Fabrikanın gündemi referandum

Fabrikanın gündemi referandum

Fabrikada gündemin referandum olduğunu belirten metal işçisi: Bize faydası olan bir tek yasa var mı? Bizim cevabımız ‘Hayır’. Peki sizin cevabınız ne?

Metal İşçisi
Esenyurt/İstanbul

Merhabalar. Metal fabrikasında çalışan bir işçi olarak bu mektubu yazıyorum. Ülke olarak çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Hepimizin bildiği üzere Türkiye nisan ayında referanduma gidecek. AKP bu süreçte Devlet Bahçeli ve partisi MHP “evet” kampanyası  yürütüyor. Diğer tarafta ise tek adam diktasına karşı, mevcut parlamenter sistemin daha da geliştirilerek, temel hak ve özgürlüklerin, düşünce ve ifade özgürlüğünün olması için “hayır” diyenler bulunuyor. Her seçimde olduğu gibi bu referandum sonuçlarında belirleyici güç yine biz işçiler ve emekçiler olacağız. Yapılan anket ve araştırmalarda görüldüğü kadarıyla AKP ve MHP tabanında da referandumda “hayır” diyecek olan ve hâlâ kararsız olan ciddi bir kitle var. 

NE DEĞİŞTİ DE MECLİSTEN GEÇMESİNE İZİN VERDİ!

Çalıştığımız fabrikada da referandum süreci biz işçilerin en yoğun tartışma gündemini oluşturuyor. Siyasi görüşünü MHP olarak ifade eden bir arkadaşımız, Bahçeli’nin başkanlık anayasası sürecinde yanlış bir karar aldığını düşünüyor. Nedenini ise şöyle anlattı: “Devlet Bahçeli daha önce başkanlık sisteminin her türlüsüne karşı olduğunu söylemişti. Şimdi ne değişti de hem yeni anayasa paketinin Meclisten geçmesine izin veriyor, hem de referandumda parti olarak ‘evet’ diyeceklerini söylüyor. Ben referandumda ‘hayır’ oyu kullanacağım. Eğer referandumda ‘evet’ çıkarsa Meclis fiili olarak ortadan kalkmış olacak. Bütün yetkiler Erdoğan’ın elinde toplanacak. Ülkemiz şu anki durumdan daha geriye düşecek. O yüzden ‘hayır’ oyu kullanacağım.”

ASGARİ ÜCRETTE SONUÇ FARKLI

AKP’li bir işçi arkadaşımız ise referandum da ‘evet’ diyeceğini söyledi. Bu kararının nedenini de, “Erdoğan’ın imanlı biri olması, o yüzden onu sevmesi” olarak açıklıyor. Konuyu birebir referandum tartışmasından çıkardığımızda ise farklı bir sonuca vardık. “Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musun?” diye sorduğumda; “Hayır, tabi ki yeterli bulmuyorum. Nasıl memnun olayım. 104 lira zam yapmışlar. Ama yediğimiz, içtiğimiz her şey de zamlandı. Elektriğe, doğal gaza her şeye zam geldi. Dalga geçiyorlar resmen bizle” dedi. Dolar ve avrodaki rekor yükseliş hakkında ne düşündüğünü sorduğumuzda ise şunları söyledi: “Darbe girişiminden bu yana bir ekonomik kriz var. Bir de bu başkanlık meselesi tartışılmaya başlandığından beri dolar ve avro da yükseliyor. Anlamıyorum ne iştir.” Hükümetin Suriye politikası ve ülkede patlayan bombalar hakkında ne düşündüğünü sorduğumda ise “Bence Suriye’ye hiç girmeyecektik. Her gün yeni şehit haberleri alıyoruz. Askerlerimiz orada şehit oluyor. Suriye’den kaçanların sınırlarımızda geçişlerinde de doğru dürüst kontrol yok. Suriyelilerle birlikte teröristler de çok rahat girebiliyor ülkemize. Her yerde bombalar patlıyor sonra. Artık evden çıkmaya korkar hale geldik” dedi. 

