‘Politik sürece seyirci kalmamak gerek’

‘Politik sürece seyirci kalmamak gerek’

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eskişehir Meclisi, Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde “AKP’nin Yeni Dönem Stratejisi” başlıklı bir panel düzenledi.Etkinliğe, Emek Partisi Eski Genel Başkanı ve HDK İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, BDP ve HDK Anayasa Komisyonu Üyesi Ayşegül Devecioğlu, Antikapitalist Müsl&u

Etkinliğe, Emek Partisi Eski Genel Başkanı ve HDK İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, BDP ve HDK Anayasa Komisyonu Üyesi Ayşegül Devecioğlu, Antikapitalist Müslümanlar Platformu Üyesi Sedat Doğan konuşmacı olarak katıldı. Panelin yürütücülüğünü ise Yrd. Doç. Dr. Ozan Devrim Yay gerçekleştirdi.
Kültür merkezinin eski bir Ermeni Kilisesi olduğunu belirten Yay, yapıdan Ermenilere ait izlerin yok edildiğini ifade etti. Yay, Ermeniler anısına temsilen, panelistlere kırmızı karanfil verdi.

‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ TALEP EDİYORUZ’

İlk konuşmayı yapan Devecioğlu, AKP’nin ‘Kürt Açılımı’ adı altında bir tasfiye başlattığına dikkat çekti. Devecioğlu, bu durumun var olan savaşı daha da derinleştirdiğini kaydetti.

Kürtaj tartışmalarına değinen Devecioğlu, kürtajın yasaklanmasının, kadının beden bütünlüğüne müdahale olacağını vurguladı.

HDK’nin yeni anayasa için taleplerini de paylaşan Devecioğlu, şu maddeleri sıraladı: “Toplumda güven artırıcı önlemlerin alınması, kesilen müzakerenin yeniden başlaması, ‘KCK’ adı altında yürütülen operasyonların sona erdirilmesi, siyasi tutsakların serbest bırakılması, basın ve ifade özgürlüğünün garanti altına alınması.”

AKP ‘SAHTEKARLIK’ YAPIYOR

AKP’nin Kürt sorununun çözümünde gerçekte, “sapmaz ve şaşmaz bir çizgiyi” takip ettiğini belirten Tüzel, hükümetin kendisine tiyatro sahnelerinden söz söylenmesine dahi katlanamadığını kaydetti.

‘HİZAYA ÇEKMEYE ÇALIŞIYOR’

AKP’nin, ‘Hükümete karşı söz mü söylenir’ anlayışıyla hareket ederek, tiyatrocuları hizaya çekmeye çalıştığını aktaran Tüzel, aynı anlayışın gazeteciler için de söz konusu olduğunu belirtti.

Başbakanın gazetecilere yönelik “Sizin eskiden tasmalarınız vardı. Biz çıkardık” yönündeki açıklamalarını hatırlatan Tüzel, bu sözlerin hakaretten çok daha öte, “muhalif olana boyun eğdirme kararlılığı” olduğunu ifade etti.

Bölgede lider ülke olma isteği, uygulanan ekonomi politikaları, şehir tiyatrolarının özelleştirilmek istenmesi, kürtaj tartışmaları gibi başlıkların birbirini tamamladığına dikkat çeken Tüzel, “Bunlar sadece Uludere’nin üstünü kapatmak için değil. Bu da var ama adım adım taşlar diziliyor. Yeni bir sistem oluşturuluyor” dedi.

AKP’ye karşı mücadele etmek gerektiğini ifade eden Tüzel, “Yapılan anayasada çalışmaları ve politik sürece, bir sınıf ve toplumsal mücadele olarak katılmak gerek. Seyirci kalmamak ve en iyi şekilde teşhir etmek gerek” dedi. (Eskişehir/EVRENSEL)


ERDOĞAN’A SORDU: 15 YILDA NE DEĞİŞTİ?

Sedat Doğan ise konuşmasına, “Sosyolojik olarak, dindar kesimin 90’lı yıllarda meydana getirdiği bir bireyim” sözleriyle başladı.

Doğan, insanların Allah ile olan bağlarını artık sermayenin belirlediğine dikkat çekti. Toplumdan uzaklaşılmadan mütedeyyin, camii cemaatinin de anlayacağı bir şekilde üretilen politikaların aktarılması gerektiğine dikkat çeken Doğan, Kürt sorunuyla ilgili olarak da, “Kürtlerin talepleri bizim de taleplerimizdir” dedi. Erdoğan’ın 1994 yılında İstanbul büyükşehir belediye başkanı olduğu dönemde kendileri ile yaptığı bir toplantıda ‘Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa bir koyunu, Tutar da adl-i ilahi sorar Ömer’den onu’ dediğini aktaran Doğan, “15 yılda ne değişti? Uludere ne oldu?” diye sordu.

www.evrensel.net