Metal işçilerinin kazanımı diğer fabrikalara da örnek oldu

Metal işçilerinin kazanımı diğer fabrikalara da örnek oldu

Birleşik Metal-İş'in grev yasağına rağmen mücadele edip kazanım elde etmesi, MESS'e bağlı fabrikalara da örnek oldu.

Vedat YALVAÇ
Damla ULUDAĞ
Gebze

Patron sendikası EMİS ile Birleşik Metal-İş arasında süren sözleşmenin tıkanmasının ardından çıkılan grev, grev yasağına karşı sürdürülen fiili mücadele ve sonunda elde edilen kazanımlar MESS grup sözleşmesi kapsamında olan fabrikaların işçileri için de umut oldu. Maddi kazanımdan çok grev yasağının boşa çıkarılmasının büyük bir moral yarattığına dikkat çeken metal işçileri, bu sözleşmede sağlanan birliğin ve kararlılığın MESS ile yapılacak sözleşme süreci için de örnek olması gerektiğini söyledi. Kendi taslaklarını hazırlayarak inisiyatifi ellerinde tutmaları gerektiğini söyleyen işçiler, bugünden işyeri komitelerinin kurulması gerektiği uyarısında bulundu. 

“Maddi kazanımdan çok bu sözleşmede önemli olan tabanın birlik olması” diyen Birleşik Metal-İş üyesi Kroman Çelik işçisi, sendikanın da buna uyum sağlamasıyla birlikte grev yasağının boşa çıkarıldığını belirtti. OHAL koşullarına karşın elde edilen hakların önemli bir kazanım olduğunu ifade eden işçi şöyle devam etti: “Hükümetin keyfi yasağının boşa çıkarılabileceğini, birlik olunca hak elde edilebileceğini gördü işçi. Bugün yaptığımız tartışmalarda işçiler sözleşmeyi tartışmaya başladı. Geçen dönem 3 yıllık imzalanan sözleşmeye karşı çıkan işçi arkadaşlarımız ‘Sözleşmenin tekrar 2 yıllık imzalanmasını isteyelim. Bunun da olmazsa olmazımız olacağını söyleyelim’ diyor.” 

BU KARARLILIK SÜRMELİ 

EMİS sözleşmesi döneminde gösterilen birlik ve beraberliğin, kararlılığın MESS sözleymesi sürecine de örnek olması gerektiğini anlatan Kroman Çelik işçisi, “Bu büyük bir moral oldu hepimiz açısından. Taban her şeye rağmen kendi iradelerini ortaya koyarak greve ‘evet’ dedi. Genel merkez de bu kararlılığı görüyordu. 2014’te bizim grevimiz yasaklandığı dönemdeki gibi ‘Ne yapalım yasalar böyle. Cezai müeyyideleri var. Bizden tazmin ederler’ gibi söylemlerle işçiye gidemediler. Başka şansları yoktu zaten. Çünkü bu durum varlık yokluk meselesiydi. Sendikanın grevi tanımıyoruz açıklamasından önce işçi de sendikaya güven azdı. Grevi tanımıyoruz, fiili mücadeleyi devam ettireceğiz dedikten sonra işçinin bakış açısı değişti. Çünkü işçinin aradığı sendikacılık anlayışı bu” diye konuştu.

Hükümetin grevi yasaklamasının ardından tepkilerin devam ettiğinin belirten Kroman Çelik işçisi şöyle konuştu: “Bizim hak aramak için elimizde grevden başka ne var? Yasaklayarak bizi kurda teslim ediyorlar. Bizi altın tepside patronlara sunuyorlar. AKP’ye oy veren işçi arkadaşlarımız da ‘Patronlar bastırıyor. Onlar da bir şey yapamıyor’ diyerek yumuşatmaya çalışıyor ama onlar da tepkili. ‘Doğru değil’ diyorlar. EMİS grevinin AKP hükümetleri döneminde yasaklanan 10’uncu grev olduğunu anlattığımızda biraz daha dank ediyor. Süreç daha da sıcak olmaya başladıkça işçinin tavrı ekmekten yana oluyor, kendi safına doğru bir dönüş var.” 

