Referandum öncesi Diyarbakırlılar:Önce barış ve huzur olmalı

Referandum öncesi Diyarbakırlılar:Önce barış ve huzur olmalı

Anayasa değişikliği referandumu öncesi Diyarbakır'da yaşayan yurttaşlar, ilk olarak barış ve huzurun sağlanması gerektiğini belirtiler.

Serpil BERK
Fırat TOPAL
Diyarbakır

Mecliste onaylanan Anayasa değişikliğinin Nisan ayında referanduma götürülmesi bekleniyor. Fiili olarak başlayan referandum sürecinde değişikliği Diyarbakırlılarla konuştuk. Ancak şunu belirtelim ki uzun süredir yaptığımız haberlerde çeşitli kaygılarla yurttaşlar fotoğraf ve isimlerini vermek istemiyor. Ülkenin kaderini etkileyecek referanduma ilişkin görüş alırken de tablo değişmedi. Görüştüğümüz yurttaşlar bölge illerinde ciddi oranda işsizlik ve yoksulluk olduğuna dikkat çekerek, barış ve huzur ortamı sağlanmadan referandum yapılmasının doğru olmadığını vurguluyorlar.

‘TEK DERDİMİZ BAŞKANLIK MI?’

Yüksek kahve civarında görüştüğümüz inşaat malzemeleri satan 42 yaşındaki ismini vermek istemeyen bir esnaf, anayasa değişikliğinin içeriğini tam olarak bilmediklerini ifade ederek, “Değişiklik açık bir şekilde tartışılmıyor. Televizyonlarda İstanbul’a kar yağışı dışında bir şey yok. Bu referandum maddelerinin açıklanmasını istiyorum” dedi. Bölgenin ekonomik bir çöküş sürecinde olduğunu belirten esnaf, “Ticaret desen bölgede bitmiş. İnşaat malzemeleri satıyorum ama artık satamıyorum, işlerimiz çok kötü. Ekonomi bitmiş, ama zirvede gösteriyorlar. Yandaş medya ‘Ekonomi iyi durumda’ diyor, ‘Dolarları bozdurun’ diyor. Dolarımız mı var? 20 yıldır bu işi yapıyorum, bu dönem kadar hiç sıkıntı yaşamadım. Parası olan da tedirgin, yarın ne olacağını bilmediği için iş yapmıyor” dedi. Baskının günden güne daha da arttığını belirten Diyarbakırlı esnaf, “Halk arada kalmış, ne yapacağını şaşırmış. Ben evden çıkarken artık çocuklarımdan helallik isteme durumuna geldim. Türkiye’nin Suriye’den bir farkı yok. Ankara, Suruç, İstanbul’da patlamalar oldu, asker, sivil, polis öldü, herkes anasının kuzusu, memlekette insan hayatının kıymeti yok. Yazık değil mi? Başkanlık gelirse ‘bunlar biter’ diyorlar. Şimdi bitsin, Niye bitirmiyorlar? Tek derdimiz ‘başkanlık’ mı” diye sordu.

‘KİMİ KURTARMA DERDİNDELER?’

Bölgedeki çatışmalı ortam ve OHAL’den dolayı işyerini kapatmak zorunda kalan bir esnaf ise, referanduma gidilirken televizyonlarda bunların tek taraflı değil her yönüyle tartışılması gerektiğini ifade ederek, “Başkanlık önerilecekse önce barış ve huzur ortamı olmalı. OHAL koşullarında halkı korkutarak başkanlığın dayatılması doğru değil. İktidarı eleştiren kanallar kapatıldı. Başkanlık gelse de bu işsizlik bu kargaşa devam edecek gibi görünüyor, endişeliyiz bu konuda. Bunlar halkı mı yoksa kendilerini mi kurtarma derdindeler? Huzur ortamı oluşturulmadan, barış sağlanmadan referandum yapmak, doğru değil” dedi.

‘DÜNYADA ZENGİNLERİN SESİ ÇIKIYOR’

Diyarbakır İl Kütüphanesi önünde oturan ve YGS sınavına hazırlanan gençlere Mecliste oylanan 18 maddenin içeriğine dair bilgileri var mı diye soruyoruz. Değişiklikle tek bir kişinin sözüyle her şeyin belirleneceğini ifade eden gençler: “Bu şekilde demokratik bir yönetim olmayacak. Dünyanın her yerinde zenginlerin sesi çıkıyor. Yaşamın tüm kolaylıklarına onlar sahip. Fakat yoksulların sesi çıkmıyor. Zengin birçok olanağa sahipken yoksul kendini ifade edecek olanak bile bulamıyor” diye belirtiyor.

www.evrensel.net
ETİKETLER Diyarbakır