Mor Dayanışma ev ev 'Hayır'ı anlatıyor

Mor Dayanışma ev ev 'Hayır'ı anlatıyor

Mor Dayanışma, İstanbul’un iki yakasında kurdukları çok sayıdaki ağ ile ev ev dolaşarak referandumda neden “Hayır” denilmesi gerektiğini anlatıyor. 

Nisan ayında yapılması öngörülen referandumda “Hayır” sesini yükselten kesimlerin başında kadınlar geliyor. Kadın örgütleri kendilerine özgü “Hayır” kampanyaları örgütleyerek, planlanan başkanlık sisteminin kendileri için ne anlam ifade ettiğini birebir kadınlara temas ederek yapmayı planlıyor. Bunlardan biri de “Mutfak önlüğünü pelerin yaptık, özgürlüğe yürüyoruz” diyerek yola çıkan Mor Dayanışma. Mor Dayanışma da yer alan kadınlar, çeşitli çevrelerden kadınlarla birlikte İstanbul’un her iki yakasında birçok semtte kurdukları ağ ile mahalle mahalle, ev ev dolaşarak neden “Hayır” denilmesi gerektiğini anlatmak için kampanyaya başladı. 

İşçisinden akademisyenine pek çok meslekten kadınla birlikte her akşam belirlenen semtlerde bir araya gelerek “Hayır”ı örgütleyen Mor Dayanışma üyesi Cemile Baklacı, başlattıkları kampanyaya ilişkin konuştu. 

‘CEHENNEM AZABINDAN AĞIR BİR SÜREÇ YAŞATACAK’

Referandum sürecine giden yolda kadınların kendi yaşamlarına sahip çıkabilmesi için “Hayır” kampanyası başlattıklarını belirten Baklacı, mahalle mahalle, ev ev dolaşıp kadınlarla bu süreci tartıştıklarını söyledi. AKP iktidarının ürettiği şiddet sarmalının kadınların yaşamlarının her alanında hissettirildiğini söyleyen Baklacı, “Rejim değişikliği ile bundan sonra biz kadınlar cehennem azabını daha da ağır yaşatacak bir süreçle karşı karşıyayız. Biz o yüzden bu sürece karşı hep birlikte mücadele edebilmek için tek tek kadınlarla görüşüyoruz. Kadınlar kendi hayatlarında bu sancılı süreci uzun zamandır yaşıyorlar ve artık yaşamak istemediklerini haykırıyorlar” dedi.

‘İSTANBUL’UN İKİ YAKASINDA ÇALIŞMAYA BAŞLADIK’

Sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanacaklarını ve tek tek evlere gidip kadınları bir araya getirdikleri etkinlikler yapmayı planladıkları belirten Baklacı, “İstanbul’un pek çok semtinde bu çalışmalara başladık. İlk başta Avrupa Yakası’ndan Gazi Mahallesi’nden Alibeyköy, Karayolları’ndan, Sarıyer, Beşiktaş, Taksim, Nurtepe buradan doğru devam ediyor. Anadolu Yakası’nda da Maltepe, Kartal, Pendik, Kadıköy’den devam edecek bu çalışmalar. Yerellerden bölge bölge devam edeceğiz. Nurtepe semtinde kadın mücadelesi veren kadınları bir araya getirecek, bütün derneklerle de bu çalışmaları yapacağız. Bu referandum süreci siyasi kimliği ne olursa olsun herkesi etkileyecek. Yaşamımızın derinine kadar inen, sokaklardan koparıp evin içerisine hapseden daha da zor günler yaşayacağımız bir süreci tarifliyoruz. Bu yüzden değebileceğimiz tüm kadınlarla bu çalışmaları yürüteceğiz” bilgisini verdi. 

‘NEFES ALAMAYACAĞIMIZ BİR SÜRECE DOĞRU GİDİYORUZ’

Kadınlar üzerinde devam eden baskının başkanlık sistemi ile daha da artacağını dile getiren Baklacı, şunları söyledi: “AKP söylemleriyle, diliyle kadınları aşağılayan ve onları ikincil sınıf olarak ataerkilliği besleyen söylemlerde bulunuyor. Ürettikleri dil sürekli erkek iktidarı yukarı çeken ve kadınları aşağılayan bir süreç. Sokaklarda, mahallelerde, çalıştığımız işyerlerinde artık hiçbir can güvenliğimizin kalmadığı bir süreci yaşadık. AKP bunu zaten bir rejim değişikliği için yapıyor. Muhafazakârlaştırmaya çalıştığı bir toplumsal yapı var ve bu toplumsal yapıyı değiştirebilmek için de en fazla kadın üzerinden baskı yapmak zorunda. Bu yüzden de çok planlı olarak yaptığı politikalarla da bunu tek tek aşama aşama yürütüyor. 14-15 yıllık süreçte mücadele ile kazandığımız birçok hakkı şu anda gasp edilen ve daha da geriye düşen bir durum yaşayacağız. Dahası nefes alamayacağımız bir sürece doğru gidiyoruz.” 

‘NEFES ALABİLMEK İÇİN BAŞKANLIK REJİMİNE HAYIR’

Baklacı, bütün kadınları “Hayır” etrafında birleşmeye çağırarak, “Tacize, tecavüze 'Hayır', yaşayabilmek için 'Hayır', sokaklara sahip çıkabilmek için, nefes alabilmek için başkanlık rejimine 'Hayır' diyoruz” dedi. (DİHABER)
 

www.evrensel.net