaşın psikolojisinin bozulma gerekçeleri olduğuna dikkat çekti.

Halkın psikolojisinin bozulmasının nedeninin son 14 -15 yıldır ‘sağlıkta dönüşüm programı’ adı altında yürütülen sağlık politikaları olduğunu ifade eden Mengüç, “Yani serbest piyasanın acımasız koşullarına terk edilen birey ve toplum sağlığı, alınıp satılabilen bir metaya dönüştürülen sağlık hizmetleridir. Kışkırtılmış sağlık hizmet talepleri toplumda güvenilmeyen sağlık hizmet sunumu asıl sorunlardır” dedi.

Bu nedenle öncelikli olarak bu gerekçelerin ortadan kaldırılması gerektiğini kaydeden Mengüç, “Bunları ortadan kaldırmadan, palyatif yaklaşımlarla günü kurtarmaya yönelik yaklaşımlar, popülist ve siyasi kaygılarla yapılacak her uygulama toplum sağlığını daha da kötüleştirmektedir. Yapılması gereken birinci basamak sağlık hizmetlerini bir bütün olarak ele almak ve mevcut uygulamaları gözden geçirmektir, köklü, kalıcı ve süreklilik arz eden politikaları yaşama geçirmektir. Birey ve toplum sağlığını, koruyucu, önleyici ve bilimsel-nitelikli hizmet anlayışıyla sağlamak mümkündür” diye devam etti.

www.evrensel.net