TTB Başkanı Raşit Tükel: Baskı ve zulme karşı 'Hayır'

TTB Başkanı Raşit Tükel: Baskı ve zulme karşı 'Hayır'

Türk Tabipler Birliği çalıştayında konuşan TTB Başkanı Raşit Tükel, baskı ve zulüm politikalarına karşı "Hayır" diyeceklerini belirtti.

Türk Tabipler Birliği (TTB), “OHAL Süresinde İşten Atılan Hekimler: Kurumsal ve Mesleki Sorumluluklarımız" çalıştayını Çankaya Belediye Çağdaş Sanatlar Merkezi Yılmaz Güney Tiyatro Salonu’nda düzenledi. Çalıştaya, Türkiye’nin birçok kentinden sağlıkçılar ile hukukçu ve emek güçlerinden katılımcılar oldu.Çalıştayın açılışından sonra TTB Merkez Konseyi (MK) Başkanı Raşit Tükel, “TTB Bu Süreçte Ne Yaptı” konulu bir sunum gerçekleştirdi.

İHRAÇ EDİLEN HEKİM SAYISI 2 BİN 761

OHAL kapsamında sağlık alanından ihraç edilenler hakkında bilgi veren Tükel, açığa alınan sağlık personeli sayısının 8 bin 891 olduğunu, bunların bin 929’unun daha sonra görevlerine iade edildiğini söyledi. Tükel, ihraç edilen hekim sayısının ise 2 bin 761 olduğunu ve bunların da bin 590’nın Sağlık Bakanlığı'ndan, bin 171’in ise Tıp Fakültelerinden olduğu bilgisini verdi. 

'SONUÇ REFERANDUMA BAĞLI'

Tükel, ayrıca OHAL döneminde açığa alınan veya görevinden ihraç edilen sağlık personelleri için çeşitli tarihlerde ilgili devlet yetkilileri ile görüştüklerini, mağduriyetlerin giderilmesi konusunda çalıştıklarını ve bunun hukuksuz olduğunu dile getirdiklerini ifade etti. Tükel, son olarak şunları aktardı: “TTB olarak olağanüstü koşullarda olsak da hekimlik değerlerini ve halkın sağlık hakkını savunmaktan geri adım atmayacağız. Baskı ve zülüm politikalarına 'Hayır' diyerek, barışın egemen olduğu laik, demokratik ve özgür bir ülke için mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü tüm haksızlıkların nasıl son bulacağı referandum sonuca bağlı.”

‘HUKUKUN İŞLETİLMEDİĞİ BİR SÜRECİN İÇERİSİNDEYİZ’

Ardından Hukuksal Değerlendirme kısmında ise ihraçlarla ilgili birçok davaya bakan ve bu konuda yetkin olan Avukat Ziynet Özçelik konuştu. Son KHK’lerle kurulan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na değinen Özçelik, şöyle devam etti: “23 Ocak’ta çıkan KHK ile başvuru komisyonu kuruldu. En son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim bir hukukçu olarak hukukun işletilmediği bir sürecin içerisindeyiz. Başvuru komisyonunun oluşturulma yöntemi hem dosyaları belli bir sürede inceleyemeyecek olması hem de dosyaları sınırlı bir biçimde inceleyecek olması, yine inceleme sırasında kişilerin haklarını tespit ve inceleme sonucu kararlarında bütün mağduriyetleri gidermeye dönük yanları olmadığını dikkate aldığımızda etkili bir başvuru yolu olmadığını hepimiz hemen ilk görüşte tespit edebiliyoruz.”

Örtülü bir düzenleme yapıldığını kaydeden Özçelik, "Mahkemelere açılmış davaların da buraya yönlendirilmesine ilişkin geçici bir madde ile düzenlemesi var. Yine örtülü bir düzenleme yapılmış, dolayısıyla bu başvuru komisyonuna hem daha önce açılan davalar hem de bundan sonra da verebilecekleri kararların yönlendirildiği bir işleyiş tasarlandığını anlıyoruz. Bu komisyonda özellikle yüz yüzelik yok. Siz hem kendinizle ilgili suçlamaları görüp hem de gerekçelerinizi anlatmak hakkından da yoksunuz. Yani bilgi edinme hakkı yok, yürütmeyi durdurma koşulu yok, bağımsızlık ve çalışma usulüne ilişkin ciddi problemler var" dedi. 

‘DÖNEM YARATICI OLMA SORUMLULUĞU VERİYOR’

Özçelik, son olarak OHAL şartlarında hukukun işlemediğini bildiklerini fakat bunun kendileri için bir fırsat olabileceğini de ifade ederek, “Böyle dönemlerde hukuk işlemiyor ama bize de daha yaratıcı olma sorumluluğu veriyor. Biz artık şimdiye kadar alışagelmiş düşünce biçimiyle hareket etmemek zorundayız. Daha çok düşünmek, öğrenmek ve yaratıcı yollarla bu sürece sosyal mücadele ruhunun bir parçası olarak müdahale edecek yeni yol ve yöntemleri açmalıyız” şeklinde konuştu. 

Basına kapalı devam eden çalıştay, çalışma gruplarının raporlarının sunumu ve genel tartışma ile devam ediyor. (DİHABER)
 

www.evrensel.net