Senkromeç işçileri: Patronun asıl amacı sendikayı bitirmek

Senkromeç işçileri: Patronun asıl amacı sendikayı bitirmek

Senkromeç işçileri, patronun yaşadığı ekonomik krizi bahane ederek sendikal örgütlenmeyi ortadan kaldırmak istediğini dile getirdi.

Metehan UD
İzmir

Fabrika önünde direnişe başlayan Senkromeç işçileri, patronun yaşadığı ekonomik krizi bahane ederek fabrikadaki sendikal örgütlenmeyi ortadan kaldırmak istediğini vurguladı. 

Senkromeç fabrikasının yönetimi, içinde bulunduğu mali sorunları gerekçe göstererek geçtiğimiz perşembe günü 33 işçiyi işten çıkarmıştı. İşten çıkarma ile başlayan süreç, içerideki işçilerin iş bırakması ile devam etmiş, bunun karşılığında fabrika yönetimi toplamda 110’nun üzerinde işçiyi işten çıkarmıştı. 

İşten çıkarılan işçiler, çok az da olsa üretimin devam ettiği fabrika önünde önceki gün direniş başlattı. Üyesi oldukları Birleşik Metal-İş Sendikası ile gerçekleşen direnişte işçiler, öncelikli olarak işe iadelerini, ödenmeyen ücretlerin yatırılmasını ve sendika ile yeni sözleşme sürecinin başlatılmasını istiyor. İşçilerin yaklaşık 10 aylık alacakları bulunuyor. 

‘SENDİKADAN İSTİFA EDİN’ BASKISI

Fabrikada malzemenin ve üretimin olduğunu ancak buna rağmen ücretlerini alamadıklarını dile getiren Hasan Demir “Bizi ‘Para yok. Kredi bekliyoruz. Kredi onaylanacak’ sözleri ile oyalıyorlardı. Üretim hiçbir zaman kesilmedi, çok büyük üretimler oldu ama yönetim parayı batırmış mı bilmiyoruz. Biz de onların çilesini çekiyoruz. Toplantı yapıyorlar, ‘Biz bir aileyiz, mavi yaka, beyaz yaka ayrımı yok’ diyorlar, ama şu ana kadar bunu göremedik. Biz sözleşmenin bize verdiği hak uyarınca üretimi durdurduk ama buna rağmen bizi işten attılar.  Asıl amaçları ise sendikayı bitirmek. Bazı arkadaşlarımız aranarak ‘Sendikadan istifa edin, gelin iş başı yapın’ denildi” dedi.

‘BİZ DESTEK VERDİK, ONLAR ÇELME ATTI’

En son nisan ayında ücret aldıklarını belirten Ramazan Gökdemir isimli işçi ise şunları söyledi: “Ondan sonra bir şey alamadık. Eylülde bizi çağırdılar. Biz de fabrika tekrar işler hale gelsin, biz de maaşımızı alalım diye geldik, işbaşı yaptık fakat bizim bu desteğimize karşılık işverenden kötü bir çelme yedik. İşveren desteğimize bizi işten çıkararak karşılık verdi ama biz hakkımızın peşinde olacağız.”

‘BAYRAMLARDA BİLE ÇALIŞTIK’

Fabrikanın 10 yıllık işçilerinden Emrullah Civan ise gecesini gündüze katarak çalıştıklarını ifade ederek, “Mesai ise mesai. Bayramlarda bile çalıştık. Yeter ki şirketimiz kalkınsın diye. Biz işyerine nankörlük yapmadık. Nisanda bize 650 TL ödeme yaptılar, iki bayram geçti, yıl başı geçti para yok. Bizi fabrika düzelecek diye geri çağırdılar. Bize her ay sadece 1000 TL ödeme yaptılar. Benim şu anda toplamda alacağım tazminatlarımla birlikte 100 bin lira. Bizi şu anda beş kuruşsuz kapıya koydular. Biz bunu hak etmiyoruz. O para bizim çocuklarımızın hakkı. Evimiz kira, elektriğim kesildi, suyum da kesilecek zor durumdayız. Eşim de çalışmıyor. annemin emekli maaşı sayesinde geçiniyoruz” dedi.

‘DEVLET ARTIK DUYSUN SESİMİZİ’

Deniz Ceyhan: 30 bin TL alacağım var. Çalışmaya başladıktan sonra birçok işçiye az da olsa ödeme yapıldı ama bana çeşitli gerekçeler öne sürülerek ödeme yapılmadı. Tek taraflı çıkışımı verdiler. Ben evli değilim ama burada evli, çocuk sahibi işçi arkadaşlarımız var. Bankalarla hacizlik, ev kirasını ödeyemeyen arkadaşlar var. Ben ailemle kaldığım için kendimi idare edebiliyorum. Bizlerin her günü sıkıntı ile geçiyor. Devlet artık duysun sesimizi. Biz bu mücadeleden dönmeyeceğiz, sonuna kadar arkasındayız.

 

Son Düzenlenme Tarihi: 25 Ocak 2017 10:27
www.evrensel.net

1 yorum yapılmış

  1. Hüseyin Özlütaş 9 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 7  /  Beğenmedim 0

    ACİL DEMOKRASİ
    YA BARIŞ VE DEMOKRASİ YA DA BARBARLIK
    Bir Hint atasözünün her şeyi açıkladığına inanıyorum. “ FİLER TEPİŞİYOR, ÇİMLER EZİLİYOR” her tarafı “ softalar ve zındıklar” sarmış durumda! Korkularında kime, nasıl saldıracaklarını bilememekteler. “ Freni patlamış bir kamyon gibi” ve “ gözü dönmüş ırkçı milliyetçilerle” el ele “ dağı taşı TERÖRİST VEYA DÜŞMAN GÖRMEKTELER, ŞİMDİDE HALKIN YURTSERLİK DUYGULARINI İSTİSMAR EDEREK, HER TAŞIN ALTINDA BİR “TERÖRİST” ARAMAKTADIRLAR”. Sanıyorlar ki! Herkes “ düşman onlarsa yurtsever! Haydi oradan. . . . ! Ne yaparsa, yapsınlar gerçek yurtsever olamazlar. Onlar ancak “ gözü dönmüş şoven üstler “ olmaktan bir “ adım” öteye dahi gidemezler. Dünya sairi sair i N. Hikmet in sesini duyar gibiyim!
    Hava kurşun gibi ağır,”
    Bağır,
    Bağır,
    Bağırıyorum.
    Koşun kurşun eritmeye,
    Çağırıyorum.”-N.H

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.