Savaşın ve yaşananların sorumlusu Suriye halkları değil

Savaşın ve yaşananların sorumlusu Suriye halkları değil

Suriye’deki savaş yıllardır Türkiye’nin en önemli gündemi. Esenyurt’tan bir işçi, yazdığı mektupla gelişmelerin işyerlerine nasıl yansıdığını anlattı.

Esenyurt’tan bir işçi
İstanbul

Suriye savaşı yaklaşık 6 yıldır hiç soğumayan gündemlerinden biri ülkenin. Çoktandır bir iç meselemiz haline gelmiş durumda. Her geçen gün yaşanan yeni gelişmeler fabrikalarda yankısını buluyor. Hele hele onlarca Suriyeli işçinin çalıştığı fabrikamızda bu gelişmelerin karşılık bulmamasını düşünmek mümkün değil.

Suriyeli işçilere neden ülkelerinde kalıp ‘düşman’a karşı savaşmadıkları sorusu her fırsatta soruluyordu. El Bab’a yönelik askeri operasyonların başlaması ve asker cenazelerinin gelmesiyle birlikte yaşanan ölümlerin sorumlusu olarak Suriyelileri gördükleri için; ‘Siz burada yatıyorsunuz bizim askerlerimiz Suriye’de şehit oluyor’ tepkileri gelmeye başladı. Suriyeli işçiler de anlatabildikleri kadarıyla savaşın sorumlusunun kendileri olmadıklarını, Esad’ı da, IŞİD’i de, Amerika ya da Rusya’yı da desteklemediklerini anlatmaya çalışıyorlar. Asker cenazelerinin artmasıyla birlikte bir yandan milliyetçilik yayılırken diğer yandan hükümetin Suriye politikasının da (Daha doğrusu el Bab’a yönelik askeri operasyonun) sorgulanmaya başladığını söyleyebiliriz.

Ağabeyi el Bab’da asker olan bir işçi ile sohbet ediyoruz. Yaklaşık 1 aydır oradaymış. İletişim kurabiliyorlar fakat uzunca konuşmaları mümkün olmuyormuş. İstifa eden pek çok asker olduğunu söylemiş ağabeyi ona. Aynı zamanda hayatını kaybeden askerlerin sayısının da var olandan daha az gösterildiğini anlatmış. Onun da ilk tepkisi askeri operasyonlara Suriyelilerin katılması yönünde oluyor. Yanımızdaki 4-5 kişi de farklı düşünmüyor ondan. Başlıyoruz tartışmaya, hükümetin yayılmacı politikalarına vurgu yapıp söylem ve politikalarını deştikçe fikirleri değişiyor. ‘Savaşın sorumlusunun Suriye halkları olmadığına ikna oluyorlar.

Yemekhanede yemek yerken asker cenazelerine öfkelenen bir usta, Halep için eylem yapanların neden asker cenazeleri için sokağa çıkmadığını sorguluyor. Hükümetin Suriye’ye asker göndermesini de Halep için yapılan eylemlere bağlıyor. Israrla hükümetin bu konudaki sorumluluğunu kabul etmiyor. Bu sohbete yanımızda bulunan diğer işçiler başka kaygılarıyla ortak oluyor. “Tüm fabrikalar Suriyeli işçileri alıyor, işten atsalar yeni iş bulmamız çok zor…” Yaşanılan her olumsuzluğun sebebi olarak onlar görülüyor. Fabrikada Türkiyeli bir işçi ile Arap işçinin sürtüşmesi hızla adli bir vaka olmaktan çıkıp Türk-Arap veya Kürt-Arap kavgasına dönüşebiliyor.

Suriye savaşı sürdüğü müddetçe bu savaşı ve bununla bağlantılı yaşananları iç meselemiz gibi yaşamaya devam edeceğiz. Bu savaşın ve yaşananların sorumlusu Suriye halkları değil. Hükümetin Suriye’nin iç ilişkilerine de karışan yayılmacı politikalarını terk etmesini ve savaş politikalarından vazgeçmesini talep etmeli ve halkların kardeşliğini ısrarla savunmalıyız...

www.evrensel.net
ETİKETLER SuriyeEsenyurt