ÜLKE SORUNLARINI KONUŞUNCA ‘HAYIR’ DEDİ

Bunun gibi ülkedeki bir çok sorunu konuştuğumuz işçi arkadaşımız, sohbetin sonunda referandumda ne yapacağını yeniden sorduğumuzda, ‘hayır’ demenin daha doğru olacağını söyledi bu kez. 

Bu referandumda ilk kez oy kullanacak genç bir işçi arkadaşımız ise, kendine soruyu “Neden ‘evet’ demeliyim?’ diye sorduğunu, ama ‘evet’ oyu kullanması için hiç bir gerekçe bulamadığını anlattı. ‘Hayır’ demesi için bir çok nedeni olduğunu söyleyen bu genç arkadaşımız, “Babam eskiden sadece kendisi çalışarak geçinebildiğimizi söylüyor. Şimdi annem, babam, ablam ve ben çalışıyoruz ama yine de geçinemiyoruz. Ben liseden sonra okulu bırakmak zorunda kaldım. Üniversiteye gitmek istedim ama durumumuz iyi olmadığı için gidemedim. Hayatımın üçte biri okumakla geçti, üçte ikisi de çalışmakla geçecek. Böyle çalıştığım sürece de kendime vakit ayıramayacağım. Ailemle birlikte güzel vakit geçirmek istiyorum. Ama işten çıktığımda yorgunluktan dolayı eve gidip direk yatıyorum. Bir şeylerin değişebileceğine dair çok umudum yok. Ama ilk oyumu da kullanmak istiyorum. Ve referandumda da ‘hayır’ oyu vereceğim” diye konuştu.

‘SİZ KOYUNSUNUZ’ SÖYLEMİ ‘EVET’E YAKLAŞTIRIYOR

İşçiler arasında tartışmanın en şiddetlendiği anlar ise, referandumda ‘evet’ oyu vereceğini söyleyen AKP’li işçilere, CHP’li işçilerin; “Siz koyunsunuz. Böyle yaşamayı hak ediyorsunuz” türünden cümleler sarf ettikleri zamanlar. Bu tarz yaklaşımlar karşısında AKP’li işçi arkadaşlarımız da Erdoğan’ı ve AKP Hükümetini daha da savunma yoluna giriyorlar. Bizler işçi arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetlerden edindiğimiz tecrübeyle görüyoruz ki meseleyi birebir partiler ve kişiler üzerinden tartışmadığımızda, kendi ortak sorunlarımız etrafında tartıştığımızda AKP’li veya MHP’li bir işçi arkadaşımızın da gerçekleri görmesini sağlayabiliyoruz. Diğer türlü yaklaşımlar biz işçileri kendi içimizde bölmekten, ayrıştırmaktan başka bir işe yaramıyor. 

Bu da mevcut iktidarın işine yarıyor. En başta da bizim emeğimiz üzerinden milyonlarca lira kazanan ama bizlere ise sefaleti hak gören patronların, bir araya gelmemizden ve mücadele etmemizden korktukları için onların işine yarıyor. O yüzden biz işçiler bu referandum sürecinde A partisi B partisi üzerinden değil, kendi ortak taleplerimiz üzerinden buluşmalıyız. 

Başta “kölelik yasası” dediğimiz kiralık işçi yasası ve emeğimizin sömürülmesine yönelik saldırıları içeren yasaların ortadan kaldırılmasını ve insanca yaşayacağımız bir ücret istiyoruz. Sebebi olmadığımız krizin yükünü çekmek istemiyoruz. İşçi arkadaşlarımıza tüm samimiyetimizle soruyoruz bu anayasa değişiklinde bizlerin faydasına olan bir tane yasa var mı? Bizim cevabımız ‘Hayır’. Peki sizin cevabınız ne?

www.evrensel.net