BAŞKANLIK GELDİĞİNDE SENDİKAYI DA KALDIRIP ATACAK

Grev yasağı nedeniyle büyük tepki olduğunu anlatan Sarkuysan işçisi de “AKP’li işçiler suskun. ‘Sizin oy verdiğiniz insanlar sizin grevinizi yasaklıyor. 9 ay sonra bizim grevimizi de büyük ihtimalle yasaklayacak. Halen savunmaya devam edecekseniz buyurun edin ama bir yerden sonra artık kendinizi savunmanız lazım’ dediğimizde bir şey diyemiyorlar. ‘OHAL var’ diyerek açıklamaya çalışıyorlar ama OHAL’i yaratan da yine bu hükümet. İkincisi de 2015 grevi yasaklandığında OHAL yoktu. Yarın başkanlık geldiğinde sendikayı da kaldırıp atacak bunlar. Bugün yasaklara bu ortamda itiraz edemiyorsak, yarın başkanlık geldiğin de kimsenin etme şansı yok” diye konuştu.   

DEVAMI GELİRSE SINIF ADINA BÜYÜK BİR KAZANIM OLACAK

“Devamı gelirse tabii ki sınıf adına kazanımlar olacaktır” diyen Birleşik Metal-İş üyesi Sarkuysan işçisi de fabrikada sözleşme süresinin 3 yıldan 2 yıla düşürülmesi gerektiğinin tartışıldığını aktardı. İşçilerin “Bu ücret 3 yılda erir gider” dediğini anlatan Sarkuysan işçisi, “Sendika öncelikle fabrikalarda komiteler kurmalı. Fabrikalarla arasındaki bağı oluşturmalı. Basın artık tekleşti. İşçiler birkaç gazete ve sosyal medya üzerinden ne kadar yaydıysa o kadar. O yüzden her işçiye tek tek anlatılmalı. Eğer böyle bilgilendirmeler yaparlarsa sınıf bugün gösterilecek kararlılığın daha fazlasını göstermeye hazır. Bu da otomatik olarak etkisini gösterecektir. Hükümet de patronlar da bu gücü görerek hareket edecektir. Patronlara ve Hükümete geri adım buradan attırılır. Aksi takdirde daha ağır koşullar bizi bekliyor” diye konuştu. Herkesin büyük bir beklentisi olduğunu ifade eden Sarkuysan işçisi, şunları söyledi: “Herkesin ücretleri ortada. Herkes kan ağlıyor.  

Tüm işçiler greve evet diyorsa bu geçim derdinden dolayıdır. 16 saat çalışıyor. Ağır sanayi olduğu halde ağır sanayi olarak geçmiyor. Ayda 180 saat fazla mesai yapan arkadaşlarımız var. 10 yıldır çalışan arkadaşlarımız ‘Evi geçindiremiyoruz’ diyor.” 

İŞÇİ KAZANIMIN ETKİSİNİN FARKINDA

İşçilerin EMİS sözleymesindeki kazanımın kendilerini etkileyeceğinin farkında olduğunu belirten Sarkuysan işçisi, “İyi bir zam alınırsa hepimiz daha iyi zam alırız duygusu her işçide hakim. İşçinin genelinde dayanışma içinde olmalıyız duygusu var. Bizim Renault işçileri ile bir bağlantımız yoktu ama Renault işçileri Türkiye işçi sınıfına çok büyük katkılar sundu. Hem önderlik etti, hem de ekonomik olarak katkı sundu. Onlar sayesinde 3 bin liranın üzerinde para aldık” dedi.   

