Uğur Mumcu, doğum yeri Kırşehir’de anıldı

Uğur Mumcu, doğum yeri Kırşehir’de anıldı

Gazeteci Yazar Uğur Mumcu 24'üncü ölüm yıldönümünde doğum yeri Kırşehir’de anıldı

Ankara’daki evinin önünde bombalı suikast sonucu katledilen gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 24'üncü yıldönümünde doğum yeri Kırşehir’de CHP İl Başkanlığı’nca düzenlenen etkinlikle anıldı.

İş Bankası Anıt Meydanı’na çelenk koyan CHP Kırşehir İl Työneticileri Uğur Mumcu’yu andı. Mumcu’nun devrimci, yurt sever bir gazeteci olduğunu ifade eden CHP İl Başkanı Yılmaz Zengin, "Ülkemiz üzerinde oynanan oyunları, emperyalist güç odaklarının faaliyetlerini çözmüş bir aydındı. Yazdığı kitap ve köşe yazılarıyla bunları halkına anlatmaya çalışıyordu. Atatürkçü, laik ve cumhuriyetçiydi. Irkçılığa, dinciliğe, mezhepçiliğe karşı çıkar, aydınlanma devrimini savunurdu. Uğur Mumcu, İslami Hareket ve Hizbullah’ın varlığından söz eden ilk gazeteciydi” ülkemizdeki basın mensupları arkadaşlarımızı cesaretlendiren bir gazeteciydi" dedi.

Anma programında anayasa değişikliği ile birlikte ülkenin gündeminde olan referandumla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Zengin, şunları söyledi:

"Ülkemiz 140 yıldır parlamenter sistemiyle yönetilmektedir. TBMM, Kurtuluş Savaşı mücadelesi vermiş bir meclistir. Siz bu meclisin yerine dikta rejimini getirerek tek adamlı bir sistem getirmeye çalışıyorsunuz. CHP’liler olarak buna engel olmak için mücadele edeceğiz ve referandumda hayır için ‘Hayır’da, hayır var’ diyoruz. Venezuella'da parlamenter sistem mevcuttu. 290 milyar varil petrol çıkıyordu. Ülkenin lideri Che, başkanlık sistemine geçerek sistemin önüne geçip zıvanadan çıktı. Fidel Castro buna engel oldu, halkına zulüm ettiğini söyledi. İşte bundan dolayı hayır diyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, ne yazık ki Atatürk’ün 93 yıl önce işaret ettiği tehlikeli yerdir. Bu metin, yetkinin çok, denetimin yok edildiği Cumhurbaşkanlığı rejimini öngörmektedir. Bu rejimde olağanüstü siyasi yetkilerle donatılan Cumhurbaşkanı, dar bir yargı denetimine tabi olacak, yargı üyelerinin seçimi Cumhurbaşkanı ve yine onun yazdığı listelerle seçime giren milletvekilleri iradesi ile seçilecek. Yani hepsini ‘O’ seçecek. Yargı mensupları kapalı kapılar ardında, saray ve meclis odalarında hizaya çekilecek, 14 yıllık iktidarları boyunca liyakati hiçe sayıp cemaat mensuplarını bu ülkenin başına bela edenler, bu kez doğrudan kendi militanlarını bürokrasinin kılcal damarlarına yerleştirecekler. Tarafsız ve bağımsız bir yargı için Hayır diyeceğiz. Kuvvetler ayrılığı yoksa hürriyet de yoktur, hürriyet için ‘hayır’ diyeceğiz. Kuvvetler ayrılığı yoksa Anayasa da yoktur, anayasal düzen için ‘hayır’ diyeceğiz. Demokrasi için, ezilenler için, ötekileştirilenlerin sesi olmak için, zorbalık ve dayatmaya, tek adam diretmesine ‘hayır’ diyeceğiz." (DHA)
 

www.evrensel.net