Son gazeteci çıkana kadar takipçileriyiz!

Son gazeteci çıkana kadar takipçileriyiz!

Cezaevindeki 102 gazeteci için Çağlayan Adalet Sarayı önünde yapılan “Tanıklık Günleri” devam ediyor. Gazetecilere Özgürlük Platformu (GÖP) öncülüğünde bugün  yapılan eylemde  Gazetemiz Muhabiri Hüseyin Deniz, Azadiya Welat Gazetesi Mersin Temsilcisi Abdulcebbar Karabeğ, Dicle Haber Ajan

Ruken Tuncel / Abdurrahman Döner

Açılış konuşmasını yapan TGC Ankara Genel Sekreteri Ümit Gürtuna,   gazeteciler açısından sivil iktidarın, sıkı yönetim dönemini dahi  aratır yönde olduğunu söyledi.

12 Martta Çetin Altan’ın da aralarında bulunduğu 3 gazetecinin cezaevinde olduğunu hatırlatan Gürtuna şöyle devam etti: “Biz uluslararası kampanyalarla meslektaşlarımızı cezaevinden çıkardık. Fakat bugün sivil rejimde meslektaşlarımızı çıkarmayı bırakın gün geçtikçe daha fazla gazeteci tutuklanıyor.”

SAMİ EVREN TANIKLIK YAPTI

Özgür Gündem Gazetesi Eski Editörü ve Evrensel Gazetesi Muhabiri Hüseyin Deniz’e tanıklık eden, KESK Eski Genel Başkanı Sami Evren,  Hüseyin Deniz’in gazeteciliğini şöyle anlattı: “ Hüseyin’i on yıldır tanıyorum. O muhalif bir gazeteciydi. Onu hep fotoğraf makinesi ve kalemiyle hatırlıyorum. Özgür Gündem’de başladığı ve Evrensel’de devam ettiği gazeteciliği sistemi hep rahatsız etti. Onun makinesini tutsak almış olabilirler ama fikrini  tutsak alamazlar.”

ÇOK DİLLİ MAHPUS

TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi ile birlikte Hüseyin Deniz’i bir hafta önce cezaevinde ziyaret eden ve Deniz’in meslektaşlarına gönderdiği selam ile konuşmasına başlayan gazetemiz Yazıişleri Müdürü Müdürü Fatih Polat, şöyle devam etti: “Hüseyin bundan 20 yıl önce Özgür Gündem’de gazeteciliğe başladı ve 2006 yılına kadar Özgür Gündem geleneğine ait gazetelerde, muhabir, editör, servis şefliği, köşe yazarlığı ve yöneticilik yaptı. Yani aynı zamanda gazeteci yetiştiren bir gazetecidir Hüseyin. 2009’dan itibaren de Evrensel’de muhabir ve yazarlık yapmaktadır. Hüseyin’in aynı zamanda Türkçe, Kürtçe ve İngilizce olarak üç dilli bir ekonomi sözlüğü var. Almanya’da öğrendiği Almanca’yı da eklerseniz dört dilli bir mahpus o. Kimbilir belki bazıları için çok dil bilen Kürt tehlikeli bir Kürt’tür. Ayrıca bizim için önemli bir ölçüt olmasa da Başbakan çok dert edindiği için söylüyoruz, Hüseyin Deniz’in hem sarı basın kartı var hem de Almanya’da edindiği uluslararası geçerliliği olan bir basın kartı var. Ama tüm bunlar onun hukuksuz bir biçimde tutuklanmasına engel olamadı. Noktalarken şunu söylemek istiyorum; bizim arkadaşlarımız gazeteci, ama sizin iddianameniz iddianame değil.”

Azadiya Welat Gazetesi Mersin Temsilcisi Abdulcebbar Karabeğ’e tanıklık yapan çalışma arkadaşı Tuba Bulut Kürtçe yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Abdulcebbar Kürtçe yayın yapan bir  gazetenin temsilciliğini yaptığı için tutuklandı. Bu ülkeyi yönetenler yurt dışında Azadiya Welat’ı göstererek Türkiye’de Kürtçe gazete dahi çıkartıldığını söylüyorlar. Fakat Türkiye’de o gazetenin temsilcilerini tutuklayıp hedef gösteriyorlar.”

SON GAZETECİ ÇIKANA KADAR!

14 Şubat 2011 tarihinden bu yana Odatv davasından tutuklu bulunan Barış Terkoğlu’na tanıklık eden eşi Özge Terkoğlu “Ben cezaevine her gittiğimde bir şeyi fark ediyorum. Barış ve diğer gazetecilerin bedeni tutsak ama onlar üretmeye daha da fazla üretmeye devam ediyorlar. Bizim ise bedenimiz  özgür  ama yüreğimiz ve dilimiz esaret altına alınmaya çalışılıyor. Bugün adalet sarayları önünde başlattığımız bu mücadeleye cezaevindeki son gazeteci çıkana kadar devam etmeliyiz” diye konuştu.

'BU TİRANLIK BİTECEK'

DİHA Diyarbakır Editörü  Ertuş Bozkurt ve  DİHA Şırnak Muhabiri Faysal Tunç’a tanıklık yapan DİHA İstanbul Editörü İbrahim Aslan,  Ertuş Bozkurt’un adalet saraylarında  bilinmeyen dil olarak tanımlanan Kürtçe’de haber yaptığı için hedef seçildiğini söyledi.

Bozkurt’un tutuklandığı zaman polislerin arasında söylediği “Bu tiranlık bir gün bitecek” sözünü hatırlatan Aslan şöyle devam etti : “Onlar cezaevinde çok daha fazla okuyor. Oradan yine haberler yapıyorlar. Tutuklanmış olabilirler ama mesleklerinden alıkonamadılar.”

Dünya Yazarlar Birliği PEN Başkan Yardımcısı Eugene Schoulgin de, Türkiye’de ifade özgürlüğünün son dönemlerde giderek daha da vahim bir hal aldığını belirterek, Türkiye’de olan biten her şeyi dünyaya duyurduklarını söyledi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net