Hüda Kaya: Dindarlar, ilahlık taslayanlara ‘Hayır’ demeli

Hüda Kaya: Dindarlar, ilahlık taslayanlara ‘Hayır’ demeli

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya gözaltı sürecinde yaşadıklarını ve referandum değerlendirmelerini Evrensel'e anlattı.

Hasan AKBAŞ
Diyarbakır

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, evi basılarak gözaltına alındığı sırada yaşadıklarını Evrensel’e anlattı. Pervasız bir yaklaşım sergilendiğini belirten Kaya, "Bu yaşadıklarımı 28 Şubat döneminde bile inanın yaşamadık" dedi. Referandumda en çok dindarların ‘hayır’ demesi gerektiğini söyleyen Kaya, "İlahlık taslıyorlar. Yani tek adamlık. Baskıcı, bir ortam oluşacak. İlahlık taslayanlara karşı mücadele edilmesi ve hayır denilmesi gerekiyor" çağrısı yaptı. 

Hüda Kaya, Terörle Mücadele (TEM) polislerinin 28 Ocak gecesi kaldığı daireye yaptığı baskınla gözaltına alınmıştı. 6-8 Ekim Kobanê olaylarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Diyarbakır’da ifadesi alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

‘PERVASIZ BİR YAKLAŞIM’

Diyarbakır’da görüştüğümüz Kaya, baskın gecesi maruz kaldığı muameleyi şöyle anlattı: "Afyon’da kaldığım yer çok sayıda terörle mücadele polisleriyle kuşatılmıştı. Gece yarısı ilk önce kapıyı vurdular. 'Kim o' dedim. 'Aç polis' dediler. Kadın polisler içeriye girerek, 'Hemen çıkın, bırakın telefonu filan' dedi. Ben de bir milletvekili olduğumu, ayrıca inançlarıma uygun giyinen bir insan olduğumu, müsaade etmeleri ve beklemeleri gerektiğini söyledim. 'Oyalanmayın hadi hemen gidiyoruz' dediler. Çok ukalaca ve pervasız bir yaklaşım söz konusuydu. Erkek polisler de içeri girerek bağırmaya başladılar. 'İki dakika içinde hazır olacaksınız, yoksa bu şekilde götürürüz' diye bağırıyorlardı. Apar topar üzerime ne aldıysam öylece çıktım."

‘28 ŞUBAT’TA BİLE YAŞAMADIM’

Kelepçelenerek götürülen Kaya, berberinde bulunan aile üyelerinin de kimseyle iletişim kurmaması için özel çaba sarf edildiğini aktardı: “Ben bu tartışmaları yaşarken bir odada çocuklarım vardı. Çocuklarımın da çevresi polislerce etten duvar örülmüş şekilde ablukaya alınmıştı. Çocuklarımın telefonla iletişim kurmaları engellendi. Kimseyle görüştürülmediler, irtibat kurulmasını engelliyorlardı. Beni kelepçe takarak oradan çıkardılar. Bu yaklaşım tavır ve görüntü olarak kabul edilebilir değildir. Bakın bu yaşadıklarımı 28 Şubat döneminde defalarca alındığımız, idamlarla yargılandığımız, şehir şehir, hapishane hapishane dolaştırıldığımız günlerde bile, inanın yaşamadık. O günlerde en ağır eleştiriler yaptığımız o ideolojik devletçi, o darbeci sistemde dahi odamıza böyle dalmadılar, giyinmemize engel olmadılar, beklediler.” 

POLİS ‘MİLLETVEKİLİ DEĞİLSİNİZ ARTIK’ DEDİ

Kendilerine yönelik pervasız tutumların bir süredir devam ettiğini, OHAL’le birlikte bu durumun daha da meşrulaştırıldığını ifade eden Hüda Kaya, “Örneğin erkek amirlerden birisi aynen şunları söyledi; ‘Siz artık milletvekili değilsiniz, bakın evinize girdik, kelepçeleyip sizi götürebiliyoruz’... Bunu amirleri ve diğer polisler sürekli bastırarak söylüyordu” dedi. Kaya, bu nefret dilinin “en üsteki tek merciden” kademe kademe toplumun tüm kesimlerine yayıldığını, bunu kabul etmeyeceklerini söyledi. 

‘TEKLİK TASLAMAK İLAHLIK TASLAMAKTIR’

Referandumda tüm kesimleri tek adamlığa karşı çıkmaya çağıran HDP İstanbul  Milletvekili Kaya, “En çok onlar karşı çıkmalı” dediği dindar kesime ise şöyle seslendi: “Bugün her kesimin baskı altında kalacağı ‘tek adamlık’ inşa edilmek isteniyor. Tüm dinlerde ortak olan tek bir yaratıcıya inanmaktır. Onun dışındaki hiçbir şeyin teklik iddiasında olamayacağını kabul etmek, o tek yaratıcının haricinde kim ki teklik iddiasında bulunuyorsa, baştan sona ona ‘hayır’ demek gerektiği söylenir. Teklik taslamak, tek otorite olmak, ilahlık taslamanın ta kendisidir. İşte bu nedenle 'Hayır' denilmesi gerekiyor.”

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.