Isparta gülünü koklamadan ölmeyin!

Isparta gülünü koklamadan ölmeyin!

Dünyanın en önemli gül üretim merkezi olan Isparta’da gül hasadı başladı. Bugünlerde gül bahçelerinin ziyaretçileri de eksik olmuyor. Benzersiz kokusunu, güneşin ilk ışıklarıyla çiy düşme zamanı toplanmasına borçlu olan altından daha değerli Isparta gülünü koklamak için zamanı ert

Yusuf Yavuz

GÖÇLE GELEN GÜL FİDANLARI

1870’li yıllarda Bulgaristan’dan Anadolu’ya göç eden göçmenlerin bir kısmı da Isparta il merkezine, bugün Gülcü ve Emre Mahalleleri olarak anılan bölgelere yerleştirildi. Beraberinde getirdikleri yağ gülü, Isparta’nın toprağını ve havasını öylesine sevmişti ki, ilerleyen yıllarda literatürde (rose damascena) olarak anılan bu değerli çiçeğin dünyadaki en önemli üretim merkezi bu topraklar oldu...
Göçmenlerinin yetiştirdiği yüksek aromalı güller, birkaç yıl sonra 1892 yılında Müftüzade İsmail Efendi tarafından gül yağına dönüşecekti. Ardından “köy tipi” denilen üretim biçimi hızla yaygınlaşacak, gül fidanları da kentin bahçelerinden yakın ilçe ve köylere yayılacaktı…

OSMANLI’NIN SON GÜNLERİNDE GÜL ÜRETİMİ

Isparta gülünün kalitesi ve yüksek aroması, 1900’lü yılların başında Fransız şirketlerinin dikkatini çekmekte gecikmez. Ancak o yıllarda Osmanlı’nın ekonomik olarak teslimiyet içinde oluşu kentteki gülcülüğün gelişimini engelleyecek boyuta ulaşır. Osmanlı Meclisi Mebusanında Isparta Milletvekilliği yapan yerel tarihçi Böcüzade Süleyman Sami, 1910 yılında Maliye Nezaretine verdiği önergeyle Bulgaristan gülerinden gümrük vergisi alınmasını talep eder. Çünkü o yıllarda Isparta gülyağından yüksek gümrük vergisi alınırken Bulgaristan gülyağlarından hiç gümrük vergisi alınmaması Fransız tüccarlara karşı Ispartalı üreticileri zor durumda bırakıyordu. Böcüzade’nin önergesine verilen 22 Aralık 1910 tarihli yanıtta, “Bundan böyle Osmanlı gümrüklerinde Bulgaristan gülyağlarından yüzde 10 gümrük alınacağı, Osmanlı gülyağlarının da Bulgaristan’da aynı oranda gümrüğe tabi tutulacağını ve gülyağı çıkartmak için Ziraat ve Orman Nezaretince yeni imbikler yaptırılarak gelecek yıl gönderileceği” bildirildiğini aktarıyor.

ATATÜRK’ÜN GÜLYAĞI TALİMATI

Cumhuriyetle birlikte sanayi üretimi çabalarından Isparta gülü de nasibini alır. 6 Mart 1930’da Isparta’yı ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk’ün gülyağı üretimi konusunda verdiği talimatların ardından 1935 yılında ilk modern gülyağı fabrikası hizmete girer.

ÜRETİMİN ‘GÜLBİRLİĞİ’ ISPARTA’YI DÜNYANIN GÜL MERKEZİ YAPTI

Türkiye’nin köklü üretici birliklerinden biri olan ve bugün 8 bin üretici ortağı bulunan Gülbirlik’in, 1958 yılında İslamköy’de bir gülyağı fabrikası kurmasıyla başlayan hızlı gelişme bugün büyüklü küçüklü toplam 15 gülyağı fabrikasına ulaşır. Isparta’da Dünya aromatik gül üretiminin yüzde 65’i gerçekleşiyor.

SABAHIN İLK IŞIKLARIYLA BAŞLAYAN SERÜVEN

“Gülün başkentinde bu nadide çiçeğin hasadı nasıl yapılıyor?” diye merak edenler varsa bilmeyenler için kısaca değinelim. Çünkü benzersiz kokusuyla insanı mest eden Isparta gülünün en büyük sırrı toplanmasında yatıyor. Gece yarısı başlayan bu zahmetli yolculuk, sabahın ilk ışıklarıyla sona eriyor. Çünkü Isparta gülü sabahın çiy damlalarıyla birlikte üzerine düşen ilk güneş ışıklarıyla en yüksek aroma seviyesine ulaşıyor. Bu nedenle sabaha karşı 4 ila 5 arası yollara düşen üreticiler, saat en geç 9-10’a kadar topladıkları gülleri keten çuvallara doldurup alım merkezlerine teslim ediyor. Buradan hızla fabrikalara gönderilen gül çiçekleri aromasını yitirmeden işleniyor.

‘PARFÜM VADİSİ’ OLMA YOLUNDAKİ BÖLGE

Isparta’nın kent merkezindeki birçok gül bahçesi bugün betonlaşmaya yenilse de, yakın ilçe ve köylerde gülcülük hâlâ yoğun biçimde devam ediyor. Ancak kentin en önemli gül üretimi merkezleri, Senir, Güneykent, Kılıç gibi beldeler sayılabilir. Keçiborlu’nun Kuyucak köyü de son yıllarda gül üretiminin yanında giriştiği lavanta üretimiyle de sessiz sedasız bölgeyi parfüm vadisi haline getirmeye hazırlanırken Yukarı Köprüçay Havzası’nın Ayvalıpınar ve Kesme gibi beldeleri de gül üretimine başlamış. Geçmişte mevsimlik gül toplamak amacıyla diğer köylere giden bölge insanı artık kendi gülünü yetiştiriyor. Öyle ki Kesme’de iki adet yağ fabrikası bile kurulmuş. Gülün yanında bölgede yetişen diğer aromatik bitkilerden de yağ elde ediliyor. (HABER MERKEZİ)

Kaynakça: Isparta Valiliği, www. isparta.gov.tr
Böcüzade Süleyman Sami, Kuruluşundan Bugüne Kadar Isparta Tarihi
(Serenler Yayını-1983)

www.evrensel.net