Mahkeme: Çevreyi korumak devletin ve vatandaşların ödevidir

Mahkeme: Çevreyi korumak devletin ve vatandaşların ödevidir

Rize İdare Mahkemesinden 'ders gibi' karar: Çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir.

Rize İdare Mahkemesi, Hemşin Muhtarlar Derneğince açılan davada, yapımı planlanan Dikmen Hidroelektrik Santral (HES) Projesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, 'Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu' kararını iptal etti. Bakanlık avukatının, derneğin dava açmakta menfaatinin bulunmadığını yönündeki savunmasını değerlendiren mahkeme heyeti, Anayasa hatırlatması yaparak, "Çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir" görüşüne yer verdi.

Hemşin ilçesinde Büyük Dere ve Pazar Çayı üzerine yapımı planlanan Dikmen HES projesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 12 Mart 2014 tarihinde, 'ÇED Olumlu' raporu verdi. Bunun üzerine Hemşin Muhtarlar Derneği, raporun iptali istemiyle avukat Özlem Şen Abay aracılığı ile Rize İdare Mahkemesi'ne dava açtı. Dava dilekçesinde söz konusu projenin oluşturacağı çevre zararlarına dikkat çekildi ve şu ifadelere yer verildi:

"ÇED sürecinde halkın görüşleri dikkate alınmadı. 58 bin 265 metrekare olacağı anlaşılan kazıda malzemenin dere yatağına dökülmesi planlanıyor. Proje kapsamındaki bölge, 2007 yılında Organik Çay Tarımı havzası olarak belirlendi. Ancak HES projesi, çay tarımı üzerinde olumsuz etki yapacak, bölgenin uzun vadeli kalkınması açısından da sakıncalar doğuracak. Enerji tüneli ve enerji nakil hattı ile bunların yapımı için açılacak yollar, bölgenin flora ve faunasına olumsuz etkide bulunacak. Dere suyundaki azalma ile birlikte bölgenin biyoçeşitliliği, organik tarım ve turizm faaliyetleri zarar görecek. Proje kapsamında elektrik iletim hatlarının ÇED raporunda bulunmaması da mevzuata aykırıdır ve kesilecek ağaç sayısının fazlalığı bölgenin jeolojik yapısını ve tarımı olumsuz yönde etkileyecektir."

BAKANLIK AVUKATI İTİRAZ ETTİ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hukuk Müşavirliği avukatları yaptıkları savunmada, Muhtarlar Derneğinin davayı açmakta menfaati bulunmadığı öne sürüldü. 

Projenin çevreye verilebileceği zararın asgari düzeye indirildiği ileri sürülen savunmada, bu projeyle sürdürülebilir kalkınmanın amaçlandığı vurgulandı ve bölge halkına iş imkanı sağlanacağı, bu nedenle de işletmenin faaliyete geçmesinde kamu yararı bulunduğu iddia edildi.

MAHKEME: ÇEVREYİ KORUMAK ÖDEVDİR

Değerlendirmeler sonrasında Rize İdare Mahkemesi Başkanı Halil İbrahim Özgün imzasıyla açıklanan kararda, dikkat çeken bir ayrıntıya yer verildi. Bakanlık Hukuk Müşavirinin davacı derneğin, davayı açmakta menfaatinin bulunmadığı yönündeki savunmasına karşı Anayasanın 17 ve 56'ncı maddelerini hatırlatan mahkeme heyetinin kararında şu ifadelere yer aldı:

"Dava konusu projenin gerçekleştirileceği bölgede yaşayan kişiler sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir ve bu hak vatandaşlara Anayasa ile tanınan bir haktır. Bölgede doğaya yapılacak bir müdahaleden öncelikle o bölge insanlarının etkileneceği ve bu anlamda tartışmasız söz hakkı olduğu düşünüldüğünde, Hemşin İlçesi'ne yönelik faaliyet gösteren davacı derneğin, uyuşmazlığa ilişkin olarak dava açmada menfaatinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı idarenin, dava açma ehliyetine ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. Anayasa'nın 17. maddesinde herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme, 56. maddesinde ise, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve kirlenmesini önlemenin devletin ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmiştir."

Rize İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak yüzeysel ve eksik bulduğu, 'ÇED Olumlu ' raporunun oy birliği ile iptaline karar verdi. (DHA)

www.evrensel.net