'İzmir’de başlayan değişim rüzgarını Türkiye’ye yaymalıyız'

'İzmir’de başlayan değişim rüzgarını Türkiye’ye yaymalıyız'

İzmir'den bir itfaiye emekçisi 'Tüm Bel-Sen Emek Hareketi' ile tanıştıktan sonra değişen hayatını Evrensel'e yazdı.

İtfaiye Emekçisi
İzmir

5 yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında memur olarak çalışmama rağmen son döneme kadar aktif olarak sendikal mücadele içinde bulunmadım. Belki sendikacılığın bir meslek gibi veya belli bir zümreye aitmiş gibi gösterilmesinden dolayı uzak kalmıştım. Bize sürekli siz bu işlere bulaşmayın, üstesinden gelemezsiniz, bu işleri bize bırakın telkinlerinde bulunuldu. Bir kadın, bir itfaiye emekçisi olarak yaşadığımız sıkıntıları dile getirdiğimizdeyse yapılan uygulamaların çözüm odaklı değil gösterişe yönelik olduğunu gördüm. Zamanla karşılaştığım bu olumsuz koşullardan dolayı ümitsizlik içerisine düşerek gittikçe sendikamdan uzaklaştım ve kendimi kabuğuma çekilmek zorunda hissettim. Aklımda hep bir şey yapmalı, bu düzene dur demeli düşüncesi vardı. 

Biz gerçekten nasıl bir yönetim istiyoruz, nasıl hareket edilmeli, nasıl mücadele verilmeli? sorularına cevaplar ararken “Tüm Bel-Sen Emek Hareketi” ile tanıştım. Sendikanın belli bir kesime ait olmayıp sadece emeğin, emekçinin, hak arayışının odak olduğu bu düşünce yapısı benim için umut oldu. Aynı siyasi görüşten, etnik ya da dini kökenden olmayışımız bizim birlik olmamız için engel teşkil etmiyordu. Emek ve emekçinin etrafında toplandık. Ayrımlardan, eşitsizliklerden, dışlamalardan bunalan ne kadar emekçi varsa yan yana, omuz omuzaydık. Daha dün sen, ben, o iken şimdi biz olmuştuk. Biz olmayı başarmıştık. Böyle başladı benim sendikal yolcuğum, emek, hak mücadelem. Kendimizi anlattık tüm emekçilere, ne kadar çok emekçiye dokunursak o kadar iyi düşüncesiyle devam ettik yolumuza. Zorlu, yorucu bir mücadelenin ardından şu an itfaiyedeki ilk kadın delegelerden biriyim ve yapılan 6. Olağan Emek, Demokrasi, Birlik ve Dayanışma Kongresinde üst kurul delegesi seçildim. Bizi küçümseyen, tepeden bakan emekçiler arasında ve işyerinde çalışarak değil de, seçim çevreleri ile oynayarak ya da adeta atama yapıp adaylarını seçime sokmadan delege çıkarmaya çalışan, yan yana gelip ittifak kurarak taşları dizenler de umarız bir sonuç çıkarmışlardır.

Tüm bu yaşananlar sonrasında birliğin dayanışmanın gerçek bir sendikal örgütlenmenin önemini bir kez daha anladık. “Peki bundan sonra ne olacak?” diye sorarsanız her şey daha yeni başlıyor. İzmir’de başlayan bu değişim rüzgarını tüm Türkiye’ye yaymalıyız. Yaşadığımız saldırılar ve birikmiş sorunlardan kurtulmak, yol, yemek, insanca yaşacak bir ücreti sağlayacak toplusözleşme ve insanca çalışma koşulları vb. haklı taleplerimizi kazanmak için daha çok emekçiye ulaşacağız. Taleplerini, mücadele yöntemlerini kendimiz belirleyecek,yönetecek ve denetleyeceğiz. Kongre konuşmamın sonunda da belirttiğim gibi “...Tüm Bel-Sen’in ilkelerinden taviz vermeden, gece gündüz demeden bütün gücümüzle ‘Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine’ mücadelemize devam etmeliyiz.”

www.evrensel.net

1 yorum yapılmış

  1. Z 8 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 0  /  Beğenmedim 0

    "Tüm Bel-Sen Emek Hareketi" yeni kurulan bir sendika mı? anlayamadım.

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.