'Balık çiftlikleri hem denizimize hem geçimimize zararlı'

'Balık çiftlikleri hem denizimize hem geçimimize zararlı'

Karaburunlular, balık çiftliklerine karşı bir oldu. Halk, balık çiftliklerinin hem doğaya hem geçimlerine zarar vereceğini vurguluyor.

Özer AKDEMİR
İzmir

İzmir'de Karaburun Yarımadası halkı denizlerdeki balık çiftlikleri istilasına karşı bir oldu. Dün Ambarseki Köyünde yapılmak istenen balık çiftlikleri ÇED Toplantısına karşı toplantının yapılacağı kahveyi adeta kuşatan Karaburunluların kararlılığı sonrası toplantı yapılamadı. 

Agromey Gıda ve Yem San. Tic. A.Ş. tarafından, Karaburun Mimoza Koyu İle Kaynarpınar arasındaki 387 hektarlık deniz alanında kurulmak istenen balık çiftliği projesi Karaburunluların direnişine çarptı. Sabah saatlerinden itibaren Ambarseki köyü girişine ve ÇED Toplantısının yapılacağı kahve yakınlarına balık çiftliği, RES'ler, taş ocakları ve diğer çevre sorunlarına dair pankartlar asan Karaburunlulara İzmir, Mordoğan, Çeşme gibi yerlerden yaşam savunucuları da destek verdi. Yoğun yağış altında Ambarseki kahvesini dolduran Karaburunlular, şarkılar ve türkülerle balık çiftliklerini protesto etti. Çoluk çocuk, genç yaşlı yüzlerce Karaburunlu yaşam alanlarını tehdit eden projelere karşı sık sık sloganlarla tepkilerini ortaya koydu. Karaburunlular "Al çiftliğini git gari, yettin gari git gari", "Havama suyuma, toprağıma dokunma" sloganlarını atarken, ÇED toplantısı adeta bir eylem alanına dönüştü. Şirket yetkililerinin ve Çevre Şehircilik Bakanlığı görevlilerinin yuhalandığı ve "Şirket Karaburun'u terk et" sloganlarının atıldığı toplantı kahveyi hınca hınç dolduran halkın tepkisi nedeniyle yapılamadı. 

ŞİRKET KORSAN TUTANAK TUTMUŞ

Eyleme CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, Karaburun  Belediye Başkanı Ahmet Çakır, köy muhtarları, esnaf odaları temsilcileri, Kent konseyi ve EGEÇEP temsilcileri de destek verdi. Çevre Şehircilik Bakanlığından gelen yetkililerin toplantı yapılamadı tutanağını tutmak istememesi uzun süre tartışmalara neden oldu. Toplantı tutanağı tutmadan kahveden ayrılan ve tutanağı kaymakamlıkta yazacaklarını söyleyen yetkililerin ayrılmasının ardından halk kendi tutanağını oluşturarak balık çiftliklerini ve bununla ilgili toplantıyı istemediklerini imza altına aldılar. Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü görevlileri ile kahve içerisinde tutanak tutma tartışmalarının sürdüğü bir ortamda şirket yetkililerinin kendi tutanaklarını tuttuklarına dair bilgi ise şaşkınlığa neden oldu. Halktan gizli, hiç kimsenin haberi dahi olmadan tutulduğu ileri sürülen tutanağın içeriği de bilinmiyor. 

BİRLİK VE KARARLI MÜCADELE VURGUSU

Yetkililerin köyden ayrılmasının ardından bir açıklama yapan CHP Milletvekili Musa Çam, eylem sırasında yaşanan görüş ayrılıklarının mücadeleyi böldüğü ve bunun bir handikap olduğunu söyledi. Avukat Şehrazat Mercan da ÇED halkı bilgilendirme toplantısının yapılması ya da yaptırılmamasının balık çiftlikleri ile ilgili sürece çok önemli bir etkisinin olmadığını söyleyerek, "Halkın olurunu almak değil bilgilendirmek için bu ÇED toplantıları yapılıyor. Bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüremezsek bu çiftlikler kurulur ve denizlerimizi kirletmeye devam eder" dedi.

DENİZİN ALTINDA ANTİK KENTLER VAR

Karaburunlulara destek için gelenlerden Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Ahmet Uhri olayın hiç bilinmeyen bir yönüne dikkat çekti. Evrensel'e görüş veren Uhri, balık çiftlikleri kurulmak istenen denizin altında antik yerleşimler olduğunu belirterek, "Bir kısmını tescil ettirdiğimiz, bir kısmının da incelemesini yapıp rapor halinde Kültür ve Turizm Bakanlığına tescil için başvurduğumuz Roma dönemi ve Neolitik Çağ yerleşimleri tam bu balık çiftliklerinin kurulacağı alanlarda. Bunların korunabilmesi için balık çiftliklerini kesinlikle yapılmaması lazım" dedi. 

DENİZİMİZ TEMİZ KALSIN

Ambarseki köylülerinden 73 yaşındaki Mehmet Arkan da balık çiftliği değil, denizlerinin temiz kalmasını istediklerini söyledi.

İsmail Çiğdem: Mordoğanlıyım. Baba mesleği olarak balıkçılık yapıyorum. O bölgeye daha önce kurulan balık çiftliklerinin denizde yarattığı kirlenmeyi gözlerimle gördüm. tuttuğumuz balıkların kalitesi düşüyor. Balıkların dışkıları ve verilen yemler çiftlik dışında yaşayan balıkları da etkiliyor ve balığın kalitesini düşürüyor. Ben devamlı dalarım. Daldığımda parça parça balık dışkıları geliyor önüme. 

Mehmet Atal (Ambarseki): Balık çiftlikleri doğayı kirletiyor. Hazır yemler balıkların balıkları yamyamlaştırıyor. Bunlar sağlıklı değil. Mutlaka bir hastalığa neden olacak. Kıyılarımızı kirletecek. Bizim geçim kaynadığımız zeytin ve balıkçılık. Bunlar da zarar görecek..  

www.evrensel.net