Tek adam dayatmasına karşı kadın dayanışması

Tek adam dayatmasına karşı kadın dayanışması

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği, düzenlediği etkinlikle 'Başkanlık sistemi'ni öngören Anayasa değişikliğini masaya yatırdı.

Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği’nin düzenlediği etkinlikte bir araya gelen kadınlar Anayasa değişikliğini tartıştı. Anayasa değişikliğinin daha Meclis görüşmeleri sırasında kadınları kadınlara karşı kışkırttığına dikkat çekilen etkinlikte, tek adam dayatmasına karşı kadın dayanışması vurgusu yapıldı.

'KADINLARI KADINLARA KARŞI KIŞKIRTIYORLAR'

Ankara’nın Mamak ilçesinde yer alan Tuzluçayır Mahallesinde geçen yıl kurulan Tuzluçayır Kadınları Dayanışma Derneği, “Kadınlar Anayasa Değişikliğini Tartışıyor” başlıklı bir etkinlik düzenledi. Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Uzmanı Onur Bakır, etkinlikte yaptığı sunumda, Anayasa değişikliğinin daha Meclis görüşmeleri sırasında kadınları kadınlara karşı kışkırttığına dikkat çekti. Gizli oy tartışmaları sürerken Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın sarf ettiği “Sana mı soracağım lan” sözlerini hatırlatan Bakır, bu sözlerin ve eril bir şiddet kültürünün Anayasa değişikliğinin özünü oluşturduğunu kaydetti. Anayasada yapılması planlanan değişiklikleri aktaran Bakır; yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanacağını ve ülkenin tüm geleceğinin tek bir adama teslim edileceğini ifade etti.

‘REFERANDUMUN KADERİNİ KADINLAR BELİRLEYECEK'

Bakır, Türkiye gibi kadın-erkek eşitsizliğinin yoğun olduğu ülkelerde yetkilerin tek elde toplanmasının kadınların siyaset başta olmak üzere yaşamın her alanından daha fazla dışlanmasına yol açacağını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kadınlara yönelik söylemi ile ABD Başkanı Donald Trump’ın söylemleri arasındaki benzerliğe dikkat çeken Bakır, kadınların ABD’de ayağa kalktığını anımsattı. Kamuoyu araştırmalarına göre erkeklerde “evet” ve “hayır” oylarının başa baş olduğunu ancak kadınlarda “hayır” eğiliminin daha yüksek olduğuna işaret eden Bakır, “Referandumun kaderini kadınlar belirleyecek. Kız kardeşlerin dayanışması, bu oyunu bozabilir” dedi. 

'ŞİDDET KÜLTÜRÜ KADINA ŞİDDET OLARAK GERİ DÖNÜYOR'

Avukat İlke Işık ise Türkiye’de son dönemde yükselen siyasi gerilim ve şiddet ortamının kadına yönelik şiddeti daha da artırdığına dikkat çekerek, “Patlamalar, saldırılar ve artan şiddet dili toplumda kadına şiddet olarak geri dönüyor. Tepedeki şiddet dili ve kültürü, kadınların evde, sokakta ve işyerinde daha çok şiddete maruz kalmasına yol açıyor” dedi. Anayasa değişikliğinin Erdoğan ve AKP’nin ihtiyaçları üzerinden hazırlandığını kaydeden Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anayasa değişikliği kadınlara sorulmadı. Kadınların, istihdam, eğitim, sağlık, eşitlik, kreş ve özgür bir hayat gibi talepleri dikkate alınmadı. Sadece bizim fikrimiz sorulmadığı, taleplerimiz dikkate alınmadığı için bile ‘hayır’ diyebilmeliyiz”. 

'TÜM KAZANIMLARIMIZ GERİ ALINABİLİR'

Anayasa değişikliği ile birlikte tüm söz ve kararın tek adama teslim edileceğini vurgulayan Işık, bu kadar büyük bir yetkinin çok kolay kötüye kullanılabileceğini ifade etti. Kadınların mücadele ile elde ettiği tüm kazanımların yeni Anayasal sistemde Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile teker teker geri alınabileceğini söyleyen Işık şöyle konuştu: “Örneğin kadına yönelik şiddete karşı kazandığımız ‘koruma kararı’ hakkı, bir günde kaldırılabilir. Dün, çocukların tecavüzcüleri ile evlendirilmesine karşı sesimizi yükselttik, Meclisin kapısına dayandık, yasayı geri çektirdik. Yarın bu olanağımız olmayabilir. Anayasa değişikliği önce ve en çok kadınları vuracak. Kadınlar olarak yan yana gelmek ve ‘hayır’ demek zorundayız”. 

KADINLAR ÇALINMADIK KAPI BIRAKMAYACAK

Sunumların ardından referandumdan “hayır” çıkması için nasıl bir çalışma yürütülmesi gerektiği de tartışıldı. Etkinliğe katılan kadınlar, “evet” demeyi düşünenlerle yaptıkları sohbetlerde yaşadıkları zorlukları aktarırken, kapsayıcı ve kazanıcı bir dil kullanılması gerektiği ifade edildi. Referandum sürecinin kadınların özlem ve taleplerinin daha yüksek bir biçimde ifade edilmesi için bir olanak da sağlayacağı kaydedilirken, özellikle 8 Mart çalışmalarında kadınların tek adam dayatmasına karşı dayanışmayı yükseltmesinin önemi vurgulandı.

Etkinlik, Tuzluçayır’da tüm kapıları teker teker çalarak halka 'Hayır'ı anlatma ve benzer etkinlikleri sürdürme sözüyle sona erdi. 
(Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.