Yıldırım: Referandum Nisan’ın 20’sine kadar yapılacak

Yıldırım: Referandum Nisan’ın 20’sine kadar yapılacak

Başbakan Binali Yıldırım, referandum tarihine ilişkin, “Anayasa değişikliği muhtemelen nisan ayının ilk yarısında, 20’sine kadar yapılacak' dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliği ile ilgili referandum tarihine ilişkin, “Anayasa değişikliği muhtemelen nisan ayının ilk yarısında, 20’sine kadar uygun bir tarihte yapılacak. Bu hafta içerisinde kesin tarih açıklamış olur. Bu Yüksek Seçim Kurulu’nun vereceği bir karar, onun için burada onların adına bir tarih söylememiz doğru olmaz” dedi.

Başbakan Yıldırım, AKP Genel Merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuştu. 

Göreve geldikleri günden bu yana komşu ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesi için çalıştıklarını iddia eden Başbakan Yıldırım, bu kapsamda Rusya ve ilişkilerin normale döndüğünü, Suriye’de ateşkesin sağlaması için Rusya ve İran’la birlikte inisiyatif aldıklarını söyledi. Yıldırım Astana Zirvesi’nde mutabakat sağlandığını ve ciddi bir başarı elde edildiğini ifade etti. 

Yıldırım toplantıda şunları söyledi:

‘ATATÜRK, İNÖNÜ, CELAL BAYAR, DİĞERLERİ HEPSİNİN SEÇİMİ HUKUKEN SAKAT’

Şimdi, bu anayasa değişikliğinin karşısında olanlara milletimin huzurunda söyleyeceğim birkaç şey var. Yıl 2007. AK Parti iktidar. 363 milletvekili var ve AK Parti’ye hayır diye bu anayasanın değişmesine karşı aslanlar gibi mücadele eden ana muhalefet partisi, ‘Sen 363 milletvekiliyle cumhurbaşkanı seçemezsin’ dedi. Aslında onun dediği arkadaki vesayet odaklarının dediğidir. Ana muhalefet partisi o gün, kendi fikrini değil, arkadaki güçlerin dayatmasıyla geldi, demokrasinin değil, vesayetçilerin sözcülüğünü yaptı. Ve o gün cumhurbaşkanı seçimini engellemeye çalıştılar. Nasıl engellediler, 367 icadıyla. Neymiş, 367 vekil sayısı olmazsa meclis toplanamazmış, cumhurbaşkanı seçilemezmiş. O zaman Atatürk’ün seçimi de yanlış. Eğer onların kafasına göre düşünüyorsak, Atatürk, İnönü, Celal Bayar, diğerleri hepsinin seçimi hukuken sakat. Bakın, hiç o sayıya erişen bir şey yok. Bunu 21. yüzyıl Türkiye’sinde bu meclis yaşadı. 10 yıl içinde yaşadı. Peki dedik biz de, madem öyle işte böyle, vatandaşa gidiyoruz. Vatandaş sözünü söyledi, ‘Tamam’ dedi, ‘Cumhurbaşkanını ben seçeceğim’ dedi. Kararı verdi. Bizim yaptığımız iş, orada yarım kalan işi tamamlamak. Bu değişiklik o gün yapılması gerekiyordu, o günün şartlarında yapılamadı. Şu anda yapılan, 2007 referandumunda yapılan değişikliğin gereğini yerine getirmek, eksik kalan kısmını tamamlamaktır, iş bundan ibarettir.

‘1923’TE REJİM TARTIŞMASI SONA ERDİ, NOKTA’

Gürültü patırtı, ‘Rejim değişiyor, Türkiye elden gidiyor.’  Onlar kendileri gidiyor. Feryadı figanı Türkiye için değil, kendi ikbal meseleleri için. Türkiye’nin bir yere gittiği yok, Türkiye emin adımlarla muasır medeniyetler seviyesine ilerliyor. Telaşları kendi gelecekleri, kendi ikballeri. Sizin ikbaliniz için Türkiye’nin önünü tıkamaya hiç kimsenin hakkı yok. ‘Rejim değişiyor’, kaç sefer söyledik, 93 yıl önce cumhuriyet ilan edildi, 1923’te rejim tartışması sona erdi, nokta. Bırakın bunu, kimi kandırıyorsunuz? Millet kararını verdi, padişahlık gitti cumhuriyet geldi. Cumhuriyetin nimetlerinden herkes istifade ediyor. Çalışan, çabalayan, gayret ediyor. Sınıf farkı yok, millet kimi beğeniyorsa onu seçiyor. Yeter ki vatanına hizmet etsin. İşte örneği burada, Kasımpaşa’dan Ahmet Kaptanın oğlu Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin kaptanı oldu. Cumhuriyette, demokraside herkese fırsat var. Çalışan çabalayan ülkenin her kademesinde sorumluluk alabiliyor, hiçbir kısıtlama yok.

