KHK mağduru radyocu sahaf kafe açtı

KHK mağduru radyocu sahaf kafe açtı

Diyarbakır’da KHK ile kapatılan Özgür Gün Radyo programcısı Ahmet Gülmez sahaf kafe açtı. Gülmez, ‘yol arkadaşlığına böyle devam ediyoruz’ diyor.

Serpil BERK
Diyarbakır

Diyarbakır’da  668 sayılı KHK ile kapatılan Özgür Gün Radyo programcısı Ahmet Gülmez işsiz kalmasının ardından hep istediği işi yapmaya karar verdi. Gülmez, Diyarbakır’ın Ofis semtinde açtığı sahaf-cafe ile yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Çalıştığı Gün Radyo’da  Kürtçe’nin lehçelerinde ve Türkçe program yaptıklarını anlatan Gülmez, “Yaptığım programın adı ‘kifayetsiz kelimelerdi’, program sohbet ve müzik ağırlıktaydı. Bazen insanlar arar sadece sohbet ederdik ya da konuşacak birine ihtiyaç duyduğu için arardı, derdini anlatmak için arayanlar olurdu. İstek şarkıları olurdu dinleyicilerin, onları yayınlardım, çoğu zaman da yeni müzikleri pek duyulmamış olanları yayınlardım. 2 saat süren program aslında bir yol arkadaşlığı gibiydi dinleyicilerle aramızda. Şimdi burada kitaplar aracılığıyla bu yol arkadaşlığını devam ettiriyoruz” diyor.

‘RAHAT NEFES ALINAMIYOR’

“Farklılıkların ve bunların yansıması olan mecraların susturulması çok tehlikeli” diyen Gülmez, “Ne kadar sansür yaratırsanız yaratın bir yerde patlak verir, aksine insanlar özgür olmalı rahat nefes almalı, rahat nefes alan  boğulmaz. Boğulan insan tepki verir. Birisi boğulmayıp kendini özgür hissediyorsa tepkisini koyarken daha dikkatli dile getirip sertleşmez. Ancak bu şartlarda rahat nefes alınamıyor. Bu ortamın sağlanması lazım bunu yaratacak mecraların susturulması toplumsal olarak kötü sonuçlar doğurur. Eleştirmen dediğimiz bir meslek var. Eleştiri bir resme yapıldığında normal karşılanıyorsa politik olarak yapılan eleştiri de normal karşılanmalı. Eleştiri ortamı yerinde olsa, yanlış gördüklerini insan ifade edebilse daha sağlıklı bir ortam olur. Düşüncesini ifade edecek mecra bulamayan insan içinde biriktirir ve bunlar nerede nasıl patlar bilemezsiniz” diye belirtiyor.

‘OHAL SORUNLARI ÇÖZMEDİ DERİNLEŞTİRDİ’

OHAL ile birlikte sorunların çözülmediğine dikkat çeken Gülmez şunları kaydetti: “Sorunları OHAL çözecekse 30 yıl böyle kalalım ama var olan sorunları derinleştirdiğini görüyoruz. Akan kanın durmadığını, insanlar arasındaki etnik ya da fikirsel kutuplaşmaların arttığına tanıklık ediyoruz. Yaşam tarzına müdahaleye kadar giden bir atmosfer var. Ben orucunu tutan ve namazını kılan biriyim ve başkasının yaşam tarzına müdahaleyi onaylamıyorum. Baş örtüsüne karışılması ne kadar yanlışsa mini eteğe karışılması da o kadar yanlış, demek gerekiyor.”

Mesleğini tekrar yapmak istediğini de anlatan Gülmez bunun kısa vadede gerçekleşmesinin  koşulunun olmadığını düşünüyor.

www.evrensel.net