ÖĞRENEREK HAZIRLANMALIYIZ

Birleşik Metal-İş üyesi ZF Sachs işçisi ise şunları söyledi: “Bunca yasağa, baskıya rağmen mücadele edildiğinde bu tür yasakların delinebileceğini bir takım hakların alınabileceğini gösterdi bu sözleşme. İşçiler kendi toplusözleşme taslaklarını hazırlayıp bunun etrafında birleşmediği müddetçe, inisiyatifi hükümete, sendikacılara ve patronlara bıraktığı sürece hiçbir şey elde edemeyecek. İşçinin kendi sözleşme taslağını hazırlayıp taleplerine sahip çıkması gerekiyor. Biz de önümüzdeki sürece dair buralardan öğrenerek toplu sözleşme sürecine hazırlanmalıyız. Bugünden grev komitelerini hazırlayarak toplusözleşme sürecine hazırlanmamız gerekiyor.”

TÜRK METAL ÜYELERİ DE TEDİRGİN

Türk Metal üyesi işçilerin EMİS grevinden yeterince haberdar olmadığını aktaran Autoliv işçisi şunları söyledi: “Duyan arkadaşlar var. Servisle gelirken gören arkadaşlar var. İşçilerin ağırlık bir kesiminin MESS ile yapılan sözleşme dışında EMİS ile yapılan sözleşmeden haberi yok. Özellikle Türk Metal’in örgütlü olduğu fabrikalarda. Bunun birinci sebebi sendikanın sınıf dayanışması gibi bir derdi yok. Farklı bir sendika olmasına rağmen buradaki kazanımın bizim de kazanımımız olacağı noktasında işçilere herhangi bir çağrısı yok. Rakip sendika olarak gördüğü için mümkün olduğu kadar geçiştirmeye çalışıyor. Bu tartışmayı yapan işçilere de engel olmaya çalışıyor.  İkinci olarak da EMİS’in nicel olarak etki yaratacak bir işçi sayısı yok. Ancak arkadaş çevresi olan, sosyal medyadan duyan işçiler kendi aralarında ve fabrikalarında tartışıyor. Grev yasağını duyanlar buna tepki gösteriyor.” Hükümetin grevi yasaklanması ve OHAL sürecinin kaygı yarattığını söyleyen Autoliv işçisi, “Hiçbir işçi Türk Metal’in greve çıkacağını düşünmüyor ama geçmiş dönemlerde Türk Metal’e rağmen işçilerin yapmış olduğu eylemler vardı. Türk Metal’in OHAL’i kendi lehine kullanmasından kaygılanıyor işçiler. Zaten sendika şimdiden açıklamalarında ‘Ülkenin içinde bulunduğu durum, Ülkenin ekonomisi kötüye gidiyor’ gibi söylemlere başladı.” 

HÜKÜMETE TEPKİ OLUŞTU

OHAL’e destek veren işçilerin de grev yasağına tepkili olduğunu aktaran Autoliv işçisi şöyle devam etti: “Herkes benzer problemlerle karşılaşmamızdan kaygılanıyor. ‘OHAL böyle bir şey mi? Acaba bizim sözleşmemize kadar uzar mı?’ diye soru işareti oluyor. Ya da bu grev yasağının OHAL’den kaynaklı olduğunu ve kendi sözleşmesine kadar sürmeyeceğini düşünüyor. Ancak grev yasağı OHAL’le ilgili bir durum değil. Sorun şu ki işçi bu iktidarın emek düşmanı politikalarını görmüyor. Diğer kesimlere uygulandığında kabul edilir bulan işçiler kendi haklarına yönelince sorgulayıcı olabiliyor. Bu da bu iktidarın gerçek yüzünü göstermek açısından bir fırsat. Bu tartışmaları derinleştirmek önemli. Bu asgari ücrete yapılan zam sonrası hükümete bir tepki oluştu. Grev yasağıyla da derinleşeceğini düşünüyorum.”

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Ocak 2017 01:54
www.evrensel.net