‘YETKİYİ MİLLET VERİYOR, HESABI DA MİLLET SORUYOR’

Cumhurbaşkanını vatandaş doğrudan seçince vesayet anayasasındaki hükümlerle mevcut durum uyumsuz hale geldi, olay bu kadar basit. O halde iki şık var, ya cumhurbaşkanı seçimini tekrar vatandaş seçmeyecek, eski vesayet günlerine döneceğiz, yahut vatandaşın seçtiği cumhurbaşkanının ihtiyacı olan bütün yetkileri vereceğiz. Tek vesayet sahibi tanırım ben, aziz Türk milletidir, onun dışında tek vesayet sahibi tanımam. Millet yetkiyi de verir, canı istediği zaman alır. Senin yetkin iki sandık arasıdır. Onun için hiç başka yollara sapmaya kimse heveslenmesin. Tek yol milletin kararına razı olmaktır. Bunun dışındaki yol çıkmaz yoldur. Onun için bu değişiklikle birlikte ülkemiz kalkınma yolunda, refah yolunda yeni ufuklara yelken açacak.

‘YARGIDA DA MİLLETİN İRADESİ YANSIMIŞ OLUYOR’

‘Meclis’in etkinliği azalıyor.’ Hadi oradan, neresi azalıyor? Genel görüşme var, soru önergesi var, Meclis araştırması var, kanun yapma var, cumhurbaşkanını yargılama var, bakanları sıraya çekmeye hakkı var. Aslında Meclis’in gücü artıyor. Niye, yargının başındaki idari yapının bir kısmını da Meclis belirliyor. Cumhurbaşkanı da Meclis de milletin iradesiyle seçilmiş iki yapı. Dolayısıyla yargıda da milletin iradesi yansımış oluyor.  

‘MHP İLE ORTAK KAMPANYA YOK, ONLAR AYRI PARTİ, BİZ AYRI PARTİYİZ’

Referandum sürecinde çok şey konuşulacak. Herkes kendi ezberini anlatacak. ‘Hayır’cılar, ‘İstemezük’çüler bir tarafa konuşlanacak, kendi kapasitelerince neden hayır denmesi gerektiğini anlatacaklar. Biz de anlatacağız. Biz bu değişikliği MHP ile birlikte yaptık. Bir değişiklik hazırladık ve milletimizin önüne getiriyoruz. O bakımdan MHP kendi prensipleri içinde Meclis’teki duruşunu sokakta da gösterecek, Bunu Genel Başkan Bahçeli ilan etti, kampanyayı ‘evet’ üzerine kuracağını. Biz de AK Parti olarak kendi kampanyamızı yapacağız. MHP ile ortak kampanya yok, onlar ayrı parti, biz ayrı partiyiz. Ama bir konuda, bu değişiklik konusunda amaç birliği var. Ama bunların anlatımı ‘Ortak gidelim, ortak toplantı yapalım.’ Hiç öyle bir şey yok, AK Parti kendi yapacak. Cumhurbaşkanımızla koordinasyon halinde, güzel bir kampanyayla bizim yapacağımız yanlışları düzeltmek olacak. Kamuoyunun yanlış bilgilenmesinin önüne geçecek bir kampanya hazırlayacağız. Yani yaptığımız değişikliğin doğruluğunu savunmaya ihtiyaç yok, bunu herkes bilecek. Sokakta kime rastlarsan anlat,  bunun ne kadar düzgün bir iş olduğunu size söyleyecek.

‘REFERANDUM NİSAN’IN 20’SİNE KADAR’

Onun için bu anayasa değişikliği muhtemelen nisan ayının ilk yarısında, 20’sine kadar uygun bir tarihte yapılacak. Bu hafta içerisinde kesin tarih açıklamış olur. Bu Yüksek Seçim Kurulu’nun vereceği bir karar, onun için burada onların adına bir tarih söylememiz doğru olmaz. Ama hesabı şöyle yapıyoruz, yapılan değişiklik şimdi cumhurbaşkanının onayına sunuldu. Cumhurbaşkanı imzalayacak, resmi gazetede yayımlanacak, veya imzalamayacak ama biz imzalayacağını ümit ediyoruz. Geri gönderirse daha çok vakit kaybedeceğiz. Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra 60 günü takip eden ilk Pazar günü halk oylaması yapılır diyor kanun. Diyelim 60. gün salıya geldi, devam eden Pazar günü oylama yapılacak. 60 günden önce olmuyor, 67 günden sonra olmuyor. Buna göre hesabını yapın, ben bu kadarını söylemiş olayım, gerisini millet bilir.

Bu anayasanın ne getirdiğini, ne getirmediğini sahada vatandaşımızla paylaşacağız. Bu anaysa değişikliği sadece cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getirmiyor. Bu anayasa değişikliği istikrarı kalıcı hale getiriyor. Bir kere seçim oluyor, Meclis seçiliyor, iki ay sürüyor hükümet kurulması. Ne bekliyorsunuz, üç beş günde kurun. Kuramıyorsunuz işte. Meclis toplanacak, yemin edecek, bir sürü prosedürü var. Zaman paradan kıymetli. Şimdi öyle değil. Mazbatasını aldı mı, devresi gün hükümeti kurar, iş başına geçer. Bir kere zaman kaybını önlüyor.” (ANKA)
 

 

Son Düzenlenme Tarihi: 25 Ocak 2017 14:55
www.evrensel.net